CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 11 Aralık 2018 237 Görüntüleme

‘Aleviliğin nefes alabilmesinin önündeki en büyük engel Diyanet’

‘Aleviliğin nefes alabilmesinin önündeki en büyük engel Diyanet’
Tarih: 11 Aralık 2018 - 13:50

PİRHA- Uluslararası Politika Akademisi (UPA) Yazarı Özcan Öğüt, Türkiye’de Alevilerle ilgili kararların belirleyicisinin yargıdan ziyade Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu söyledi. 

Uluslararası Politika Akademisi Yazarı Özcan Öğüt, Alevilere ilişkin bir yazı kaleme aldı. Alevilerin, eğitim ve inançlarıyla ilgili alanlarda Türkiye’de ayrımcılığa uğradıkları AİHM kararlarıyla onaylandığını hatırlatan Öğüt, son olarak çıkan Yargıtay kararının da yeni olmadığını dile getirdi. Öğüt, tüm bunlara rağmen hala kararların uygulanmadığına dikkat çekti.

Öğüt, yine Danıştay’ın cemevlerinin elektrik giderlerinin ‘Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden’ karşılanmasına karar vermesine, AİHM’in cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi hükmüne atıfta bulunmasına rağmen Alevilerin inanç mekanları olan cemevlerinin halen çeşitli yıkım ve haciz kararlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Öğüt, Aleviler üzerinde halen bir belirleyici unsur olarak dayatılan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işlevselliğini kanunlardan önce bizzat devlet erkinden aldığını ve halen Aleviliğin nefes alabilmesinin önündeki en büyük engel olduğunun altını çizdi.

“KARARLARA RAĞMEN YIKIM VE HACİZ UYGULANIYOR”

Öğüt’ün yazısı şöyle:

“Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Vakfı’nın (CEM Vakfı), cemevlerinin elektik-su paralarının diğer (ibadethane statüsündeki yerlerde olduğu gibi) devlet tarafından karşılanması talebiyle 2014 yılında AİHM’e açtıkları davanın olumlu sonuçlanması, Türkiye’deki yargı mercilerinin de 2015’ten beri cemevleriyle ilgili olumlu kararlar vermesine vesile olmuştur. Bu anlamda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin cemevlerinin elektrik-su giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğine dair kararı bu müspet yargı kararlarının en son örneğidir.

Bu nedenle son çıkan Yargıtay kararı da yeni bir şey değildir. Ki 2015’te de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi gerekçesi biraz tarihsel saptırmalarla dolu olsa da benzeri bir karar vermişti. Ki böylece Yargıtay’ın ilgili hukuk bürosu, 2015’teki kararını tekrarlamış oldu.  Daha önce de bu sorunla ilgili olumlu görüş bildiren Yargıtay 3. Hukuk dairesinde 2015’teki gerekçeli kararına baktığımızda; devlet tarihçisi Fuat Köprülü paradigmasının klasik anlatılarıyla dolu Şamanist bir Orta Asya inancının Anadolu yorumlaması bağlamında, Aleviliği salt belirli bir etnik kültür üzerinden romantize eden bir mantık söz konusuydu.

Bununla ilgili örneklerden birisi de; Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın cemevlerinin elektrik giderinin devlet tarafından karşılanması için açtığı ve kazandığı davaya Esenyurt Kaymakamlığı itirazı üzerine Danıştay 13. Dairesi, AİHM içtihatlarına da vurgu yaparak oy çokluğuyla yerel mahkemenin kararını onamıştır. Yine AİHM bir süre önce Türkiye’yi, ‘Cemevlerine ayrımcılık yaparak inanç özgürlüğünü ihlal etmekten’ mahkûm ettiği davada, Cem Vakfı’na toplam 54 bin 400 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Ayrıca yine Danıştay’ın cemevlerinin elektrik giderlerinin ‘Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden’ karşılanmasına karar vermesine, AİHM’in cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi hükmüne atıfta bulunmasına rağmen Alevilerin inanç mekânları olan cemevleri halen çeşitli yıkım ve haciz kararlarıyla karşı karşıyadır. Bunun en son örneği Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İçerenköy Cemevi’ne, elektrik borcu nedeniyle İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü tarafından verilen icra kararıdır.”

“ALEVİLİĞİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL DİYANET”

“Bu anlamda ulusal veya uluslararası mahkemelerin veya yargı organlarının ne karar verdiğinden çok, gücünü yargıdan ziyade devletin egemen aklından alan iradenin hükmü ve planları Alevi sorununda belirleyici durumdadır.  Ayrıca Alevilerle ilgili bir çok kararda başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere tüm bakanlıklar (yargı kararlarını umursamadan) Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan istedikleri görüşler (fetvalar) referans gösterilerek, hak temelli Alevi kurumlarıyla ilgili bazı uyuşmazlıkları buna göre karara bağlamaktadır. Bunun en tipik örneği; Çankaya Cemevi Yaptırma Derneğinin tüzüğünde cemevini bir ibadet mekânı olarak tanımlamasından dolayı başlayan kapatılma sürecinde, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı cemevlerinin durumuyla ilgili derneklerle ilgili hiçbir yasal bağı olmayan Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan fetva isteyerek karar vermiştir. Aleviler üzerinde halen bir belirleyici unsur olarak dayatılan günümüz uleması Diyanet İşleri Başkanlığı, işlevselliğini kanunlardan önce bizzat devlet erkinden aldığını ve halen Aleviliğin nefes alabilmesinin önündeki en büyük engel olduğu çok açık ve net ortadadır.

“İSLAMİ ABLUKA”

Öte yandan yargı kararları; Türkiye’de egemen aklın uygulamalarını etkileyecek kabiliyette olsa bile, bunun sonuçlarının Alevilikteki ‘Rızalık’ kavramına ne kadar uyumlu olup olmadığına ve Alevilerin kimliksel hak talepleriyle ilgili getirilerini ve götürülerini hesaplamadan, olduğu gibi hemen benimsememek ve uzun uzaya tartışmak lazım. Öncelikle cemevlerinin hiçbir giderinin başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, iktidar/devlet güdümlü herhangi bir kurum tarafından karşılanması, bir çözüm yerine belki daha çetrefilli problemlerin de başlangıcı olabilir. Sünniliğin ve/veya Egemen Emevi İslamın devlet eliyle kurumsallaşıp bir potada egemen harcına dönüşmesi ve halen bir asimilatör vazifesini sürdürebilmesini sağlayan Diyanet İşleri Başkanlığı içerisinde cemevleri giderlerine pay ayrılmasının sonuçları; Cemevlerine dede postunda hocalar/mollalar vs. atanabilmesinin, parası ödenen tüm cemevlerinin Dersim’deki ‘Tunceli Cemevi’ örneğindeki gibi bir zincirleme dönüşme riskinin önünü sonuna kadar açabilir. Bu durum da zaten İslami abluka altında her geçen gün daha fazla Emevilere benzeştirip kan kaybedip eriyen, ritüeli/ayini mutasyona uğratılmaya çalışılan Aleviliğin hayrına bir gelişme değildir.”

(HABER MERKEZİ)

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018