Pir Haber Ajansi – PİRHA

Akşam sahneye çıkıyorlar, sabahları sokak temizliyorlar – VİDEO

17 Mayıs 2019 - 15:05 pirha.net
Akşam sahneye çıkıyorlar, sabahları sokak temizliyorlar – VİDEO
32 views
17 Mayıs 2019 - 15:05

PİRHA- Çankaya Belediyesi işçilerinden oluşan Grup Teneke’nin üyeleri hem temizlik yapıyor hem de müzik. Arkeoloji bölümünden mezun olup iş bulamayınca belediyeye giren Sertaç Akın, şimdi işçi yeleğini kuşanıp 11 arkadaşıyla birlikte sahnelerde ezgiler seslendiriyor.

Çankaya Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan Sertaç Akın aslında bir arkeolog. Mezun olduktan sonra alanıyla ilgili iş bulamayınca çareyi Çankaya Belediyesi’nde çöpçülük yapmakta buldu. Kısa bir süre sonra da sahnelerde göründü Sertaç Akın ve 11 arkadaşı.

Grup Teneke’nin asıl ‘şefi’, Çankaya Belediyesi’nin Temizlik İşleri Birimi yöneticisi Emir Ali Urtekin. Çöplerden toplanan kitaplarla kurduğu kütüphane ile tanınan Urtekin, şimdi koca bir orkestranın da arkasında yer alıyor.

Grup Teneke fikrinin ortaya çıkışını ise Urtekin şöyle anlatıyor:

“Yeni ve de farklı bir faaliyet yapmak istedik. İş gereçleri olan; süpürge, faraş ve bidonları birer müzik ekipmanına dönüştürebilir miyiz düşüncesiyle yola çıktık. Çöplerden topladığımız kitapları farklı illerdeki okullara götürerek kütüphane oluşturup o illerde de Grup Teneke ile konserler veriyoruz. Grubun çaldığı enstrümanların tümü atık. Onlara dokunarak hayat veriyoruz.”

“ARKEOLOJİ İŞÇİLERİN, EZİLENLERİN UĞRAŞMASI GEREKEN BİR ALAN”

Sertaç Akın bugün Grup Teneke’nin solisti. Dört yıl boyunca arkeolog olmak için eğitim aldı fakat şimdi çok farklı iki uğraş içerisinde. “Akademik eğitim almak tamamen maaş odaklı olduğu için ne okuduğunuzun çok önemi yok” diyen Akın’ın icra edemediği asıl mesleğine dair bakışı şu yönde:

“Okuduğum bölüm tarihi, sosyolojiyi, edebiyatı ve daha birçok alanı barındırıyor. Ancak 3. sınıf ülkesi olan Türkiye için bu henüz önemli bir konu değil. Arkeolojinin içerisinde sanat, tarih, insanlık, inançlar var. Ama mesleğin ekonomik bir karşılığı yok. Arkeoloji artık daha çok sosyoekonomik düzeyi yüksek toplumların uğraş alanları gibi görülüyor. Arkeoloji ile uğraşanlar artık Türkiye’nin zengin ve köklü aileleri. Aslında böyle olmaması lazım. Arkeoloji ile en alt tabakaların da uğraşması lazım. Biz işçilerin, ezilenlerin uğraşması gereken bir alan şimdi zenginlerin elinde entellektüel bir araç olup müzayedelerde konuşulan bir meslek olmuş durumda.”

“ÇÖPÇÜLÜK FEDAKARLIK GEREKTİREN BİR İŞ”

Temizlik işçisi olmanın bir zorunluluk olduğunu söyleyen Akın sözlerini şu cümlelerle devam ediyor:

“Üniversite sonrası yaşadığım ekonomik zorluklar beni buna yönlendirdi. Bugün Türkiye’nin genelindeki temizlik işçilerine sorsanız böyle bir tercihin kendi iradeleri doğrultusunda çıktığını söylemezler. İşimizin yükü çok. Temizlik yapmak zor bir meslek. Kendi evinizde çıkan çöplere bakmaya dahi tahammül edemezken, temizlik işçileri bütün bir mahallenin çöpünü tek tek elleriyle toplayıp, kamyona atıp, onunla yolculuk yapıyor. Çok emek ve fedakarlık gerektiren bir iş.”

