ADFE Başkanı Fırat: Gazi Katliamı’nı gerçekleştirenler korunup, kollandı; lanetliyoruz!

PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Gazi Katliamı’nın 26. Yıldönümü sebebiyle açıklama yaparak, “Katliamı gerçekleştiren karanlık eller, sistem tarafından korunmuş, kollanmış Alevilerin adalet isteklerinin önü kesilmiştir” dedi.

Alevi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Gazi Katliamı’nın 26. yıldönümü sebebiyle yazılı açıklama yaptı.

22 yurttaşın yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya dair “Gazi Katliamı acının kırılarak yüreğimize yerleştiği tarihtir” diyen Fırat, benzer şiddetlerle Alevilerin toplumsal hafızasının yok edilmek istendiğini söyledi.

“GAZİ KATLİAMI, MAĞDURLARI SUÇLAYAN SÜRECE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

Celal Fırat, “Gazi Katliamı Alevilerin inançsal yaşamına yönelik kine dayalı bir katliamdır” diyerek şu açıklamayı yaptı:

“Alevi toplumunu yok etme görevini üstlenen başta siyasi kişilikler, onların nefret ve şiddete yönelik söylemleri 12 Mart 1995 yılında sistematik, planlı ve tüm halkları birbirine düşürme kastı ile Alevi katliamına dönüşmüştür. Ardından Alevi toplumunun belleğine siyasi, sosyolojik ekonomik ve psikolojik olarak işlenmiştir.

“SİSTEMATİK SALDIRILAR”

Yaşanan bu katliam yüzyıllardır Aleviler üzerinde uygulanan sistematik saldırıların bir parçasıdır. Bu saldırılar Alevilerin toplumsal hafızasını, değerlerini katliamlar ve asimilasyonla yok etmeyi amaçlamaktadır.

Ebusuud’un Alevi katliamı fetvaları ile on binlerce Alevi halkı katledilmiş iken Diyanet yayınları başta olmak üzere birçok resmi kurum ve belgede bu kişi hakkında övgüyle bahsedilmesi ve yine binlerce Alevi’yi katleden Yavuz Sultan Selim gibi şahısların isimlerinin bazı yerlere verilmesi, bu sistematik katliamların süregeldiğinin göstergesidir.

Dersim’den, Maraş’a, Maraş’tan, Sivas’a, Sivas’tan, Gaziye.

Katliamı gerçekleştiren karanlık eller, sistem tarafından korunmuş kollanmış Alevilerin adalet isteklerinin önü kesilmiş.

Gazi Davası, tıpkı Sivas, Çorum ve Maraş davaları gibi katliamı aklayan ve mağdurları suçlayan ve cezalandıran sürece dönüşmüştür.

Gerici, faşist kimlikler kurgulanmış ya da yaratılmış kimliklerdir. Bunların toplumsal gerçeklilik üzerinde etkileri olmadığı için sadece katliam yaparlar. Her türlü şiddet eylemine girişebilirler. Her şiddet eylemini de uzun bir hazırlık döneminden sonra yani toplumların tarihsel, inançsal ve ideolojik zemininden beslenerek başlatırlar ve bu devlet kurumunun şiddeti organize etmesine kadar sürer.

Hak ve adaleti eşitsizlik üzerinde devam ettirmek isteyen bu güçler devletin toplumları veya bireyleri itaatkâr ideolojiyle yönetmesi için çalışırlar, amaçları mevcut devlet gücünden daha fazla pay almak şiddet ve dehşetin boyutunu artırmaktır.

İşte; kasıt unsuru ispatlanmış, devlet eliyle katliama dönüşen Gazi Katliamı da geçmiş tüm Alevi katliamlarında olduğu gibi suçun hep Alevilere yönelik işlendiğini ve de tutarlı olarak sistematik bir biçimde gerçekleştirildiğinin tekrarıdır.

“BİR KEZ DAHA LANETLEİYORUZ”

Geçmişten günümüze Anadolu’yu katliamlar coğrafyasına dönüştüren karanlık, gerici zihniyetle yüzleşilmeli ve gerçekler açıklığa kavuşturulmalıdır. Aksi takdirde, Türkiye’de toplumunun güvenliği sağlanamaz, bu tür katliamlara yaşam alanları açılmaya devam eder.

Bu nedenle çağdaş, laik, demokratik bir Cumhuriyetin, herkes için eşit, hukuk devletine dönüşmesini diliyor, Gazi katliamını bir kez daha lanetliyorum.”

PİRHA/ İSTANBUL

buy azithromycin online