CANLI YAYIN

Aleviler Alevi örgütlenmesini tartışıyor-12/VİDEO

PİRHA- Alevilerin, uzun yıllara varan bir hak mücadelesi var. Geldiğimiz noktada mevcut örgütlenme düzeyinin Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini tartışmaya açtık. Bu temelde dizi yazımızın 12’nci bölümünde uzun yıllardır Alevi Mücadelesinde yer alıp emek veren AABK Kurucu Başkanı Turgut Öker’in görüşlerine yer verdik.

Haberin Videosu

Ocaklar ve Dergahlar sistemi üzerinden yüzyıllarca kendi kendisine yeten ve bu anlamda demokratik, çoğulcu karakterini koruyup günümüze kadar getiren Alevi toplumu kent kültürüyle birlikte yeni sorunlar ve bu sorunların doğurduğu ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldı.

Buna cevap üretmek için özellikle 1990’lardan itibaren günümüze kadar çok sayıda dernek, vakıf, cemevi, dergah, federasyon gibi yapılar kurarak inancıyla birlikte toplumsal varlığını sürdürmeye çalıştı. Ancak artan asimilasyon ve tekçi politikaların yoğunluğu da dikkate alındığında bu örgütlenme düzeyinin hem Alevi toplumunun ihtiyaçlarına hem de ülkemizin genel sorunlarına cevap olmada yetersiz kaldığı aşikar.

Bu bilgiler ışığında aynayı kendi yüzümüze yani Alevi örgütlenmesine tutarak mikrofonu Alevi pirlerine, kadınlarına, kurum temsilcilerine ve bilinen isimlerine sorduk.

Dizi yazımızın bu bölümünde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker sorularımıza yanıt verdi.

Sayın Öker genel anlamda Alevi toplumunun örgütlenmesine baktığınızda tabloyu nasıl görüyorsunuz? Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap veriyor mu? Yeterli buluyor musunuz? Bulmuyorsanız neden?

Turgut Öker: Alevi toplumunun son otuz yılına örgütlenme anlamında şahitlik yapabilme şansım oldu. Yani 1988’de Hamburg’da ilk Alevi Kültür Merkezinin kuruluşundan bugüne kadar yaklaşık 30 yıl geçti.

Bu süre içinde sadece Avrupa’ya ilişkin değil, Türkiye’ye, Balkanlar’a, Latin Amerika, bugün İran, Irak, diğer Avrupa ülkeleri dışındaki coğrafyalarda yaşayan Alevilerin de genel örgütlenmesine baktığımızda her yıl bir öncekine göre pozitif anlamda daha çok Alevi dünyasının kendisiyle iletişimi öne çıkıyor.

Ben bile Balkanlar’da bir milyondan fazla Bektaşi’nin olduğunu birkaç yıl önceye kadar bilmezdim. Ben bile Latin Amerika’da yaklaşık iki buçuk milyon Arap Alevisinin Yavuz Katliamından kurtulup oraya sığındığını bilmezdim. Ehli Haklar grubunun, Yaresanlar grubunun İran’da bu düzeyde kitlesel olduğunu bilmezdim. Irak’ta da Türkmen Alevilerin varlığından haberimiz yoktu. Suriye’deki Arap Alevilerin varlığını zaten savaş sürecinde birebir yaşadık.

“SÜRECİN HENÜZ BAŞINDAYIZ”

 

Bu kapsamda dünyadaki Alevilerin birbiriyle tanış olmasında, birbirlerine el uzatmasında her yıl bir önceki yıllara göre olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Buna rağmen bir bütün olarak bugün tüm dünyaya yayılmış Alevilerin kendi arasında bir ortak örgütlenmesi yok. İrtibatı yok. Tesadüflerle birbirimizin varlığından haberdar oluyoruz. Bu anlamda da bugün tüm dünyada bu çağın ihtiyacına cevap vermiş örgütlenmeler kendi toplumunun ihtiyacına cevap verip toparlarlar. Onlara hizmette bulunurlar.

Bu anlamda 30 yılın genel değerlendirmesi ışığında söyleyeceğim örgütlenmemiz olarak bu sürecin henüz daha biz başındayız. Yani Alevi toplumu kendi tarihsel çizgisine uygun, kendi tarihsel yol alışına uygun bir örgütlenmeyi gerçekleştiremedi. Ama bu noktada karamsar da değilim. Yani 30 yıldan önce, 100 yıldan önce de Aleviler yaşıyorlardı. Pozitif bakıyorum.

