CANLI YAYIN

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-11/VİDEO

PİRHA- Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor. Mevcut örgütlenme düzeyinin Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini, veremiyorsa çözüm önerilerinin ne olduğunu tartışmaya açtığımız yazı dizisinin 11. bölümünde Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz sorularımızı yanıtlıyor. 

Haberin Videosu

Ocaklar ve Dergahlar sistemi üzerinden yüzyıllarca kendi kendisine yeten ve bu anlamda demokratik, çoğulcu karakterini koruyup günümüze kadar getiren Alevi toplumu kent kültürüyle birlikte yeni sorunlar ve bu sorunların doğurduğu ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldı.

Buna cevap üretmek için özellikle 1990’lardan itibaren günümüze kadar çok sayıda dernek, vakıf, cemevi, dergah, federasyon kurarak inancıyla birlikte toplumsal varlığını sürdürmeye çalıştı. Ancak artan asimilasyon ve tekçi politikaların yoğunluğu da dikkate alındığında hem Alevi toplumunun ihtiyaçlarına hem de ülkemizin genel sorunlarına cevap olmada yetersiz kaldığı da bir gerçek.

Bu bilgiler ışığında aynayı kendi yüzümüze yani Alevi örgütlenmesine tutarak mikrofonu Alevi pirlerine, kadınlarına, kurum temsilcilerine ve bilinen isimlerine sorduk.

Dizi yazımızın bu bölümünde Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz sorularımıza yanıt verdi.

Mevcut Alevi örgütlenmesine genel anlamda baktığımızda tabloyu nasıl görüyorsunuz? 

Örgütlenmeyi bugün için değerlendirirsek, birçok eksiği olan, tamamlaması gereken yerleri bulunurken geçmişten gelen 25 yıllık bir mücadeleye baktığımızda gelinen yer fena değil. Yerellerde özellikle karşılığı bulunan birebir örgütlenmesini sürdürürken genel alandaki örgütlenmenin sıkıntılarını yaşıyoruz.

“GENEL BİRLİKTELİĞİ SAĞLAMA SIKINTIMIZ VAR”

Birden fazla örgütlenmenin neden olduğu ve dolayısıyla çizgilerin farklılaştığı bir örgütlenme sebebiyle Alevi hareketi genel birlikteliği sağlamakta sıkıntılar yaşıyor. Ama şimdi sıkıntılara değil, sadece kurumların ve özellikle anlayışların taban çalışması ya da en azından tabandan uyumu sağlayarak genel birlikteliği sağlayacaklarını düşünüyorum.

Çözüm önerileriniz nelerdir?

Alevi hareketinin hak talep mücadelesinin 25 yıllık dönemine baktığımızda aslında çok ilerleme olmasına rağmen-ilerleme derken de şunu açmak gerekiyor; taleplerimizin tüm Türkiye’de dünya çapında duyulması ve bilinmesi anlamında ilerleme var- kabul görmesi ve uygulanması anlamında bir arpa boyu yol alamadık. Hükümetin ve devletin zihniyetinden kaynaklı. Çünkü Türkiye’de şu an Osmanlı devletinin anlayışının devamını sürdüren bir zihniyet Sünni-Hanefi mezhebinin yaşam kurallarını topluma dayatıyor. Bu anlamda dünyada değişim olmasına rağmen Türkiye adım atmadı, atmak da istemiyor. Kazanılan kimi haklar da bu anlamda hayata geçirilemiyor.

“GÜCÜMÜZÜ HAREKETE GEÇİRME SIKINTILARIMIZ VAR”

Gelinen aşamada çok ciddi tepkiler, sokak eylemlilikleri ve mitingler bugüne kadar yapılmasına rağmen hayata geçirilmesi konusunda daha ciddi bir duruşun ve örgütlülüğün zamanı geldi. Bunu yapmazsak zaten bunlar bize uygulanır olarak dönmeyecektir. Aslında barolarda bir gücümüz var, Alevi örgütlülüğü var. Harekete geçirme konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Bu sadece Alevi hareketinin yöneticilerinin sorunu değil aslında.

“CİDDİ BİR YOL HARİTASINA İHTİYAÇ VAR”

Türkiye’de özellikle 2015 seçimleri sonrasında korku duvarı yaratılması (hükümetin ve farklı güçlerin) Alevi dünyasında da karşılığını buldu. İnsanlara sokağa çıkma ve kendi mücadelesine sahip çıkma konusunda belli bir geri adım attırdı. Bu durum diğer demokrasi güçlerini de etkilediği gibi Alevi toplumunu da etkiledi. Bunların hepsi birbiriyle zincir aslında. Dolayısıyla hak talep mücadelesi belli bir ivme kazanmasına rağmen pratik sonuçların olmaması ciddi sol duruşu gerçekleştirmememizden kaynaklı. Alevi hareketi olarak kendi öz birliğimizi yakalayıp ciddi bir yol haritası ve duruşla bu sorunu çözebiliriz.

Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç, ibadet, eğitim özgürlüğü ve demokratik toplum gibi temel talepleri var ve bu uğurda yıllardır verilen bir mücadele söz konusu. Bu mücadeleyi yeterli görüyor musunuz? Daha güçlü sonuç almak için bu konuda neler yapılabilir?

Özellikle Alevi kurumlarının üst yapıları ve çatısı olan federasyonun anlayış bazında ayrı düşmesi olumsuz etkiliyor. Alevi hak, talep mücadelesinde yaşamımıza karşı yapılan ciddi müdahalelere ve asimilasyoncu politikalara karşı ortak duruşun bir türlü sergilenememesi yaşanıyor. Çeşitli bahaneler ile bugüne uygun düşmeyen, geçiştiren kurumlarımızın tutumlarından dolayı da bu sorunları yaşıyoruz.

“CEMEVLERİ ROLÜNÜ YETERİNCE OYNAYAMIYOR”

Örgütlenme modelinde aslında cemevlerimizin sadece hizmet eviymiş gibi düşünülmesi, sadece lokmaların dağıtılması, cenaze erkanlarının yürütülüyor olması ve cemlerin yürütülmesi yeterli değil. Oraya gelen kitle ile Aleviliğin hak talep mücadelesini, siyasal ve politik duruşla çözülmesi gerektiğini, o duruşun da ortak bir hareketle sağlanması ile sonuç alınabileceğini hissettirmek gerekiyor. Taban örgütlenmesinde bu anlamda sıkıntı var.

“TABANDAN TAVANA KADAR CİDDİ SORUNLARIMIZ VAR”

Kendimizi ifade de zorluklar çekiyoruz. Özellikle siyasal anlayış farklılıklarının Alevi hak talep mücadelesinde sanki kullanılıyormuş gibi iftiralarla insanları veya anlayışları sorgulamamıza neden oluyor. Dolayısıyla ortak hak talep mücadelesinin siyasal politik duruştan uzaklaşmasına neden oluyor. Toplamda baktığımızda gerek taban durumu gerek üst çatıların durumu bizim sonuç almamıza engel oluyor. Sorun tek aşamalı değil. Tabandan tavana kadar ciddi aşamalı sorunlarımız var. O sorunları çözmemiz gerekiyor.

Demokrasi mücadelesi yürüten diğer toplumsal kesimler ile birlikte yürütülen mücadele yeterli mi? Daha güçlü sonuç almak için nasıl hareket edilebilir?

Türkiye’deki demokrasi mücadelesi sadece Alevilerin sorunu değil. Bir sistemden müzdarip olan farklı ezilmişlerin sorunu ve bu sorunu da tek başına çözecek ne bir toplum var ne de farklı inanç var. Tüm ötekileştirilmişlerin yan yana gelerek çözebileceği sorunlarımız var. Alevi toplumu demokratik örgütlerle birbirinden kopuk değil. Ama yan yana gelmesinin dışında pratikte kitle taşımasında sıkıntı var. Bazı bölge ve yerellerimizde Alevi kurumlarımız çok ciddi rol oynayabiliyor. Demokrasi mücadelesinin öncülüğünü yerine getirebiliyor. Fakat genel anlamda, Alevilerin bulunduğumuz konjonktür de asıl olarak bunu yapamadığını görüyorum.

“ALEVİ HAK MÜCADELESİ İLE DEMOKRASİ MÜCADELESİ İÇİÇEDİR”

Tüm Türkiye’de birçok yerelde kurumlarımız örgütlülüklerimiz olmasına rağmen diğer demokrasi güçleriyle yerelde buluşulmuyor. Sorun sanki bir kesimin sorunuymuş gibi yaklaşılıyor. Taban örgütlenmesini ve zihniyetini değiştirmek zorundayız. Alevi hak talep mücadelesiyle demokrasi mücadelesi birbirinden ayrılmaz bir mücadeledir. Siyasal politik duruşta olmak zorunda değilsin. Ama ortak bir tavır göstermek zorundayız. Güzel örnekleri var. Didim Cemevi demokrasi hareketinin dinamik gücü ve öncülüğünü yapıyor. Buna benzer örnekler var ama çok az. Dolayısıyla sadece Alevilerin kendine çeki düzen vermesiyle bu iş olmuyor. ABF açlık grevi başlatmıştı. Biz Aleviler olarak demokrasi güçleriyle yan yana geliyoruz ama demokrasi güçleri Alevilerle yan yana geliyor mu onu da sormak lazım.

“GÜCÜMÜZÜ ÖRGÜTLÜLÜĞE ÇEVİREMİYORUZ”

Genel anlamda sorun örgütlerimize yönelik çalışmalarımızdan kaynaklı. Siyasal politik duruşun nasıl olması gerekiyor noktasındaki sorundan kaynaklı, günümüzü gösteremiyoruz. Demokrasinin bu kadar dibe vurması ve sekteye uğramasının nedeni kendi öz gücümüzü örgütlülüğe çevirememek.

Turabi KİŞİN/PİRHA

İlgili dosya haberler…

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-1

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-2

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-3

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-4

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-5

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-6

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-7

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-8

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-9

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-10

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018