CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER 26 Eylül 2017 - 15:44 404 Görüntüleme

10 Ekim Katliamı duruşmasında IŞİD sanıklarından avukatlara tehdit

10 Ekim Katliamı duruşmasında IŞİD sanıklarından avukatlara tehdit

10 Ekim davasının 5. duruşmasının 2. gününde IŞİD sanıkları Mehmeddin Baraç ve Abdülhamit Boz, avukatları tehdit etti. Bunun üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. 

10 Ekim Katliamı davasının 5. grup duruşmasına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. IŞİD sanıkları mağdur avukatlarını yine tehdit etti. Avukatlar mahkemeye seslenerek, “Mahkemenin vereceği  karar Türkiye yargısı için örnek olacak. Ancak mahkeme ısrarla delilleri toplamıyor, tanıkları dinlemiyor” dedi. IŞİD sanığı da ayetle savunma yaparak “Biz değil, İslam yargılanıyor” dedi.

Duruşmaya KESK Eş Genel Başkanları Aysun Gezen ve Mehmet Bozgeyik, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, CHP Genel Başkanı Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP’li vekiller Şenal Sarıhan ve Murat Emir’in yanı sıra KESK’e bağlı sendikaların yöneticileri katıldı. Duruşma salonuna 18 tutuklu sanık getirildi.

Duruşmada söz alan mağdur avukatlarından Senem Doğanoğlu, sanıkların IŞİD ile eylemsel ve fikri yönden birliktelikleri olduğunu belirterek, “Sanıklar hayatımızın orta yerine bombalarla düştü. Geçmişin vahşetinin hukuken tanımlanması sorunu mahkemenizin üzerinde. 10 Ekim Ankara Katliamı sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, katliamı da referans alarak bir karar aldı. BM Güvenlik Konseyi IŞİD’i evrensel olarak ‘eşi görülmemiş’ bir tehdit olarak tanımladı. BM aynı zamanda IŞİD’in eylemlerini ‘soykırım’ ve ‘insanlığa karşı suç’ olarak tanımladı. IŞİD’in canlı bombalarının sivil alanı hedef almasını da savaş suçu olarak tanımladı” dedi.

IŞİD’in sivil halka karşı işlediği suçların, insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında olduğunun altını çizen Doğanoğlu, “Antep mahkemeleri ise göçmen kaçakçılığı diyerek IŞİD üyeleri hakkında beraat kararı verdi. Sizin burada vereceğiniz karar şuan sınırda bekleyen IŞİD’lilerin, geldiklerinde  haklarında verilecek olan karar bakımından önemli. Aynı zamanda 10 Ekim Ankara Katliamı’nın nasıl tarif edileceği bakımından da önemli” dedi. Doğanoğlu, mahkeme heyetine hitaben, “Sadece bizlere karşı değil, Ezidî kadınlara, Alevilere ve Kürtlere karşı da sorumluluğunuz var” diye seslendi.

SANIKLARDAN AVUKATLARA TEHDİT

Doğanoğlu’nun konuşması sırasında sanık Mehmeddin Baraç ve Abdülhamit Boz, müşteki avukatlarını tehdit etti. Bunun üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Gerginliğin ardından sözlerine devam eden Doğanoğlu, sanıkların Suriye’de faaliyette bulunduklarına dair kanıtlar ve sanık ifadeleri olduğunu ekledi. Sanıkların avukatlara yönelik sözleri zapta geçirildi.

SANIKLAR TAHLİYE İÇİN DOSYALARIN AYRILMASINI İSTİYOR

Müşteki avukatlarından Ahmet Özdel, Terörle Mücadele Kanunun mahkemelere, örgütleri yeniden tanımlama imkanı verdiğine değinerek, “Bunu IŞİD terör örgütü için yapmanızı talep ediyoruz. Yaptığınız yargılamanın dünya ve Türkiye yargısına örnek teşkil etmesi gerekir. Ancak mahkeme ısrarla delilleri toplamıyor, tanıkları dinlemiyor. Polis amirlerinin ve Ceren Demir’in dinlenmesi gerekir. En önemlisi IŞİD’in yeniden tanımlanması gerekir.

IŞİD örgütü değişmiştir ve Türkiye’de yapılan yargılamaların da  buna uygun hale getirilmesi gerekir. Bir sanık birden çok cep telefonu kullanıyorsa bunun dikkate alınması gerekir. Yakup Şahin tek seferlik telefon hattı kullanıyor. İnternet üzerinden IŞİD’in talimat verdiği biliniyor” sözleriyle bilirkişilerin sanıkların telefonlarını gereği gibi incelememesini eleştirdi.

Sanıklardan Suphi Alpfidan, yargılamanın başında, katliamın organizatörlerinden Halil İbrahim Durgun’un yanında gördüğü bir kişinin 10 Ekim Katliamı’ndan sonra kendisinden ev istediğini Antep Emniyetinden 3 polise bildirdiğini söylemişti. Bu durumu hatırlatan Avukat Özdel, bu 2 polisin hala tanık olarak dinlenmediğini belirterek, “Tanık olarak dinlenmesi gereken 2 polisi bile hazır etmeyen emniyet müdürlüğü IŞİD’i bu hale getirmiştir” dedi.

Sanıkların kendi dosyalarının ayrılmasını talep ettiğini söyleyen Özdel, “Bölge mahkemeleri sanıklara müsamaha göstermiştir. Bu sebepten dosyalarının ayrılmasını talep ediyorlar” diye konuştu. Özdel, sanıklar hakkındaki delilleri tek tek açıklayarak, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi.

“3 POLİSİ DİNLEYEMEDİK”

Suphi Alpfidan’ın Avukatı Akın Deniz de, müvekkilinin isimlerini verdiği polislerin ifadesinin alınmamasını eleştirerek, “Bir yıldır 3 polis memurunun ifadesini alamadık. Bu maddi gerçeğin açığa çıkarılmasını engelliyor. İfadeleri bir an önce huzurda alınmalı” dedi.

SANIK AVUKATI HATİCE AYDIN KATLİAMA OLAY DEDİ

Daha sonra sanık Hacı Ali Durmaz’ın Avukatı Hatice Aydın söz aldı. Aydın’ın 10 Ekim  Katliamı’na “olay” demesi üzerine, Aydın ve mağdur aileler arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Aydın ısrarla “olay” demeye devam ederken, “Olay işte olay. Bizim suskunluğumuzu güçsüzlük olarak algılamayın” ifadelerini kullandı.

(HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018