CANLI YAYIN

‘Aleviliğin Şiileştirilmesine bazı cemevi başkanları ve dedeler hizmet ediyor’-VİDEO

PİRHA – Aleviliğin Şiileştirilerek asimile edildiğine dikkat çeken Yazar Süleyman Zaman, Şiileştirme çalışmalarına bazı cemevi başkanları ve dedelerin hizmet ettiğini söyledi. Zaman ayrıca, “Ezilenlerin, dışlananların yanında yer alan bir öğreti ve inanç olan Alevilik, egemen inançların her zaman baskısı altında olmuştur” dedi. 

Türkiye’de kimi çevrelerin Alevileri asimile etme çalışmaları devam ediyor. Eskiden sünnileştirilmeye çalışılan Aleviler şimdi “Sünnileştiremiyorsak Şiileştirelim” politikasıyla asimile edilmeye, özlerinden koparılmaya çalışılıyorlar.

Şiileştirme politikaları kapsamında İran’dan Şialar getirilerek çeşitli Alevi derneklerine, dergahlarına, cemevlerine yerleştirip, deyim yerindeyse kaleyi içten fethediyorlar. Öyle ki cemevi cemevi dolaşıp gençler arasında Kur’an ve namazı anlatan misyonerler bile var.

Alevilerin Şiileştirilerek asimile edilmesine ilişkin Alevi Yazar Süleyman Zaman Pir Haber Ajansı’na konuştu.

Son dönemlerde Alevilik üzerine çok büyük oyunlar oynandığının altını çizen Zaman, “Ezilenlerin, dışlananların, ötekileştirilenlerin yanında yer alan bir öğreti ve inanç olan Alevilik, egemen inançların her zaman baskısı altında olmuş. Bu nedenle toplumsal ütopyası ve tarihsel boyutu nedeni ile kırımlara uğratılmıştır” dedi.

“SÜNNİLEŞTİREMİYORSANIZ BIRAKIN ŞİİLEŞTİRELİM”

Günümüzde de özellikle Alevilik üzerinde büyük oyunların oynandığını dile getiren Zaman şunları kaydetti:

“Bir zamanlar İran’da ‘Aleviliği eğer siz Sünnileştiremiyorsanız, bırakın biz onları Şiileştirelim’ denilmişti. Bu politikalara günümüzde bazı cemevi yöneticileri ve dedeleri  hizmet ediyormuş gibi bir duygu içindeyim. Bunu neden söylüyorum. Çünkü son dönemlerde cemevlerine gittiğimde özellikle bazı cemevlerinde kuran kurslarının açılması, kadınlarımızın erkeklerle ayrı oturtularak başlarına örtü örtülmeye çalışılması ve bazı Alevilerin Necefe (Kerbelaya) götürülmesi durumu var. Oranın sanki Alevilerin kabesiymiş gibi bir algı oluşturuluyor.
Alevilik sadece  Ali’yi sevmek, matem orucunu tutmak, teber ve tebeleya sahip olmak, onları savunmak gibi gösteriliyor. Aslında Aleviliği yapan o bütüncül yönlerini unutturarak, Aleviliğin sanki batıni boyutu, toplumsal boyutu yokmuş gibi bunlar unutturulmaya çalışılıyor. Aleviliği Şiilik boyutuna indirgemeye çalışarak Aleviliğin geçmişten getirmiş olduğu o önemli değerler yok edilmeye çalışılmaktadır.”

“RIZA ŞEHRİ ALEVİLİĞİN ALGISIDIR”

Aleviliği oluşturan değerlerin yok edilmesine izin verilmemesi gerektiğine işaret eden Süleyman Zaman, “Bizim bedenimizde onlarca organımız biraraya gelip bizi biz yapıyorsa bir beden oluşturuyorsa Alevilik de kadim dönemden bu yana gelen o değerlerin toplamıyla Alevilik olmuştur. Bu anlamda Alevilik bana göre en az yüz bin yıllık insanlık tarihinin hafızasıdır. Bu hafızanın içerisinde insanlığın kurtuluş ütopyası var. Kamil insan, kamil toplum modeli ve rıza şehri Aleviliğin toplumsal algısıdır. Alevi bilgelerin ortaya koymuş olduğu bu ütopya insanlığın kurtuluşunu da önceleyen bir anlayıştır. Özellikle günümüzde Alevi olduğunu söyleyen bir çok dostumuz Aleviliğin bu yönünü yok saymaya çalışıyorlar. Bu Alevilerin kendisini doğal asimilasyon yapmaktan başka bir şey değildir” diye konuştu.

