CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

AABK Başkanı Mat: Kontrol edilemediğimiz için, AKP hükümeti bizden rahatsız-VİDEO

PİRHA- AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat Alevilere yönelimler ile ilgili,“Biz Avrupa’daki hiçbir devlete bağlı değiliz. Bir kuruma, holdinge bağlı değiliz. Bağımsız olarak kendi düşünlerimizi ifade ediyoruz. Kontrol edilemez olduğumuzdan kaynaklı AKP hükümeti bizden rahatsız”  diye belirtiyor. 

Haberin Videosu

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat ile Almanya’da devam eden Alevilik derslerini, Almanya’da Alevilik inancının temsiliyetini ve geçtiğimiz aylarda cemevlerine yapılan saldırıları konuştuk.

AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat, Türkiye Devleti’nin laik bir devlet olduğu söylenmesine rağmen uygulamalarda çok farklı olduğunu ve günümüze kadar Türk-İslam sentezinin Sünni mezhebini esas alan mezhepçi bir politika benimsediğini belirtiyor. Bu görüşüne gerekçe olarak ise diğer inançlara dayatılan zorunlu din dersleri, büyük bütçeli Diyanet İşleri Başkanlığı gibi örnekleri gösteriyor. “Laik bir devlet bütün inançlara eşit mesafede durur” diyen Mat, ”Bizim ülkemizde laiklik sadece süs olsun diye anayasaya yazılmış, uygulanmıyor” diyor.

“ALMANYA’DAKİ GENÇLERE ALEVİLİĞİN ALMANCA ÖĞRETİLMESİ ÖNEMLİ”

Almanya’da durumun farklı olduğuna dikkat çeken Mat, Alman devletinin inançlara eşit yaklaştığını dile getirerek, “Alman devleti hiçbir inanca bir bütçe imkanı sunmuyor, bütçenizi kendiniz oluşturacaksınız deniliyor. Sosyal, kültürel ya da inançsal alanlarda oluşturulan projelere de olanaklar sağlıyor. Alman anayasasının 7. Maddesi 3. Bendine göre; kendini inanç toplumu olarak kabul ettirenler, kendi inançlarını okullarda verme hakkına sahip olurlar. Biz de bir inanç toplumu olarak kendimizi kabul ettirdik” şeklinde konuşuyor.

Almanya’da okullarda verilen Alevilik derslerinden de bahseden Mat, “Biz burada 2002 yılında Berlin’de başlamak üzere, Alevilik derslerini güçlü olduğumuz bölgelerde vermeye çalışıyoruz. Bu bizim açımızdan değerli. Almanya’da doğup büyüyen, inancın öğrenilmesi, yaşaması bizim kuruluş amacımızdır. Burada büyüyen çocukların en iyi anladıkları dil Almanca. Onlara aktarımı da pedagog eğitimi almış insanlarla daha mümkün. Bugün Alevilik yaşayacaksa, iç ve dış asimilasyondan korunmak istiyorsa, kendi inancını aktarması gerekiyor. Derslerin müfredatını AABF hazırlıyor. Dersleri verecek öğretmenleri tayin etme hakkına sahip olan tek kurum da AABF” belirlemesinde bulunuyor.

“MÜFREDATTA HİÇBİR ALEVİNİN HAYIR DİYEMEYECEĞİ ARGÜMANLARI KULLANDIK”

Aleviliğin farklı formlarının olduğunu ve müfredatta bunun dengesini nasıl sağladıklarını soruduğumuz Mat şöyle cevap veriyor:

“Aleviliği İslam içinde, dışında gören de var,  kültür olarak gören de. Siyasi bir duruş olarak görenler de var. Geldiğimiz coğrafyada, kültürel yaşam tarzımız, örf ve adetlerimiz çok farklı olmasına rağmen ortak paydada buluşmamız gerekiyor.

