CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, BÜYÜK SÜRMANŞET, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 15 Şubat 2018 - 12:52 208 Görüntüleme

Afrin’li Emekli Öğretmen: Aleviler olarak savaşı kabul etmiyoruz; saldırı kültürümüze

Afrin’li Emekli Öğretmen: Aleviler olarak savaşı kabul etmiyoruz; saldırı kültürümüze

Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Afrin’de top sesleri arasında Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Mabeta’dan bir kadın anlatıyor: Bizim bir kaç özelliğimiz var. Kardeşlik içinde inançların bir arada yaşaması, kadınların yaşamın her alanında aktif yer alması ve öz savunmamızın her zaman güçlü olması. O yüzden kim saldırırsa saldırsın, bu değerlerimizden asla vazgeçmeyiz.”

25 gündür saldırı altında olan Afrin, halkların ve inançların bir arada yaşadığı bir yer olarak ‘kardeşlik kenti’ olarak tarif ediliyor. Her ilçesinde ayrı bir kadim kültürün yaşatıldığı Afrin Mabeta ilçesinde Aleviler yoğunlukta. Nuri Dersimi’nin son durağı olan kentin, taştan yapılma evleri ve dar sokaklarındaki her kapıda ayrı bir hikaye ile karşılaşırsınız.

Bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Mabeta’nın bilinen tarihi, en yakın bilinen haliyle 700-800 yıllık tarihi dilden dile anlatılır. Yazılı tarihi belirginleşmeyen kentte sözlü tarih anlatımı güçlüdür. Alevi inancına mensup insanların göç durağı olan ve burada koruyan coğrafyasıyla Mabeta’da tarihte insanlarda direnmenin geçmişten bugüne bir kültür olduğuna dikkat çekiyor.

TOP SESLERİ ARASINDA TARİHİ DİNLEMEK

Top sesleri arasında yaşamın dar sokaklarda aktığı Mabeta’daki Vahibe Ala, “Bu topraklar bize yurt olmuş ve onlar bizi, biz de onları korumuşuz, o yüzden korkmayız” diyor. Emekli öğretmen olan Ala (48), kendisini “Sosyalist” olarak tanımlıyor ve top ve uçak sesleri arasında ilçenin tarihini anlatmaya başlıyor. “Aleviyim; yüzyıllar önce büyüklerimiz Güney Batı Kürdistan’dan buraya gelmiş. Bize kuşaktan kuşağa anlatılan, aileler arasında yaşanan bir anlaşmazlık sonrasında Maraş’a bağlı olan köyümüzden göç etmişler” diye anlatıyor. Mabeta’nın hikayesi sözlü tarihin aktarımı Alevi inancından kaynaklı gelen iki ailenin dışlandığını ve ibadetlerini yerine getiremediklerini belirten Ala, bu nedenle dağlık bölgede yapılan mağarada ibadet edildiğinin rivayet edildiğini söylüyor.

Ala, kuşaktan kuşağa aktarılan Mabeta’nın oluşum hikayesini şu sözlerle dile getiriyor:

“İbadet edilebilecek bir yer oluşturmuşlar gizli olarak. Mabeta’nın adının oradan geldiği yani ‘mabet’ten geldiği söylenir. Hakkında birçok rivayet var ancak yaygın olarak adının buradan geldiği yönünde kanaat var.”

“Sonra başka aileler köye gelip yerleşiyor ve köy büyüyor ilçeye dönüşüyor. İnsanlar arasında inançlara saygı gelişiyor zamanla. Artık aramızda öyle dini çelişkiler yok ve hepimiz Kürt kimliğimizle birbirimize bağlı olarak bu ilçede yaşam sürüyoruz. Herkes kendi inancını yaşıyor ve birbirine saygı gösteriyor” diyen Ala, kültürel olarak edindikleri bir başka özelliğe dikkat çekiyor.

KADIN KENTİ MABETA

Mabeta’nın kadın kenti olduğunu belirten Ala, yaşamın her alanında kadınların aktif olduğuna dikkat çekiyor. Ala, “Mabeta’nın en büyük özelliği tüm Efrîn’de olduğu gibi ama burada biraz daha yüksektir yaşamın her alanında kadınlar aktiftir. Ağırlıklı olarak insanların geçim kaynağı tarımdır ve zeytinlerimiz meşhurdur. Kadınları yaşamın her alanında görebilirsiniz, asla geride kalmazlar, bu bizim kültürümüzden gelir” diyor. ‘Biz sorunlarımızı kendimiz çözeriz’ diyen Ala sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Mabeta’nın bir başka özelliği ise kadınlarla ilgili sorunlarda eskiden bu yana oluşmuş bir kültür, kadınların çözüm araması. Kadınlara yönelik her türlü içeriden dışarıdan yapılan saldırıda çözümü kadınlar üretir. Bu yönüyle ilçemiz, kadın renginin hakim olduğu bir yerdir. Aile içi şiddete karşı güçlü bir duruşumuz var. Tüm dünyada hakim olan kadın katliamları ve cinayetlerine ben kendimi bildim bileli Mabeta’da rastlamadım. Bu kadınların tarihsel olarak güçlü bir örgütlülüğü olduğundan kaynaklıdır.”

“Burada kültürlerin birbirini etkilediğini ve ortak bir kültürde buluştuğumuz söyleyebiliriz” diyen Ala, geçmişten geleceğe kendini yönetme ve kendini var etme deneyimlerini paylaşıyor:

“Örneğin eskiden beri Mabeta’da insanlar arasında yaşanan sorunlarda asla devlet organlarına başvuru yapılmaz. İleri gelen sözü geçenler bir araya gelir ve insanların arasındaki anlaşmazlıklara çözüm üretir. Bu yüzden Mabeta için ortak değerde buluşmuş insanların yaşadığı yer diyebiliriz. Ne zaman dışarıdan bir saldırı gelişecek olsa ilçe olarak özsavunmasını kendi içinde güçlü geliştiren ve buna karşı duran bir topluluk yaşıyor burada.”

“ALEVİ KADINLAR OLARAK SALDIRIYI KABUL ETMİYORUZ”

Bugüne dair bir kaç söz Afrin’e yönelik Türkiye’nin saldırılarının kadın özgürlükçü, kendine yetebilen, hakların birbirini anlayan birarada yaşayan tavrına karşı olduğunu vurgulayan Ala, tarihi birikim ve deneyimleri ile bu saldırılara karşı duracaklarını söylüyor. Alevi kadınları olarak, saldırıları kabul etmediklerini belirten Ala sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bugün tüm Efrin’i hedef alan bir saldırı var. Bu savaş normal bir savaş değil. Bizim oluşturduğumuz sistemimize, insanların birarada yaşama kültürüne karşı bir savaş başlatılmış durumda. Biz burada yaşayan Alevi kadınlar olarak, bu saldırıya karşı da örgütlüğü gücümüzle karşı duracağız. Bizim oluşturduğumuz kardeşlik kültürünü ortadan kaldırmak istiyor. Biz bunu tabi ki kabul etmeyeceğiz. Bunu toprağımız, zeytinimiz, doğamız hiç bir şey kabul etmez. İstedikleri kadar uçakları, topları, tanklarıyla gelsinler, saldırsınlar Efrin geçilmezdir. Dünyanın her yerindeki halklara sesleniyorum; bu  saldırılara sessiz kalmasınlar.”

(Kaynak: Jinnews)

ANF Images

ANF Images

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018