Alevi Babası Üçbudak: Urfa’da Aleviyiz diye hakaretlere uğrardık-VİDEO

PİRHA – Urfa Sırrın Mahallesi’nde yaşayan Alevi Babası Halil Üçbudak, bölgede yaşanan Alevi yol erkanına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Üçbudak, eskiden çarşıya gidemezdik. Çarşıya gittiğimiz zaman hakaretlere uğrardık. Biz bunları yaşadık. Şimdi öyle bir şey yok, her yerde ‘Biz Aleviyiz” diyebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

45 senedir Alevi Yoluna hizmet eden Hali Üçbudak, Urfa’nın Sırrın Mahallesi’nde yaşıyor. Sırrın Cemevi’nde de babalık (pirlik-dedelik) yapan Üçbudak, cemleri yürütüyor. Mahallelerinde yaşanan Alevi yol erkanını anlatan Üçbudak, birçok zorluğun yaşandığını ancak hizmetlerinden ötürü şu an bir sorunun kalmadığını, Alevi olduklarını her kesimin bildiğini belirtti.

Üçbudak, Urfa dışında yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

“Urfa dışında Hacı Bektaş’a çıktım. İstanbul’da bazı cemevlerine katıldım. Almanya’ya gittim, orada cem yürüttüm. Suriye’ye, daha bu savaşlar yokken gittim. Şam’da bulundum. Halep’te, oralarda bulundum, oradaki canlarla buluştuk, sohbet ettik, bu yol hakkında bilgilendirmeye çalıştık. İşte elimizden geldiği kadar bir şeyler yapmaya çalıştık, şimdi hala daha devam ediyoruz.”

“ALEVİYİZ DİYE ÇARŞIYA GİDEMEZDİK, HAKARETLERE UĞRARDIK”

Üçbudak, Urfa’da yaşanan sorunlara ilişkin şunları dile getirdi:

“Biz burada eskiden çarşıya gidemezdik. Çarşıya gittiğimiz zaman hakaretlere uğrardık Aleviyiz diye. Bazı laflar işitirdik, bize hakaretler yapılırdı. Hatta çiftçilikle uğraşırdık, burada sebze yetiştirirdik. Sebzeler eski hal pazarı çarşının içerisindeydi, oraya götürürken çok hakaretlere uğradık ve götürdüğümüz, yetiştirdiğimiz bostanları, sebzeleri, bize vurur, elimizden zorla alırlardı. Biz bunları yaşadık. Şimdi çok şükür öyle bir şey yok. Şimdi en azından her tarafta “Ben Aleviyim” diyebiliyoruz.”

Urfa’da katliam boyutunda bir şey olmadığını dile getiren Üçbudak, Alevi katliamlarını gerçekleştirenlere ise tepki gösterdi.

“Biz burada herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Ama mesela Maraş olaylarında, Malatya olaylarında benim yeğenlerim gitmişlerdi. Baskın olmuştu, otel baskınında bir şeyler yaşanmıştı, onları sadece televizyondan seyrettik. Canlarımız da oradaydı, geldiler, anlattılar. Yaşanmaması gereken olaylar. Biz Aleviyiz. Diğer Sünni kardeşlerimize ben zaman zaman soruyorum. ‘Biz Aleviler demek Ali taraftarı demek, peki siz nesiniz? Ömeri misiniz, Osmani misiniz, siz de söyleyin. Adamlar diyorlar ki ‘Biz Muhammediyiz.’ Muhammed Âllâhümme salli alâ Muhammed, Muhammed hepimizin peygamberi ve peygamberin ev sevdiği halife de Hz.Ali’ydi. Veda Hutbesi’nde Gadir Hum denen Mekke Medine arasında bir yer var, orada Veda Hutbesi’nde kendisi dedi ki; “Senin erkek neslin, erkek çocuğun, erkek evladın yok. Senin neslin kimden geliyor? Dedi ki benim neslim Ali’yle Fatima’dan geliyor. Ali bendir, ben Aliyim. Ali’yi bilmeyen beni bilmez, beni bilmeyen Allah’ı bilmez. Ben ilmin şehriysem, Ali kapısıdır, kapıya gelmeyen şehre giremez” diye bazı fetvalar verdi ve millete izah etmeye çalıştı ve diğer halifelerin çoğu da kendisi gitti Hz. Ali efendimizi tebrik ettiler, kutsadılar, kabul ettiler. Ama maalesef peygamber efendimizin hayatından sonra bazı durumlar değişti yani bunları tarihler yazıyor.”

“ALEVİLİĞİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR” 

Devletin cemevi politikasına da değinen Üçbudak, “Siyasiler cemevlerini yok etmeye çalışıyorlar, Aleviliği yok etmeye çalışıyorlar. Bunun az çok farkındayız. Bir Alevi kaymakam, vali maalesef yok, olanları da asimile etmeye çalıştılar. Şimdiki iktidar maalesef Alevileri sevmiyor. Biz gene yolumuza, Ali yolundan, Ehlibeyt’in yolundan ayrılmamaya çalışacağız ve cümlemizi İmam Hüseyin’in ve Ehlibeyt’in şefaatinden mahrum eylemesin” dedi.

“HOCA ANONSU REDDETMİŞTİ”

Üçbudak, cemevinden kaldırılacak bir cenazenin anonsunun hoca tarafından nasıl reddedildiğini de şöyle anlattı:

“Eskiden bizim burada da camiden kaldırılırdı bütün cenazeler. Arkadaşlarla oturduk konuştuk, dedik ki; adam sağlığında camiye gitmemiş, hakka yürüdükten sonra cenazesini camiye götürüyoruz. Bu konuda bir karar aldık ve şimdi cenazelerimizi cemevinden kaldırıyoruz. Hatta bizim burada anons edecek hoparlörlerimiz yoktu, camide, minarede hoparlörler vardı. Anons yapılması için bizim arkadaşlardan biri gitmiş demiş ki, ‘bir cenazemiz var, cenazemiz cemevinden kalkacak ve taziyesi de cemevinde olacak.’ demişler, Cami hocası demiş ki ‘ben cemevini buradan söyleyemem. Bize yasak gelmiştir. Onun için cemevini söyleyemem.’ Onun için cemevinde cenazenin kaldırılacağı anonsumuzu maalesef yapmadı.” Bütün inançlara, düşüncelere saygımız sonsuz bizim” diyen Üçbudak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama biz de isteriz, o saygıyı bekleriz. Gençlerimiz ve bu yoldan kopmak isteyen canlarımız, kızlarımız, gençlerimiz, erkeklerimiz yolumuza gidelim, yolumuzu bilelim. Cümlemizi Hak ve Ehlibeyt’in yolundan ayırmasın. Başka gideceğimiz yolumuz da yoktur. Bunu halka, gençlerimize izah etmeye çalışıyoruz.”

PİRHA/URFA

pirha.net © 2018