Müfredata baktığımızda 12 ana başlıktan oluşuyor. İnsan sevgisinden tutun, Hak-Muhammed-Ali üçlemesi ile devam eder. Musahiplik, semah, Hz. Ali  bütün Alevilerin hayır diyemeyeceği argümanlardır. Bu temelde biz müfredatımızda ortaklaştırdık. Biz bu müfredatla bütün toplumu kucaklayabilme şansına sahip olduk. Bizim öğretimizde hoşgörülü olma önemlidir diyorsak bunu örgüt işleyişinde de uygulamaya çalışıyoruz. Bu tutumu da Alevilik derslerine yansıttık.”

“ALEVİLİK DERSLERİNE İLGİ ARZU EDİLDİĞİ ÖLÇÜDE DEĞİL”

Bu kadar asimilasyon politikalarına karşılık, Alevilik derslerine ilginin arzu edilen ölçüde olmadığını ifade eden Mat, “Alevilik Almanya’da yaşayacaksa, bilgi kirliliğinden arınarak, kendi terminolojisi ile de buluşacaksa, bunun en önemli ayaklarından biri Alevilik dersleridir. Ağaç yaşken eğilir. Çocuklara eğer Aleviliği öğretemezsek 10-15 yaşına geldikten sonra bu biraz daha zor. Alevilik dersleri inancımızın yaşaması, çocuklarımızın asimile olmaması, inancın geleceğe aktarılması için edinilmiş en önemli kazanımlardan biridir. Kürsüler eğer varlığını sürdürecekse, cemevleri varlığını sürdürecekse bizim Alevilere ihtiyacımız var. Asimile olmamış, inancını, itikadını, yolunu, davasını bilen Alevilere ihtiyacımız var. Bunun en önemli yöntemlerinden biri de okullarda öğretilmesidir” diyor.

ALMANYA PARLAMENTOSU’NDA ALEVİLİK SEMBOLLERİ

Alman Meclisi’nde federal milletvekilleri için hazırlanan inanç odasında Katolik, Protestan, Yahudilik, İslam ve çeşitli inançlardan sonra Alevilik de temsil edilmeye başlandı. Buna yönelik adımları ise Mat şöyle değerlendiriyor:

“Almanya Parlamentosu’nu yıllık 3 milyon insan ziyaret ediyor. Avrupa’nın bir çok ülkesinden insanlar geliyor. Almanya Parlamentosu’nda Aleviliğin kutsal sembollerinin sergilenmesi demek, Alman devleti nezdinde Aleviliğin kabul edildiği anlamına da gelir. Devleti yöneten parlamentonun içindesiniz. Bu nedenle önemli bir kazanım.

Alevi örgütlenmesinin verdiği mücadeleyi, dünyada yaşayan Aleviler açısından ne kadar güzel bir kazanım olduğunu anlamıyorlar. Bilerek bilmeyerek resmi zihniyete hizmet eden zihniyetlerle uğraşıp duruyoruz.

Bizim telli kuranımız bağlama, bütün erkanlarımız bağlama ile yapılır, semah Aleviliğin olmazsa olmazı, Şahı-ı Merdan Ali vardır. Üç sembol koyma hakkımız vardı. Biz de bu sembollerde tercihte bulunduk.

Önümüzdeki dönemler eyalet parlamentosunda da bunu yaymaya çalışacağız.”

ALMANYA’DA 157, AVRUPA’DA 270 AKM CEMEVİ

AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat, Alevilik inancında cemevlerinin önemini, “Bir araya gelmemizi sağlayan, erkanlarımızın yürütüldüğü, ibadetlerimizi yaptığımız, kültürel paylaşımları sağladığımız cemevlerine ihtiyacımız var” şeklinde belirtiyor.

AABF olarak Almanya’da mülkiyeti olan ilk cemevlerinin Mannheim’da olduğunu ve 1995 yılında mülkiyetinin satın alındığını dile getiren Mat, “Şu an Almanya’da 157, Avrupa’da 270 Alevi Kültür Merkezi (AKM) cemevimiz vardır. Mülkiyeti kendisine ait 150 AKM cemevimiz var. Buralarda erkanlarımız yürütülür. Cemevi bizim için okuldur, dardır, rızalık almaktır, erkanların yürütülmesidir, sosyal bir  paylaşımımızdır. Bizim için bir okuldur. Eğitimimizi aldığımız yerdir. Dergahların sahip olduğu statü neyse, o statüye uygun hizmet veren kurumlar haline dönüştürdük. Aleviliğin Almanya’da, Avrupa’da köklerini sağlam bir şekilde salması için bunlara ihtiyaç var. Cenazelerimizi kaldırıyoruz, hakka yürüme erkanlarımızı gerçekleştiriyoruz, lokmalarımız paylaşıyoruz, yaşama dair ne tür bir hizmetimiz varsa cemevlerimizde yaşıyoruz” diyor.

