CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Aleviler, lokmalarını bir yıldır direnen kamu emekçileriyle paylaşacak-VİDEO

PİRHA- 20 Şubat 2017’den bu yana 52 haftadır İstanbul’da Bakırköy, Kadıköy ve Kartal meydanlarında ekmek ve onur mücadelesi veren KHK ile ihraç edilen eğitimcilerin eylemi birinci yılında. Yarın (17 Şubat) Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri de kutsal Hızır ayında lokmalarını Kadıköy’deki eğitim emekçiler ile paylaşacak. 

Haberin Videosu

“KHK’lar gidecek biz kalacağız” sloganı bir yıldır İstanbul Bakırköy, Kadıköy ve Kartal meydanının tanıdık bir sloganı. Haftanın 4 günü işe gider gibi direniş alanında yerlerini alan KESK’li kamu emekçileri, konfedarasyonun en uzun soluklu eylemini yapıyor. Dayanışmanın güçlü bir örneğini sergileyen kamu emekçilerinin eylemine bu hafta (17 Şubat) Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri ile demokratik kitle örgütleri destek verecek. Direnişin birinci yılı olan yarın İstanbul Kadıköy Boğa’da Aleviler hızır lokması dağıtacak. Ayrıca “Direnişimiz 1 yaşında” temalı fotoğraf sergisi açılacak. Saat 16:00’da direniş alanından Khalkedon Meydanı’na gerçekleştirilecek yürüyüşün ardından açıklama yapılacak.

Bir buçuk yıl önce KHK ile ihraç edilen resim öğretmeni Songül Tunçdemir de direnen kamu emekçilerinden biri.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi Genel Eğitim Sekreteri Songül Tunçdemir, daha öncesinde de 3. dönem Malatya Pir Sultan Abdal kültür Derneği’nde başkanlık yaptı. Bir buçuk yıldır İstanbul’da yaşayan Tunçdemir, son 2 aydır da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi’nin başkanlığını yürütüyor. Bundan bir yıl önce 7 Şubat 2017’de bir gece yarısı çıkarılan KHK ile öğretmenlik mesleğinden ihraç edildi.

“SUÇUMU BİLMEDEN YARGILANIYORUM”

İhraç edilmesinden bir hafta sonra eğitimciler ile birlikte mücadeleye başlayan Tunçdemir, “Suçumun ne olduğunu bilmeden herhangi bir yargılama süreci olmadan bizim ne olduğunu bilmediğimiz ama AKP’nin bildiği, bize halen söyleyemediği bunun üzerine de terörist ilan ederek ihraç ettiği kamu emekçilerinden biriyim” diye tanımlıyor kendini.

“HAKLILIĞIMIZI BİR YILDIR HAYKIRIYORUZ”

Tunçdemir için ihraç öncesi ve sonrası değişen pek bir şey olmamış. Mücadeleyi hayatının her alanında sürdürdüğünü söyleyen Tunçdemir şöyle konuşuyor:

“Verdiğim mücadele tamamen demokrasi mücadelesiydi. Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun eylem ve etkinliklerde bulundum. Yani AKP’nin muhalif olan sözde darbe girişimi bahanesiyle OHAL bahanesiyle özünde de kendisine muhalif olan herkese yaptığı bir darbe var. Daha öncesinde de bizim mücadelemiz aynıydı. İşten atıldıktan sonra da aynı. Çünkü biz mücadelemizin meşru demokratik olduğuna inanan örgütlü sendikalarda derneklerde mücadele veren insanlarız. Sadece işimizden atıldığımız için o eylemleri yapmıyoruz aslında. Bizi işimizden atmak için bahane gösterdiği şeylerin ne kadar meşru olduğunu haykırmak için ne kadar haklı olduğumuzu haykırmak için bir yıldır Kadıköy’de, Bakırköy’de, Kartal’da bir direniş sergiliyoruz.”

ALEVİLER HIZIR LOKMASI DAĞITACAK

Haftanın 4 günü 3’er saatlik oturma eylemlerinin Kadıköy ayağında yer alan Tunçdemir, “Tarihe geçecek bir eylem yapıyoruz” diyor.

