Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 21 Aralık 2018 235 Görüntüleme

Adana Alevi Platformu: Maraş, taşeron faşist çetelerce kıyıma ve talana uğratıldı

Adana Alevi Platformu: Maraş, taşeron faşist çetelerce kıyıma ve talana uğratıldı
Tarih: 21 Aralık 2018 - 22:16

PİRHA- Maraş Katliamı’nın yıl dönümünde bir açıklama gerçekleştiren Adana Alevi Platformu, Türkiye’nin hem toplumuyla hem de kurumlarıyla katliama suç ortaklığının yükünü taşımaya devam ettiğini belirterek, devletin bir an önce katliamla yüzleşmesi gerektiğine vurguladı.

Adana Alevi Platformu, Maraş Katliamı’nın yıldönümü nedeniyle İsmet İnönü Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. ‘Maraş katliamdır, Vicdanlarımızda yaradır, Yüzleşme ve adalet istiyoruz’ pankartının açıldığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP), İnsan Hakları Derneği (İHD), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), KESK, DİSK, TMMOB, Emek Partisi (EMEP), Devrimci Gençlik Dernekleri üyelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Yapılan açıklamada, Maraş Katliamı’nın 40’ıncı yıldönümünde Türkiye’nin hem toplumuyla hem de kurumlarıyla katliama suç ortaklığının yükünü taşımaya devam ettiğini ifade edildi.

“TEKÇİ ZİHNİYET İNANÇLARI VE ETNİK YAPILARI KIYIMA UĞRATTI”

Açıklama öncesi kısa bir konuşma gerçekleştiren Demokratik Alevi Derneği (DAD) Adana Şube Eş başkanı ve Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete, şark ıslahat fermanı ile başlayan tekçi zihniyetin bütün farklı etnik yapıları, inançları, dinleri, ve mezhepleri kültürel ve fiziki kırıma uğratığını vurguladı.

Bunun sonucu olarak resmi ideolojinin dışındaki bütün unsurlara yönelik planlı ve programlı bir şekilde katliama yöneldiğini belirten Kete, “Aleviler bu katliamlara uğrayan bir kesimi oluşturmaktadır. Yıllardır ahlaki, politik, demokratik bir yaşam süren Aleviler hedef kitleyi oluşturuyorlardı. Çünkü Alevilerin inancı, yaşamı, birey, toplum, doğa ilişkileri tekçi zihniyeti tedirgin ediyordu. Bundan dolayı bir program dahilinde Alevilere yönelik göçertme ve katliam başlatıldı. Maraş da bu katliam dahilinde yapılmıştır. Maraş Katliamı bir Alevi Sünni yada Türk-Kürt katliamı değildir. Tekçi zihniyet ile hakikati yaşayanlar arasındadır. Hak ile Nahak arasındadır. Alevi kemaleti, hakikati Türk-Kürt veya Alevi-Sünni ayrışmasını kabul etmez. Bizi birleştirecek ortak hakikatler vardır. Koçgiri’nin hesabı sorulsaydı Dersim olmazdı. Dersim Katliamı bilince çıkarılsaydı Çorum, Maraş olmazdı. Sivas, Gazi, Gezi, ve Roboski olmazdı” diye konuştu.

“FAŞİST ÇETELER TAŞERONLUĞUNDA KIYIM VE TALAN GERÇEKLEŞTİ”

Platform adına açıklamayı gerçekleştiren Hasan Mansur, Maraş ve benzeri katliamların provakatif söylemler ile kışkırtıldığı ve sonrasında faşist çetelerle bir bütün kıyıma ve talana dönüştürüldüğünü belirtererek, “Maraş Katliamı Hacı Çolak ile Mustafa Yüzbaşıoğlu isimli iki sol görüşlü öğretmenin öldürüldüğü 19 Aralık 1978 pazar gününe kadar beş günlük bir şiddet ortamı gerçekleşti. Cinayetle başlayıp katliam ile biten, maskeli-silahlı faşist çetelerden oluşan kana susamış imanla ateşlenmiş bu güruh, çoluk çocuk  ve kadın yaşlı demeden 111 Alevi yurttaşın hayatını kaybetmesine ve binlerce insanın Maraş’ı terk etmesine neden olmuştur. Yine halen hafızamızda tazeliğini koruyan 6-7 Eylül 1955 günü Rumlara ve Müslüman olmayan yurttaşlarımıza da karşı bir vandallık yaşanmış ve yine unutulmayacak acılar ve görüntüler ortaya çıkmıştır. O günde provakatif söylemlerle çeteler hortlatılmış ve bu örgütlerin taşeronluğunda yağmaya ve talana destek vermiştir” diye vurguladı.

“DEVLET KATLİAM İLE YÜZLEŞMELİ”

Mansur, bugün vicdanları kanatmaya devam eden katliamla ilgili, dönemin Başbakan’ının yıllar sonra çekmecesinden bir kağıt çıkarıp, kıyımın arkasında Milli İstihbarat Teşkilatı elemanlarının bulunduğunu itiraf ettiğinin altını çizdi. Maraş’ta bulunan sivil toplum örgütlerinin geçen gün yaptığı açıklamayı hatırlatan Mansur, bu değerlendirmenin hakikatten uzak olduğunu dile getirdi.

Son olarak devlete katliam ile yüzleşme çağrısında bulunan Mansur şunları söyledi:

Bu sebeple devlet aklı bu olup bitenlere bir türlü anlam veremedi. Veremediği için de sonrasında yine ülkemizde bir dizi cinayetler, toplu kıyımlar yaşandı. Çorum, Sivas, Malatya yaşandı. Devlet yine anlamadı. Cezaevleri, Gazi, Roboski, Gezi yaşandı ve onlarca insan devlet eliyle öldürüldü. Devlet yurttaşlarına dürüst olmak zorundadır. Ülkemizde olup bitenler tesadüf değildir. Devletin hukuktan kaçışı ile ilgilidir.”

HABER MERKEZİ

 

 

 

 

 

kesk disk tmob baro

pirha.net © 2018