KONTROL EDİLEMEZ OLDUĞUMUZ İÇİN AKP BİZİ SEVMİYOR

Geçtiğimiz aylarda Almanya’da faaliyet yürüten bazı cemevlerine yakın zaman aralıklarında saldırılar meydana geldi. Mühlheim Alevi Kültür Merkezi’nin kapısına, Osmanlı Ocakları tarafından yazılar yazıldı. Remscheid Alevi Kültür Merkezine, yapım aşamasında olan Emmerich Alevi Kültür Merkezi’ne, Bamberg Cemevi’ne saldırılar oldu. Mannheim’da bir okulun duvarlarına Alevilere yönelik nefret söylemleri yazıldı.

Bu saldırılara yönelik düşüncelerini sorduğumuz Mat, saldırıların AKP politikalarından bağımsız olmadığını söylüyor ve ekliyor; “Biz Avrupa’daki hiçbir devlete bağlı değiliz. Bir kuruma, holdinge bağlı değiliz. Almış olduğumuz küçük paralarla kendi sorunlarımızı çözüyoruz. Bağımsız olarak kendi düşünlerimizi ifade ediyoruz. Kontrol edilemez olduğumuzdan kaynaklı AKP hükümeti bizden rahatsız.”

“DEVLET AVRUPA’YA GRİ DEDE DEDİĞİMİZ DEDELERİ YOLLADI”

Mat, Alevilere saldırılara yönelik genel düşünceleri hakkında şunları söylüyor:

“Bugün ülkemizi yöneten AKP saray diktatörlüğü burnunu sadece Ortadoğu’ya sokmadı. Avrupa’ya da müdahale etti. Avrupa’da kendisine muhalif olanlara karşı şantaj, tehdit gibi her türlü aracı kullandı. Aleviler içerisinde çatışma yaratmak için Avrupa’ya gri dede dediğimiz dedeleri yolladılar. Yani Alevi inancını tanımayanlar. Cemevlerini ibadet yerleri olarak kabul etmeyenler,  Alevi inanç önderlerini inanç önderi olarak kabul etmeyenler nedense Diyanet İşleri ile Cem Vakfı ile ortaklaşa buraya dede gönderiyorlar.

“AKP HÜKÜMETİ AVRUPA ALEVİ HAREKETİNİ DAĞITAMADI”

Diğer taraftan 6 binin üzerinde devletin ajanının olduğunu bizzat Alman devleti söyledi. Buraya suikast timlerinin gönderildiği bilgisi de var. Özellikle muhalif kesimlere yönelik sindirme korkutma söz konusu. Alevilere yönelikte var. Cemevlerimizin duvarlarına yazılar yazılıyor. Mühlhein, Emmerich, Bamberg cemevlerine saldırılar oldu, duvarlarına yazılar yazıldı. Türkiye’de birçok muhalif kesimi baskı ve korku ile  kontrol altında tutabiliyorlar, medyaları da var istedikleri gibi etkileyebiliyorlar. Avrupa’da bağımsız örgütlenen Alevi hareketini engelleyemiyorlar. Biz Avrupa’daki hiçbir devlete bağlı değiliz. Bir kuruma, holdinge bağlı değiliz. Almış olduğumuz küçük paralarla kendi sorunlarımızı çözüyoruz. Bağımsız olarak kendi düşünlerimizi ifade ediyoruz. Kontrol edilemez olduğumuzdan kaynaklı AKP hükümeti bizden rahatsız. Her türlü Osmanlı oyununa rağmen Avrupa Alevi hareketini dağıtamadı.”

Elif SONZAMANCI/KÖLN

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018