‘Alevilerin yemeği yenmez, diyen din öğretmeninden çocuklarımız nasıl bir eğitim alacak?’-VİDEO

PİRHA-Okullar açıldı ve milyonlarca öğrenci ders başı yaptı. Eğitim başta olmak üzere her alanda din dayatılmaya devam ediyor. Arnavutköy Cemevi’nin eski başkanı Yüksel Yılmaz, yoksul Alevi çocukların imam hatip okullarına kaydettirilmesine ilişkin aileleri uyardı. Yılmaz, “Mevcut sistemin vermiş olduğu din dersleri Alevilikle zıttır. Aleviliği inkar eden, yok sayan bir sistem. Çocuklarımızı buraya teslim edemeyiz. “Alevilerin yemeği yenmez” diyen bir öğretmene, biz çocuklarımızı nasıl götürüp, eğitim aldıracağız?” diye konuştu.

Milyonlarca öğrenci bugün 2021-2022 eğitim öğretim dönemi başlangıcını yaptı. Yüz yüze eğitimin başlamasıyla beraber zorunlu din dersleri, imam hatip okullarındaki artış ve otomatik atama sistemine yönelik tartışmalar da yükselmeye devam ediyor. Zorunlu din derslerinin kaldırılması yönündeki talepler bugün artık eğitim sisteminin kökten değişmesine yönelik olarak dillendiriliyor. Eğitim başta olmak üzere din her alanda esas belirleyici olarak dayatılmaya devam ediyor.

İstanbul Arnavutköy Cemevi’nin eski başkanı Yüksel Yılmaz, Alevi çocukların imam hatip okullarına kaydedilmesine ve zorunlu din dersine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

“SİSTEMİN VERMİŞ OLDUĞU DİN DERSLERİ ALEVİLİĞİ İNKÂR EDİYOR”

Aleviler olarak din derslerine karşı yıllarca mücadele ettiklerini belirten Yüksel Yılmaz, “Ama maalesef başaramadık. 2018-2019’da yaşadıklarımızı da söyleyeyim. ‘Alevilerin yemeği yenmez’ dediler. Mücadele ettik ve o öğretmeni görevden aldırdık. Birinci mahkeme takipsizlik kararı verdi. Bir üst mahkemeye itiraz ettik. Onu bekliyoruz.

Onun dışında 2018’de yaşadığımız bir olay oldu. Bir velimizin çocuğunu sistem otomatik olarak imam hatip lisesine atadı. Bize başvurdular. Bir dilekçe örneği verdik. Birlikte mücadele vererek normal bir liseye aldırdık. Biz Alevi-Bektaşi öğretisiyle büyüttük çocuklarımızı. Ülkemizdeki mevcut sistemin vermiş olduğu din dersleri Alevilikle zıttır. Aleviliği inkar eden, yok sayan bir sistem. Çocuklarımızı buraya teslim edemeyiz” diye konuştu.

Yılmaz, anadolu ve fen liselerinin yeterli olmamasından kaynaklı öğrencilerin otomatik olarak imam hatip okullarına kayıt edildiğini söyledi.

“PEKİ BÖYLE BİR OLAY İLE KARŞILAŞILDIĞINDA NE YAPILMALI?”

Öncelikli olarak dilekçe hazırlanması gerektiğini kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:

“‘Ben bugüne kadar Alevi-Bektaşi öğretisiyle eğitim aldım. Bu nedenle de imam hatip okulunda eğitim almak istemiyorum’ şeklinde bir dilekçe hazırlanmalı. Bu dilekçe ilk olarak ilçe milli eğitim müdürlüğüne verilmeli. Eğer oradan sonuç alamazlarsa, ki alamıyorlar. Onlar da direniyorlar. Çünkü bir Alevi çocuğunu imam hatibe kayıt ettirmek onlar için büyük başarıdır. O bölgede cemevi başkanları, federasyon başkanlarına, hiçbirine ulaşamıyorlarsa Arnavutköy Cemevi’ne ulaşırlarsa biz buna ön ayak oluruz. Bunun dışında biz bunu halka anlatmalıyız. Çocuklarımız istemediği eğitimi alıyor. En büyük tehlike bu.

“ALEVİLER, BU ÜLKENİN SUBAB AYARIDIR”

Şu an Afganistan’daki dinci, bağnaz insanların orayı ele geçirmesi şunu gösteriyor ki; belki biz görmeyeceğiz ama bu sistem devam ederse 20 veya 30 yıl sonra orası kadar olmasa da biz de gericileşeceğiz. Aleviler bu memleketin subab ayarıdır.”

“MUHARREM AYINDA, ORUÇ TUTMADIĞI İÇİN BİRİNE SALDIRILDIĞINI DUYDUNUZ MU?”

Yılmaz, siyasilerin ise oy kaygısıyla bu konuya duyarlı olmadıklarını belirtti. “Siyasetlerine Alevileri kurban etmemeli. Böyle bir şey duyduğu zaman mutlaka el atmalılar” diyen Yılmaz, “Kimsenin artık korkmasına gerek yok. Çember daraldı. Muharrem ayı geçti. Hiç duydunuz mu birisinin oruç için kafasının kırıldığını? Ramazan ayında sokakta yemek yiyebilir misin? Bu düzeye getirdiler ülkeyi. Eğer biz insanları yalnız bırakırsak çok kan kaybederiz. Cenazelerimizi şu an Sünniler kaldırıyor. Buna duyarlı olmayacak mıyız? Ümitsiz olduğum için cemevi başkanlığını bıraktım. Çaresiz kalıyorsun. İtiraz ediyorsun destek olan yok. Mahkemeye verdik ama kimse yanımızda olmadı” ifadelerini kullandı.

“BİZ BİLİME İNANAN İNSANLARIZ, EKMEK YEMEYİZ, ÇOCUKLARIMIZI OKUTURUZ”

Koronavirüs aşısını bulan Uğur Şahin’in Maraş’tan göç eden bir Alevi olduğunu vurgulayan Yılmaz, Alevi çocukların yurt dışına gittiklerini söyledi.

Yılmaz, “Biz bilime inanan insanlarız. Ekmek yemeyiz; çocuklarımızı okuturuz. Ama şu an o düzeyde miyiz? Hayır, değiliz. Neden? İnsanlar, 2 bin 850 liraya çalışıyor. Devlette çalışan Alevi kalmadı. Asimile olanı alıyor.” dedi.

“‘ALEVİLERİN YEMEĞİ YENMEZ’ DİYEN ÖĞRETMENDEN ÇOCUKLARIMIZA NASIL EĞİTİM ALDIRACAĞIZ?”

Yüksel Yılmaz ailelere seslenerek şunları kaydetti:

“Buradan bir kez daha ailelere sesleniyorum. Kesinlikle teslim olmasınlar. Mücadele edersek kazanırız. Bunun örneğini daha önce yaşadık. İsterlerse yaptığımızı sivil itaatsizlik saysınlar. Gerekiyorsa yargılasınlar beni. Ama biz bu işe baş koyduk. Sonuna kadar da devam edeceğiz. Aleviler olarak o eğitimi almak istemiyoruz. Din dersi hocası “Alevilerin yemeği yenmez” diyor. Onun yanına biz çocuklarımızı nasıl götürüp, eğitim aldıracağız?”

Barış KOP / İSTANBUL