AABK Örgütlenme Sekreteri’nden CHP’ye: Nedir bu katillere olan sevdanız?

PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, CHP’lilerin, Muhsin Yazıcıoğlu anmasına katılmalarını eleştirdi. Çankaya, “Peki, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, Çorum, Sivas, Maraş, 7 TİP’li öğrenciyle nice katliamın sorumluları olan bu insanları saygıyla anarken hiç mi vicdan muhasebesi yapmaz, hiç mi içleri sızlamaz? Bu nasıl bir aymazlıktır?dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile Ankara İl başkanı Ali Hikmet Akıllı’nın, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm yıldönümü sebebiyle mesaj paylaşıp mezar ziyaretinde bulunmalarına tepkiler sürüyor.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, “İktidar olmak adına her ilkede ödün mü?” başlıklı yazısı ile eleştirilerini dile getirdi. Çankaya, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir yerlere mesaj vermek için, elinde sol, sosyalist, Alevi ve Kürtlerin kanı olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ölüm yıl dönümünde ‘saygıyla yâd ediyor’, Ankara il başkanı Ali Hikmet Akıllı ve il yönetimi de mezarını ziyaret ediyor” dediği mesajda şunları ifade etti:

“BU NASIL BİR AYMAZLIKTIR?”

“Yetmiyor, daha önce de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 1960’lardan sonra sayısız devrimci, Alevi, Kürt’ün ölüm emrini veren, Maraş katliamı, Sivas Ali Baba, Çorum katliamlarında Amasya, Çorum, Tokat, Sivas, Kayseri, Maraş illerini Altın Hilal olarak adlandırıp, ‘Bu şehirler Türklüğün köklerinin güçlendiği topraklardır. Bu topraklarda komünist ideolojiye, Kızılbaşlara karşı milliyetçi, bir uyanış söz konusudur ve bir temizlik yapılması gereklidir’ diyen Alpaslan Türkeş’i saygıyla anıyor, parti yöneticilerin bir kısmı da koroya katılıyor.

Yine Kemal Kılıçdaroğlu 19 Aralık 2020’de, yani Maraş Katliamının başladığı bir tarihte katliamın baş sorumlusu Türkeş’in evini ziyaret edip Türkeş’in eşiyle görüşüyor.

Peki, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, Çorum, Sivas, Maraş, 7 TİP’li öğrenciyle nice katliamın sorumluları olan bu insanları saygıyla anarken hiç mi vicdan muhasebesi yapmaz, hiç mi içleri sızlamaz? Bu nasıl bir aymazlıktır?

Partinize onlarca yıldır destek ve oy veren, katkı sunan, sol, sosyalist, devrimci, Alevi ve Kürt’ün katillerine yolladığınız ‘selam’, gösterdiğiniz ‘saygı’ yaşamını yitirenlere karşı saygısızlık değil midir?

Görülen o ki, siz bu kesimlerin oylarını, özellikle de Alevilerin oylarını cepte keklik sandığınız için, onların katillerini salt koltuk sevdanız için yanınıza almak istiyorsunuz. Ancak artık şunu bilmeniz gerek. Bizler geçmişin katillerini, emir verenleri, katliamları gerçekleştirenleri unutmadığımız gibi bunlara methiye düzenleri, katillerin yanında duranları asla unutmayacağız. Asla katilleri de, onlara koltuk çıkanları da affetmeyeceğiz.”

“NEDİR BU KATİLLERE OLAN SEVDANIZ?”

Mehmet Ali Çankaya, CHP’nin milliyetçilik, muhafazakarlık ve tutuculuk konularında MHP ile yarıştığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nedir bu katillere olan sevdanız?

Görmüyor musunuz? 12 Eylül öncesi kendini sosyal demokrat gösterip umut vermeye çalışan CHP, 12 Eylül sonrasında ise “iktidar olamam” psikolojisiyle giderek milliyetçi sağa doğru kaymaya başladı.

Bilmelisiniz!

Çıkış yolunu arayan, yüreği soldan olan milyonlarca insan CHP’den umudunu kesmiş durumdadır. Partinizin ve sizin izlediğiniz statükocu politikalar, kitleleri ezen, baskı altına alan, özgürlüklere zincir vuran devlet aklıyla birebir örtüşüyor. Hatta kimi kesimlere göre ‘milliyetçilik, muhafazakarlık ve tutuculuk’ konularında MHP ile yarışıyor, zaman zaman daha geri politikalar üreten bir konuma düşüyorsunuz. Yine milyonlara göre partinizin asla ‘sol, ‘soldan, emekten, özgürlüklerden yana’ bir parti olmadığı, buna karşın baskıcı sistemi koruyan, merkeziyetçi, halktan kopuk ve başından beri bir ‘devlet partisi’ olduğu çokça dillendiriliyor. Partiniz soldan, eşitlik, özgürlükleri savunmak yerine ‘sağcı, ülkücü, milliyetçi ve muhafazakar’ siyaseti savunan bir parti haline geldi.

Kendisi de bir Alevi olan Kılıçdaroğlu’nun hem de 19 Aralık Maraş katliamının yıldönümünde Alevilerin acısını, yasını, yaşadıkları travmaları yok sayarak Alparslan Türkeş’in Seval Türkeş’i ziyaret etmesi, olsa olsa bir akıl tutulması, ya da Alevileri hiçe sayması, aptal yerine koyması demektir.

Zaten, anlaşılan o ki, 365 gün içinde katliamın başladığı gün yapılan bu ziyaret tesadüf olamaz, değildir de. Değildir, çünkü bu, giderek sağa kayan ve oradaki yerini güçlendirmek isteyen CHP politikasının bugünkü bir sonucudur.

Biz Aleviler olarak diyoruz ki: Bizi yok sayan(lar)ı biz de yok sayarız.

Elinde halkımızın kanı olan katillerin elini tutanlar, bize dostluk eli uzatamaz.

Ya bir an önce silkelenir, sol ilklere, halk kitlelerine bağlı kalırsınız, ya da bu halk size gereken dersi ilk sandıkta verecektir!”

PİRHA/ANKARA