Tunçdemir, direnişlerinin birinci yılında ise Kadıköy’de her zaman olduğu gibi oturma eylemlerinin yanı sıra Pir Sultan Kültür Derneği’nin katılımı ile Hızır lokmasını eğitim emekçileri ile pay edeceklerini söylüyor:

“Kalkedona doğru bir yürüyüş yapacağız. Demokratik kitle örgütlerine bu konuda çağrı yaptık. Anadolu yakasında bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri bize daha güçlü destek olacaklar. Xızır (Hızır) ayındayız bu ay. Biz Aleviler açısından çok önemli kutsal aylardan biri. Xızır önemli bir şahsiyettir bizim inancımızda. Darda zırda kalanlara yetişendir. Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Xızır lokmasını alandaki direnişçilerle paylaşacak. Lokmamızı birlikte paylaşacağız, eylemimize güç katacaklar. Diğer demokratik kitle örgütlerine de çağrı yaptık fakat özelinde Hızır ayı olması sebebiyle Hızır lokmasının paylaşılması hem Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri açısından anlamlı hem direnişçiler açısından çok anlamlı olacak.”

“DERSLER ARTIK BÜTÜNÜYLE SÜNNİ İSLAM İNANCINA BÜRÜNDÜ”

OHAL ve KHK’larla yönetilir hale geldiklerini belirten Tunçdemir, “Mazlumlar her zamanki gibi sistem tarafından ezilmeye devam ediyor. Özellikle Aleviler için çok tehlikeli bir süreç başladı. Daha önce yapılamayan şeyler OHAL vasıtasıyla yeni çıkarılan KHK’larla yeni çıkan yasalarla yapılmaya başlandı. Okullarda hızlı bir gericileşme var. Bizler zorunlu din derslerinin kaldırılmasını isterken neredeyse bütün dersler dini bir şekle Sünni İslam inancına büründürüldü. Sadece bu da değil, şeriatçı bir eğitim var” diyor.

YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMANIN ÖRNEĞİ

Tunçdemir, bu eğitim sistemine karşı topyekun bir mücadele yürütmek gerektiğini vurguluyor.

20 Şubat 2017’den bu yana Kadıköy’deki oturma eylemlerinde yer alan Tunçdemir, halkla her zaman iletişim halinde olduklarını söylüyor. Eylem alanlarının kimi zaman sözünü söyledikleri bir platform kimi zaman bir eğitim yuvasına dönüştüğünü söyleyen Tunçdemir, bu bir yılda yardımlaşmayı, dayanışma daha da güçlü ördüklerini anlatıyor:

“OHAL ve KHK’ların kaldırılması için imza kampanyası başlattık. Binlerce imza topladık. Halkla iç içe olması çok daha güzel. Sürekli açıklamalarımızı ülkedeki siyasete paralel güncelleyerek yapıyoruz. Medyanın veremediğini biz orada veriyoruz. Sürekli alanda işimizi geri istemenin yanında, bu çocuk evlilikleriyle ilgili bir yasa çıktı onu protesto ettik. Savaşı protesto ediyoruz. Yani güncele ait ne varsa orada demokratik taleplerimizi haykırıyoruz. Orası platforma dönüştü. Zaman zaman orada eğitimler verildi. İhraç edilen akademisyen arkadaşlarımız var. Orada eğitimler verdiler direniş ile ilgili. Haftanın 4 günü Kadıköy’deyiz bir gün de Kartal’dayız Kadıköy direnişçileri olarak… Bu direnişte çok güzel dostluklar kazandık. KHK da ihraç edilen ve mücadelesini sürdüren insanlar gerçekten çok özel insanlar, çok güzel insanlar. Orada dostluğumuz pekişti, orada yoldaşlığı öğrendik. Uzun süreçli eylem yapıyoruz çünkü. Yardımlaşmayı dayanışmayı öğrendik. Örneğin birimiz hasta olduğunda ameliyat olduğunda başka ihraç arkadaşlarımız onun başında. Ya da birimiz ev taşıdığı zaman diğer arkadaşlar yardım ediyor. Bize kazandırdığı en güzel şey de dayanışma. Biz ilk eylemimizden itibaren işimize geri dönünceye kadar bu eylemleri sürdüreceğimizi söyledik.”

İŞE GİDER GİBİ DİRENİŞ ALANINDA

Tunçdemir son olarak bir yıllık direniş sürecinin nasıl geçtiğini şu sözlerle özetliyor:

“4 günümüz direniş alanı için ayrılmıştır. İşe gider gibi direniş alanına gidiyoruz. 1 yıldır bunu ilke haline getirdik. Çok önemli bir işimiz yoksa hiç aksatmıyoruz. Orada pankartımız var, ses cihazımız var, sendikamızdan gidip hep beraber alıyoruz. Yemek yemiyoruz. Pasta börek yapan arkadaşlar var. Bizim destekçi arkadaşlarımız var, en az direnişçiler kadar, bizim kadar alana emeği geçen arkadaşlarımız var. Onlara çok şey borçluyuz, bizi hiç yalnız bırakmadılar. Hatta bizden daha fazla orada olan arkadaşlarımız var, bu bizim çok daha önemli daha kıymetli.”

Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

İSTANBUL

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018