‘Alevi kadınlar güçlenmek istiyorsa analık makamını yeniden var etmeli’-VİDEO

PİRHA- İzmir’de DAD Kadın Meclisi öncülüğünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla, ‘Yolda ikrar canda birlik’ muhabbet ceminde bir araya gelen Alevi kadınlar, eşitlik için mücadele edeceklerini söylediler. 

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinde “Yolda ikrar canda birlik” muhabbet cemi gerçekleştirdi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen muhabbet cemine Kureyşan Ocağı’ndan İlkin Çağlayan, Seyit Sabun Ocağı’ndan Zehra İncesu, Babamansur Ocağı’ndan Rukiye Hurustan, Yanyatır Ocağı’ndan Fatma Kılıç ve çok sayıda kadın katıldı.

Zakirliği Şevda Çelebi Çiçek ve Ayfer Düzdaş’ın yürüttüğü muhabbet ceminde Türkçe ve Kürtçe nefesler-deyişler seslendirildi. Muhabbette ayrıca çerağ uyandırıldı.

“ALEVİ KADINLAR SAVAŞ PLANLARININ PARÇASI OLMAYACAK”

Seyit Sabun Ocağı Anası Zehra İncesu, yaşamını yitiren kadınların önünde darda olduklarını belirterek, başladığı konuşmasında anaların cemlerin olmazsa olmazlarından olduğunu ifade etti.

Sistemin kadını geri plana atması sonucunda anaların da geri plana atıldığını dile getiren İncesu, “Biz kadın analar olarak bundan sonra geride değil postların üzerinde pirlerimizle beraber oturmayı istiyoruz. Bunun mücadelesini de vereceğiz. Aslında kadın mürşid-i kamilullahtır. Kadın olmazsa yol olmaz hak da olmaz” diye belirtti.

Anaların mürşit (yol gösteren) makamından düşürülmesinin tek din tek dil dayatan asimilasyoncu politikalarının sonucu olduğunu ifade eden İncesu, “Biz Alevi kadınlar savaş politikalarından nasibini almış durumdayız. Buna şiddetle karşı çıkıyor bu planların içinde olmayacağımızı söylemek istiyoruz. Normalde anadan rızalık alınmadan pirler talibine gidemezdi. Kızılbaş Alevi inancından dar ile didar olur iken mutlaka analar olması gerekir. Ayrıca ana şifa veren bolluk veren cümle cana ikrar verip cem olandır. Hak kapısı çar-a sır hak yasası ile bütünleşir” dedi.

“YOL YÜRÜRKEN ARKAYA İTİLDİK, MUTFAĞA YOLLANDIK”

Kureyşan Ocağından İlkin Çağlayan Ana ise, Alevi kadınlarının emeklerinin yok sayıldığına dikkat çekti. Alevi kadınlarının güçlenmesinin analık makamının güçlenmesi ile gerçekleşeceğine işaret eden Çağlayan, şöyle konuştu:

“Yol yürürken neden bizi yolun arkasına ittiniz? Neden bizi mutfağa yolladınız? Güzellik, barış olsun, ışıktan kopmayalım diye gözyaşlarımız ile niyazlar yoğurduk. Oturulan her yerde bizler eşitiz, cemal cemaleyiz denildi. Biri çıkıp buna hayır öyle değil diyecekti. Alevilik inancını var eden ve bugüne taşıyan kadınlardır. Bunu aile, çocuklar, sosyal hayat üzerinden yapıyorlar. Ama Alevi toplumuna baktığımızda inançta olduğu gibi kadınlar görünür ve etkili değil. Ne yazık ki Alevi toplumu kadınların evde, cemevinde emeklerine el koyarak yok saymış. Her şeyden önce Alevi kadınlar Alevi inancının ne olduğunu erkeklerden öğrenerek değil, doğru kaynaklardan öğrenmek zorundalar. Eğer Alevi kadınları güçlenmek istiyorlarsa anaları yeniden var etmeleridir. Sadece pirlerle cem olmaz, beraber cem yürütülmelidir. Alevilik inancında kadın-erkek eşitliğinin en temel unsuru analık-pirlik makamlarının varlığıdır.”

“İNSANLIK DEVLETLİ UYGARLIKLAR KURARAK ANA’NIN YOLUNDAN ÇIKTI”

Muhabbet ceminde konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebahat Çelik ise analık makamının hem yola, hem insanlığa ışık ve rehber olmak gibi bir misyonu olduğunu ifade ederek, insanlığın Ana’nın yolundan çıkarak zalim ve tüm canlılara düşman konuma geldiğini kaydetti.

Çelik, “Bütün bunlar Ana yolundan kopuşla, eril bir zihniyet ve rıza halini çiğneyen tahakküm biçimleriyle, devletli uygarlık çizgisiyle gerçekleşmiştir. Yani Ana düşmanlığı hak düşmanlığı biçiminde tecelli etmiş, cümle can küresel yok oluşun eşiğine getirilmiştir” sözlerini kullandı.

Çelik, şöyle devam etti:

“Analar olarak dünyanın her yerinde insanlığa yeniden rehber olma irademizi belirtiyor, tüm kadınları bu bilinç ve sorumluluk duygusuyla bir olmaya davet ediyoruz. Bu cemimizle ananın hali hazırda yolumuzdaki durumunu da tartışacak, özümüzü dara çekecek, eril-tahakkümcü zihniyetin modernist etkileşimlerle Yolumuzda sebep olduğu daralma ve sapmaları da tartışacak, çözümler geliştirmeye çalışacağız.”

“SON 20 YILDA TÜRKMEN ALEVİ KADIN KÜLTÜRÜ ZARAR GÖRDÜ”

Türkmen Alevisi Yanyatır Ocağı’ndan Fatma Kılıç da, geleneklerini şehir kültürüne rağmen devam ettirdiklerini vurgulayarak, “Bizde bacılar öndedir. Bize sormadan erkeklerimiz iş yapmaz. Kadın olarak önceliğimiz vardır ve erkeklerimizden izin istemeyiz. 20 yıldır bu değişti. İnternetler çıktı, televizyonlar çıktı. Fabrikalarda çok uzun saatler çalışıyoruz. Önceden gece yarılarına kadar otururduk. Şimdi çalışmak zorundayız. Yerleşik hayata geçtik. Tahtacı Türkmenlerinden Oğuz Boylarındanız” diye konuştu.

Muhabbet cemi, lokma duası sonrası pay edilen lokmalarla son buldu.

Ersin ÖZGÜL/İZMİR