Adalet Bakanlığı’ndan AYM’ye Cemil Uğur yanıtı: Basın mensubu değil!

PİRHA- Van’da 2 köylünün helikopterden atılmasını haberleştirdikleri için tutuklanan 4 gazetecinin bireysel başvuruda bulunduğu AYM, Mezopotamya Haber Ajansı muhabiri Cemil Uğur’un başvurusuna ilişkin görüş istediği Adalet Bakanlığı’ndan, “Basın mensubu değil” yanıtı aldığı ortaya çıktı.

MA’dan Gökhan Altay’ın haberine göre; AYM, yapılan başvuru üzerine 12 Aralık’ta Adalet Bakanlığı’ndan görüş istedi. Bakanlığa bağlı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı, başvuruculardan Cemil Uğur’un bireysel başvurusuna dair AYM’ye görüş sundu.

Bakanlık, Uğur hakkında verilen tutuklama kararına görüşünde yer vererek, dosya kapsamında ismi geçenlerin basın kartlarının geçerliliğinin olmadığını savundu. Bakanlık, “(…) geçerli bir basın kartının Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın belirlediği şartları taşıyan kişilere ancak verilebileceği, doğal olarak mevcut şartları taşımadıklarından söz konusu şüphelilerin basın mensubu olmadıklarının anlaşıldığı (…)” ifadelerine yer verildi. Bakanlık, Uğur’un 2 köylüye ilişkin yapılan haberlerden kaynaklı tutuklandığının belirtilmesini de “dayanaktan yoksun” olarak değerlendirdi.

Uğur’un hukuki temsilini üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) avukatları, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını AYM’ye sundu.

Uğur’un gazetecilik faaliyetinden kaynaklı tutuklandığının vurgulayan avukatlar, Türkiye’nin insan haklarına saygı konusunda çok zayıf bir sicile sahip olduğunu ve “gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi” olarak tanımlandığını kaydetti.

Bakanlık görüşünde yer alan “Uğur gazeteci değildir” iddiasına yanıt veren avukatlar, bir kişinin gazeteci olup olmamasının Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının belirlediği kriterlerin belirleyemeyeceğini vurgulayarak, gazetecilere yönelik soruşturmayı yürüten savcının aynı zamanda Servet Turgut ve Osman Şiban’a işkence yapılmasıyla ilgili kolluk görevlileri hakkında açılan soruşturmayı da yürüten savcı olduğunu anımsattı.

(HABER MERKEZİ)