CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 30 Ocak 2018 - 16:49 305 Görüntüleme

‘Aleviler hem vergisini ödüyor, hem de hakarete uğruyorlar’

‘Aleviler hem vergisini ödüyor, hem de hakarete uğruyorlar’

PİRHA- Berlin Alevi Toplumu-Cemevi (BAT-Cemevi) tarafından düzenlenen panelde konuşan Doç. Dr. Mustafa Şen, “Aleviler vergisini ödüyor, o vergilerle Sünnilik anlatılıyor, Alevileri asimile ediyorlar,  yeri geldiğinde kendilerini tutamıyorlar Alevilere saldırıyorlar, hakaret ediyorlar, yeri geldiğinde de saldırganlaşıyorlar. Yani Aleviler hem vergisini ödüyor, hem de hakarete uğruyorlar” dedi.

Berlin Alevi Toplumu-Cemevi (BAT-Cemevi) tarafından  ‘”Türkiye’de Din-Devlet İlişkileri ve Alevi Örgütlenmesi” başlığı ile bir panel düzenlendi. Moderatörlüğü BAT-Cemevi İkinci Başkanı Yemliha Koç tarafından yapılan panele konuşmacı olarak, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlileri Doç. Dr. Mustafa Şen ve Yrd. Doç. Dr. Besim Can Zırh katıldı.

BAT-Cemevi İkinci Başkanı Yemliha Koç yaptığı açılış konuşmasında Afrin operasyonuna tepki gösterdi. Koç,  “Türkiye, sudan bahanelerle Afrin’e girdi. Afrin’i yok etmek için yapılan bu girişi cemevi olarak protesto ediyoruz. Buna karşı yapılacak bütün eylemlerde, eylem birliği yapmak için çalışmalarda yer alacağız. Afrin işgalini protesto etmek için çatı örgütümüz olan AABK’nin yapmayı planladığı merkezi miting için Berlin Cemevi olarak otobüsler kaldıracağız ve ayrıca Berlin’de oluşturulan Afrin Platform’unda yer alarak eylem birliği de yapacağız” dedi.

“TÜRKİYE NE LAİK, NE DE DEMOKRATİK”

Panelist Doç. Dr. Mustafa Şen ise Türkiye’nin hiçbir zaman tam olarak ne laik, ne demokratik, ne de sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirtti. Şen, “Türkiye anayasasında, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olarak geçer ama bunun üçü de külliyen yalan, bunların hiç biri de yok. 1924 yılında Şeyhülislam’ın kaldırıldığı gün Diyanet kuruldu, Medreselerin kaldırıldığı gün İmam Hatip okulları kuruldu. Yani Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte Osmanlı’dakine benzer bir yapı kuruldu. Temel sorun Diyanet. Türkiye’deki bütün dini inançları kapsayan bir kurum değil, sadece Sunni İslam’ın Hanefi mezhebini baz alır. 12 Eylül ile birlikte inanılmaz bir büyüme yaşıyor ve Türk İslam Sentezi devletin ideolojisi haline geliyor” diye konuştu.

“ALEVİLER HEM VERGİSİNİ ÖDÜYOR, HEM HAKARETE UĞRUYOR”

Şen, 2003-2016 yılları arasını kapsayan karşılaştırmalı bir tablo ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçe ve personel sayısını rakamlarla anlattı. Şen şu istatistiki rakamları verdi:

“Bu tabloya göre personel sayısı 74 bin’den 113 bin’e çıkmış, cami sayısı 76 bin’den 86 bin’e çıkarken bütçesi ise 862 bin’den 6,5 milyon’a çıkmış bulunuyor. 2004-2016 yılları arasındaki personel artışı ise 11 bin’den 77 bine çıkmış durumda.”

Şen,  Türkiye’de Alevilere yönelik uygulamaları ise şöyle eleştirdi:

“Devletin bütçesinden herkesin parası ile ayrılan payın en büyük bölümü dine ayrılıyor ve bu bütçe de sadece Türk İslam sentezi için kullanılıyor. Aleviler vergisini ödüyor, o vergilerle  Sünnilik anlatılıyor, Alevileri asimile ediyorlar ve  yeri geldiğinde kendilerini tutamıyorlar Alevilere saldırıyorlar, hakaret ediyorlar, yeri geldiğinde de saldırganlaşıyorlar. Yani Aleviler hem vergisini ödüyor, hem de hakarete uğruyorlar. Cemevleri için ne yasal statü var, ne mali yardım var, bir de onu kendisi finanse etmek zorunda kalıyor. Yani bir iş için iki kere ödüyorlar. Daha da kötüsü şu: 12 Eylül ile birlikte Alevi köylerine cami yapmak için kampanya yürüttüler.”

“ŞİMDİ CEMEVLERİ İLE NASIL İLİŞKİ KURACAKLARINI BİLMİYORLAR”

ODTÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Besim Can Zırh da Alevi örgütlenmesini anlattı. Zırh, eskiden Alevilerin görünür olma çabasını devletin Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta olduğu gibi şiddet aracıyla yönettiğini belirtti.

Zırh, “Bu açılımlar dönemi ve arkasından gelen kriz döneminde şöyle birşey oldu; Alevilerin üzerindeki perde yani onun görünürlüğüne ağır şekilde baskı yapan perde kalktı ve Aleviler görünür oldu. Bu görünürlük sadece biz buradayız anlamında değil, Türkiye toplumunun diğer bileşenleri tarafından da onay gördü. Ama tersten de şimdi Türkiye’de Türk İslam Sentezi’nden dolayı nasıl kabul edeceklerini, Cemevleri ile nasıl ilişki kuracaklarını bilemiyor hükümet” diye konuştu.

(HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018