“DÜNYA ALEVİLER BİRLİĞİ PLATFORMUNA İHTİYAÇ VAR”

Ama bu pozitif yol alışa bizim bugün kaçınılmaz bir ‘Dünya Aleviler Birliği’ perspektifini önümüze koymamız lazım. Burada kastettiğim bir örgüt değil, Vatikan’a benzer bir Şeyhul İslamlık makamına benzer Alevi dünyasına dair karar veren emreden gereğini yerine getiren bir yapı değil. Kendi içinde tanış olma ve yan yana gelme anlamında birbirini tanıma anlamında bir süreç en azından diğer bütün topluluklarda, inançlarda olduğu gibi yılda bir defa bir araya gelirler. Kendi inançlarının dünya genelinde konferansını yaparlar.

O nedenlede Alevi dünyası önümüzdeki dönemde mutlaka dünya çapında yaşayan Alevilerin, Bektaşilerin olayı ırksal olarak tanımlamadan Kürt, Türk, Arap, Arnavut diğer ülkelerden Alevilerin ulusal kimliğini öne çıkarmadan bir ‘Dünya Aleviler Birliği Platformuna’ ihtiyaç var.

“AVRUPA’DA İKİ BUÇUK MİLYON ALEVİ YAŞIYOR”

Bu saydığım ülkelerdeki Alevilerin varlığını yan yana geldiğimizde görüyoruz. Önceki yıllara göre daha belirgin oluyor. Latin Amerika’daki Arap Alevilerle biz daha yeni tanıştık, onlarda kendi arasında yeni örgütleniyor. Balkanlarda şu an bir milyondan fazla Alevi var. Avrupa’daki bir buçuk milyon göç etmek zorunda bırakılan Alevilerinde sayısını ilave ettiğimizde şu an Avrupa sınırları içerisinde iki buçuk milyon Alevi Bektaşi yaşıyor.

Siz Arap Alevilerini İran’daki Suriye’deki ve diğer ülkelerdeki Arap Alevilerini de hesap ettiğinizde neredeyse Türkiye’de yaşayan Alevilerin yarısı bu coğrafyanın dışında yaşıyor. O coğrafyada yaşayanlarla tanışık olmamız açısından merkezi tabii ki bu topraklar olacaktır. Çünkü Aleviliğin kutsal değerleri bu topraklarda o nedenle bir Dünya Aleviler Birliği Perspektifini kaçınılmaz görüyorum.

“VERİLEN MÜCADELE SORUNLARI GÖRÜNÜR KILDI”

Alevilerin Türkiye’nin demokratikleşmesi, eşit yurttaşlık ve inançlarını özgürce yaşama vb. temel talepleri var. Bu konuda verilen mücadele için neler söyleyeceksiniz?

Turgut Öker: Alevilerin sorunlarını çözme konusunda yıllarca gündemde tuttuğumuz eşit yurttaşlık mücadelesinde 1993 yılından sonra çok olumlu adımlar atıldı. O kadar da karamsar olmaya gerek yok. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 1993 Katliamı gerçekleştiğinde Türkiye çapında üç tane şubesi vardı. Ama bugün yüzleri buldu. Alevi Kültür Dernekleri, Demokratik Alevi Kültür Dernekleri yine aynı şekilde şubeleri gittikçe yaygınlaştı. Benim de kurucusu olduğum Federasyon yüzlerce derneğe çatı örgütlüğü yapıyor. Bu temelde eşit yurttaşlık için verdiğimiz mücadele Alevi sorunlarını görünür kıldı.

“BU HÜKÜMETTEN BİR BEKLENTİM YOK”

Bu noktada bu devletten ve sistemden vatandaşına hakkını verme noktasında yönünü ortaçağa dönmüş ırkçı, şeriatçı ve İslamcı bir anlayış, Türkiye’nin toplumsal sorununa yaklaşan bir zihniyet var. Alevilerin yıllarca gündemde tuttuğu Cemevleri ibadethane yeri olsun, zorunlu din dersleri kalksın, kamusal alanda eşit haklara sahip olalım, Madımak müze olsun gibi herkese ezberlettiğimiz taleplerimizin bu devlet nezdinde bu hükumet tarafından olumlu karşılanacağına olan ümidimi yitirdim.

“YÜZÜMÜZÜ KENDİ HALKIMIZA DÖNMEMİZ LAZIM”

Devlet merkezli sadece ona hitap eden bir yaklaşım yerine bizim yüzümüzü kendi halkımıza dönmemiz lazım. Alevi toplumu cemevlerini ibadethane olarak içselleştirsin, yaşasın ve içini doldursun. Kendi çocuklarımıza bu ortaçağ zihniyetiyle verilen eğitim ve bu gerici müfredatla çocuklarımızın zehirlenmesi yerine onlara kendi inancımızı ve yolumuzu aktaralım. Bunu cemevlerimizle yapabiliriz.