Zaman şöyle devam etti:

“Devletin egemenlerin asimilasyonunu görüyoruz burada. Aleviliğin taşımış olduğu bu değerler sadece ülkemizdeki egemenleri değil dünya egemenlerini de rahatsız ediyor. Çünkü insanlığın kurtuluş ütopyası. Sadece ülkemizdeki insanlığın kurtuluşunu değil; 72 millete aynı bakan dünyadaki tüm insanlara ve dünyanın neresinde acı varsa bir keder varsa bir yoksulluk varsa o benim davamdır diyen, bu anlamda insanlığa hizmet eden insanı ve insanlığın kurtuluşunu temel alan bir öğretidir. Bu nedenle günümüz egemenlerini korkutması kadar doğal bir şey yoktur. Dolayısıyla Aleviliğin bu yönü yok edilerek sadece inançsal boyutuna indirgenip, inançsal boyutta sadece ritüel boyutuna indirgenerek Aleviliğin diğer toplumsal boyutları yok edilmeye çalışılıyor. “

“ALEVİLİĞİ İSLAMIN ÖZÜYMÜŞ GİBİ GÖSTERMEK DOĞRU DEĞİL”

Yazar Süleyman Zaman, “Alevilik geçmişler toplamıdır. Tabi ki 1500 yıldır var olan İslami birtakım değerlerin Aleviliğin içine girmesi çok doğaldır. Bu diyalektikte bunu söyler. Çünkü var olan her şey başka şeyleri de etkiler. Her şey bir birinin içerisine geçer. Benzer benzeri çeker yasası vardır. Bir de gelişim yasası ve tekamül yasası vardır.  Tekamül yasası zaten tam da bunu içerir. Derki bir şey varlaştığı zaman anında başka şeyleri de etkiler. Dolayısıyla özneler arası geçiş nedeniyle bugün 1500 yıldır var olan İslami bir takım değerlerin de Aleviliğin içerisine taşındığı bir gerçektir. Ama önemli olan Alevi bilgelerinin Aleviliğe  taşımış olduğu İslami değerlerin hangi anlamları yüklediğidir. Yani bu anlamları bilmeden eğer bize egemenlerin sunduğu bir şekilde bu İslami değerlere sahip çıkarsak tabi ki o zaman gerçek Aleviliği sanki İslamın özüymüş gibi İslamın kendisiymiş gibi bir anlam içerir. Bu doğru değildir. Bu aynı zamanda Sünni dostlarımıza da haksızlık olur. Sanki onların inandığı din bu değilmiş gibi. Bu doğru değil” şeklinde konuştu.

“KENDİ İÇİMİZDEKİ DOĞAL ASİMİLASYONA KARŞI BİR DURUŞ SERGİLEYELİM”  

Alevilik İslam’dan etkilenmiştir ama sadece İslam’dan değil. Alevilik dört kitaba aynı nazardan bakarız diyen bir anlayıştır” diyen Alevi Yazar Süleyman Zaman son olarak şunları kaydetti:

“Dün veya bugüne kadar ulaşan bütün inançlardan Alevilik  içerisinde bir takım şeyler bulmak olasıdır. Bunu benim söylememe gerek yok. Aleviliğin değerlerine şöyle derinlemesine bakan ozanların dizelerine bakan muhakkak bunu görür. Onun için biz 72 millete aynı nazardan bakıyoruz, dört kitabın dördü haktır diyoruz. Hatta bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün bilgelerin ortaya koymuş olduğu değerlere sahip çıkın ama önemli olan o değerlerin insanı insanileştirmesine yönelik olmasıdır. Alevilik kendini bu değerler üzerinde tanımlamıştır. Bunun için bu değerlere sahip çıkalım. Bu değerler Aleviliği Alevilik yapan değerlerdir. Asimilasyona karşı  tavır alırken kendi içimizdeki doğal asimilasyona karşı da bir duruş sergileyelim.”

PİRHA/İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

11 OCAK CUMA 2019-GÜNDEM

11 OCAK CUMA 2019-GÜNDEM

pirha.net © 2018