İŞ ÜNİFORMALARI İLE MÜZİK YAPIYORLAR

Toplumda, temizlik işçilerinin arka planda tutulduğunu söyleyen Akın, “Bizler sadece çalışmak için var olan insanlarmışız gibi görünüyoruz” diyerek şunları da ekledi:

“Burada çalışan yüzlerce yetenekli arkadaşım var. Yaptıkları meslekten ötürü o yeteneklerini ortaya çıkaramayacak gibi görünüyorlar. Grup Tenekenin çok ses getirdiğini biliyoruz. Ve yaptığımız aşırı beceri gerektiren bir durum değil. Bunu sadece temizlik işçilerinin, çöp toplayanların yapması insanların dikkatini çekti. Evet çöp topluyoruz. Temizlik yapıyoruz. Sokakları süpürüyoruz ama aynı zamanda müzik yapıp kitap da okuyoruz. Bizler hayatın birebir içerisindeyiz. İşimiz sadece çöp toplamak değil yani. Evet çöp toplamak hayatın bir zorunluluğu. Ama müzik de ritim de hayatımızın birer parçası. Yeter ki şartlar oluşsun ve dinlenelim.”

“KÜBA VE ANADOLU’DA SÖYLENENLER ÖZÜNDE AYNI”

Akın, müzik geleneğinin yoğun olduğu bir aileden geldiğini de sözlerine ekliyor. “Doğduğumdan beri kulağıma hep türküler fısıldandı” diyen Akın şöyle devam ediyor:

“Nemden, dedemden hep türküler dinledim. Bilincimin altında da hep bu müzik türü var ama dünyanın bütün müziklerine eşit mesafede yaklaşıyorum. İspanya’da, İrlanda’da, Küba’da söylenen şarkılar aslında Anadolu’da söylenen ezgilerin birebir aynısı. Sadece motifleri farklı. Özünde aynı konuları işliyoruz. Mesaj aynı sadece melodiler farklı.”

AKŞAM KONSER SAHNESİNDE SABAH İSE TEMİZLİKTE

Sertaç Akın, müzik icrasına başladıktan sonra toplumda kendilerine sadece temizlik işçisi olarak bakılmadığını da ifade ederek şöyle devam ediyor:

“Artık belediyenin bir yüzü olduk. Çankaya Belediyesi’ndeki çalışanlar sadece işçilik yapmıyor. İşçisi akşam konser veriyor Ama sabah kalkıp tekrar çöpünü topluyor. Yani sabah uyandığımızda işe akşamki motivasyon ile gidiyoruz. Sokakta özgüvenle gezebiliyoruz.”

“İBADETİMİZİ BAĞLAMA İLE YAPARIZ”

Akın, Alevi inancı ile büyütülmesi sebebiyle müziğin hep içerisinde olduğunu vurgulayarak, sazın ise ailesindeki değerini “İbadetimizi dahi bağlamayla yaparız. Sazımıza da ‘Telli Kuran’ denir. Saz çalmak aynı zamanda bizim için bir ibadet şeklidir” sözleriyle anlattı.

Sertaç Akın’ın hedeflerinden birisi de Grup Teneke olarak gelecekte Küba’da konser vermek. İşçi arkadaşlarına “Kendinize olan güvene inanın” mesajını da veren Akın sözlerini şöyle noktaladı:

“Grubumuz iyi bir yöne doğru gidiyor. Ankara’nın 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda çıkmak bizim için olabilecek en güzel duyguydu. O gün bizim için apayrı bir sevinçti. Cahit Berkay ve grubu ile aynı sahnede yer almak gurur verdi. Tüm İşçi arkadaşlara da kendilerine inanmalarını, güvenmelerini öneriyorum. Müzik, resim, yazarlık… Yeter ki kendinize olan inancınızı yitirmeyin. Tanıdığım birçok işçi, sırf yaptığı meslekten dolayı birçok uğraşını sergileyemiyor.”

Eren Güven / ANKARA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

© 2019 pirha