“CEMEVLERİ EĞİTİM EVLERİ OLABİLİR”

Okullarda Alevilik öğretilmezse Avrupa’da olduğu gibi cemevleri çocuklara yönelik başlangıç biçiminde bunun üzerinde durabilir. kendi kimliğini öğrenmesi açısında Alevi ve Kızılbaş olduğunu öğrenmesi açısından cemevleri eğitim yerleri olabilir. Kamusal alanda eşitsizliği OHAL’de gördük. Sanki darbeyi Aleviler yapmış gibi şu an işsiz, sokağa atılan, cezaevine atılan ağırlıkta Alevi potansiyeli var. Bu yüzden bu devletten, gerici faşist anlayıştan Alevi toplumunun, azınlıkların bu sistemin mağduru diye tanımladıklarımızın önümüzdeki dönemde olumlu bir şey elde edeceklerini sanmıyorum.

“MAZLUMLARLA BİR ARAYA GELMEYE MECBURUZ”

Demokrasi mücadelesi yürüten diğer toplumsal kesimler ile birlikte nasıl hareket edilebilir?

Öker: Nasıl bir dünyada yaşamak istiyorsak ona uygun adımları kendi kurumlarımızda da  atabiliriz. Bütün bu belirlemeler ışığında Türkiye’de sayımız ve gücümüz belli bu devlettin bizi nereye oturttuğu belli. Bu anlamda üzerimize gelen bu zalim zihniyet karşısında biz Aleviler olarak bütün mazlumlarla biraraya gelmeye mecburuz.

Yakın tarihimizde gördük IŞİD barbarlığını. Orta doğuda ona karşı kadınlı erkekli direnen bedel ödeyen insanlar olmamış olsaydı Türkiye’de Alevilerin Maraş’ta, Sivas’ta, Koçgiri’de ve Dersim’de olduğu gibi canına kasteden bir zalimlik ve katliamlar söz konusu olacaktı.

“KONUMUMUZ BİRLİĞİN HAMURU OLMAYA ELVERİŞLİ” 

Bu anlamda da Aleviler olarak biz bütün demokrasi güçleriyle birarada olmak zorundayız. Bizim konumumuz demokrasi güçlerinin biraraya gelmesinde hamur olmaya elverişlidir. En azından kendi içimizde bir çoğulcu yapıya sahibiz. Sosyal demokratlarımız, liberallerimiz, Türkümüz, Kürdümüz  ve Arabımız var. Bu nedenle Alevi toplumu hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın mazlum halkların ve inançların biraraya gelerek hepimize zulmeden zihniyet karşısında birlikte direnme hedefinde Alevi toplumu sorumluluk almalıdır. Kapısının çalınacağı günü beklememelidir.

Bu noktada kendi geleceğimiz açısından da, can güvenliğimiz açısından da, yaşadığımız coğrafyada yeni katliamlara maruz kalmamamız açısından da diğer bütün halklarla biraraya gelmek durumundayız.

Turabi KİŞİN/PİRHA

YARIN: DOSYA 13
Demokratik Alevi Derneği İzmir Şube Eş Başkanı Hüseyin Ozan, 

İlgili haberler…

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-1

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-2

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-3

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-4

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-5

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-6

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-7

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-8

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-9

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-10

Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-11

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Haci Cirik :

    2 Ocak 2018-08:29

    ALEVİ CANLAR
    Merkezi insanda yüksek değeri
    Burada bilindi Alevi canlar
    İnsanla var olur dünyadır yeri
    Burada görüldü Alevi canlar

    Var olan her şeyde kendini arar
    Hak oldu halk için vermedi zarar
    Sevgili sevdalı insanda yanar
    Burada soruldu Alevi canlar

    Köklü bir kültürün yapı taşında
    İnsanlar yarattı aşkın peşinde
    Dermanı aradı yârin döşünde
    Burada bulundu Alevi canlar

    Yok,olmaz karışır toprağa taşa
    Ölümsüz ebedi yorulmaz boşa
    Muhabbet ehlinde geldikçe coşa
    Burada sarıldı Alevi canlar

    FEZALİ can ile özünde vardı
    Yaratan nezdinde insana yardı
    Yeniden var oluş aşka beyandı
    Burada erildi Alevi canlar

pirha.net © 2018