CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 14 Şubat 2018 - 17:05 241 Görüntüleme

’10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’ni kapatmak vahşeti yok saymaktır’

’10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’ni kapatmak vahşeti yok saymaktır’

PİRHA – 10 Ekim  Barış ve Dayanışma Derneği’nin  Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kapatılmasına ilişkin dernek yöneticileri Tüm Bel-Sen Genel Merkezi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada “Dernek en çok da barışa ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde kapatılmasına karar verilen bir dernektir” denildi.

Geçtiğimiz gün 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kapatıldı. Konuya ilişkin sivil toplum kuruluşları ve KESK, DİSK, TMMOB, TTB temsilcilerinin katıldığı basın açıklaması gerçekleştirildi.

Açıklamayı okuyan dernek başkanı Mehtap Sakinci Coşgun okudu. Coşgun, “10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, 09.03.2016 tarihinde 54 kurucu üye ile adalet talebi ve dayanışma duygusuyla 10 Ekim 2015’de yaşanan Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamı sonrası kurulmuş ve yaklaşık 23 aydır aileler, sivil toplum örgütleri ile siyasi partilerin verdiği güçle faaliyetine devam etmektedir. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği; katliamın 91. gününde acılı ailelerin bir araya gelerek bir dernek kurma fikrinden hareketle, gözyaşı ile kurulan ve gücünü on binlerce 10 Ekim yoldaşından alan bir dernektir” dedi.

“DERNEK, YURTTAŞLARIN BARIŞ VE DEMOKRASİ TALEBİNİN KENDİSİDİR”

Coşgun, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin halihazırda 30’u aşkın yaralının tedavisine katkı sunulması, mağdurların hukuki işlemlerinden doğan yargılama giderlerinin karşılanması, ceza davasının teminatı olan ailelerin Türkiye’nin dört bir yanından gelerek davalara devamlılığının sağlanması, ailelerin kendi içinde kenetlenmesi ile örgütlü gücünün oluşturulması ve daha da önemlisi belleklerden bu katliamı silmeye çalışanlara inat, her ayın 10. gününde 10:04’te Ankara Garı’nda anmaların kesintisiz olarak gerçekleştirilmesi gibi elzem konuları hayata geçiren bir dernek olduğunu ifade etti.

Coşgun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği; dünden bugüne kadar acı, savaş ve yıkımlar ile yoğrulan bu coğrafyada emeğin hak talebi ve yurttaşların barış ve demokrasi talebinin ta kendisidir.
10 Ekim 2015’te yarım kalan barış şiarı; katliam sonrasında derneğimiz sayesinde on binlerin yüksek sesle ifade edebilmesine imkan tanımıştır. Türkiye’de barış mitinginde yaşanan bir katliamın akabinde kurulan ve amacı adalet talebinin dışında “barışın hemen tesisi” olan başka bir dernek de bulunmamaktadır.”

“KAPATILMAYA SEBEBİYET VERECEK USUL EKSİKLİĞİ YOK”

“10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, adında “barış” olan ve en çok da barışa ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde kapatılmasına karar verilen bir dernektir. Derneğimiz; Ankara İl Dernekler Masası’na dernek tüzüğünün sunulmasından itibaren yaşadığı zorluklardan; iki defa tüzük değişikliği yapılması talebine kadar, başından itibaren hukuki iradesi sekteye uğratılmak istenen bir dernektir” diye konuşan Coşgun, şunları kaydetti:

“Derneğin kurulduğu günden bu yana kadar önümüze konulan her engelde hukuken gereken ne ise dernek olarak yerine getirmiş isek de; kesinlikle bir derneğin kapatılmasına sebebiyet verecek usuli bir eksikliğimiz olmamıştır. Dernek Tüzüğümüzün 5. maddesindeki “üyeliğin askıya alınması” ile ilgili düzenleme, Dernekler Masası tarafından yasaya aykırı addedilerek, mahkeme tarafından da aynı gerekçe ile 13.02.2018 tarihinde derneğimiz hakkındaki fesih davası aleyhimizde kabul edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekirse, dernek üyeliğinden çıkarma prosedürünün bir devamı niteliğinde olan ve bir üyenin haklarından geçici olarak mahrum bırakılması anlamına gelen bu düzenlemede hukuken hiçbir engel yoktur. Üstelik tüzük değişikliğinin gerçekleşebilmesi için yeniden genel kurul yapılması yönündeki talebimizde İl Dernekler Masası tarafından ret edilmiştir. Gelinen aşamada Derneğimizin kapatılması kararının hukuki saiklerle verilmediği kanaatindeyiz.”

“DERNEĞİ KAPATMA KARARI YAŞANAN VAHŞETİ YOK SAYMAKTIR”

Coşgun, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin kapatılmasına dair bu kararın, aslında bir ülke tarihinde yaşanan en büyük katliamda yaşamını kaybeden 103 canın ve yaralanan 450’nin üzerindeki insanın yaşadığı vahşeti yok saymak olduğunu belirtti.

Toplum vicdanında 10 Ekim katliamının açtığı yarayı yeniden kanatmak ve aynı zamanda geride kalan bizlerin “unutmama, unutturmama” iradesini de tanımamak olduğunu dile getiren Coşgun, şöyle devam etti:

“Herkes tarafından bilinsin ki; 10 Ekim adalet ve barış talebimiz kapsamında siyasetler üstü kurduğumuz örgütlü mücadele, hız kesmeden ve kurumsal başka bir yapıyla devam edecektir.
10 Ekim aileleri, yine aynı amaçlar doğrultusunda ve vakıf tüzel kişiliğiyle yoluna devam etme kararı almıştır. Bu aşamadan sonra örgütlü mücadelemizin; değil herhangi bir menfi kararla sonlandırılması, bir an dahi bile durdurulması mümkün değildir. Bizi yan yana ve bu mücadeleden geri durmaktan hiçbir karar alıkoyamaz. Çünkü 28 ay, 850 gün önce yüreklerimize o gün düşen ateş sönmedi, öfkemiz hala devam etmektedir.”

Mehtap Sakinci Coşgun, “10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin kurucuları da olan ve kurulduğu günden bu yana her türlü destek ve dayanışmayı esirgemeyen; örgütsel bir bütün olarak KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’ye, yanımızda duran ve dayanışma gücümüzü arttıran emek, barış ve demokrasi bileşenleri tüm örgütler ile siyasi partilere teşekkür ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018