‘Ana Fatma’yı, Kadıncık Ana’yı, Zarife’yi, Sakine’leri onurlandırmaktan vazgeçmeyeceğiz’-VİDEO

PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, 8 Mart’a dair yaptığı açıklamada tüm kadınlarla birlikte alanda olacaklarını belirterek, örgütlülüğü büyütme çağrısında bulundu.

DAD Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair gerçekleştirdiği basın toplantısında konuşan DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu tüm kadınları 8 Mart’ta taleplerini haykırmaya çağırarak, “Biliyoruz ve mücadelemizle kadınlarımızı Ana Fatma’yı, Zeynep’i, ana Naciye’yi, Kadıncık anayı, Zarife anayı, Leyla Qasim’ı, Sakine’leri, Ekin Van’ı, Taybet Ana’yı, Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg’u onurlandırmaya semaha durmaya devam edip İkrarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Onurlandırmak en büyük hediyedir kâinata ve hakka. Yaşamı için direnen hiçbir kadını kalbimize sır etmeyeceğiz,  karanlığa karşı güneş olacağız” dedi.

Topçu, “Anafatma’dan, Zeynep anaya; Ana Naciye’den Kadıncık anaya; Ana Zarife’den Bese’lere ve Munzur’a karışan analarımızın kanlı gözyaşları nefes aldırılmayan kadın.  Sonsuz kainatta yaşamla olan ikrarı ve direnişi ise göstermiştir  hakkın yolunu.  Kainatın ilk anından geldiğimiz zamana cümle canla cem olan kadın, hakikat mücadelesini devam ettirmekte” diyerek kadın yaşamının Kerbela’ya çevrildiğine dikkat çekti.

Son yıllarda bütün dünyada daha da genişleyen kadın örgütlülüğünün çelik kanatlarıyla öz savunmasını gün geçtikçe daha da güçlendirdiğine vurguda bulunan Topçu, erk iktidarının kadınlara uyguladığı sömürü ve baskıya karşı çelik  direnen ve mücadele eden kadınların kazanacağını kaydetti.

Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“KADINLARIN DÖRT BİR YANI KERBELA’YA ÇEVRİLDİ”

Kainatın ilk anından bu zamana cümle varlığa bilgeliğiyle yol gösteren, üreten, şifalandıran, iyileştiren, rızalık dünyasından kopmayan, yeryüzündeki tüm canlıları şefkatiyle, sevgisiyle koruyan ve kollayan, sütüyle can büyütendir kadın. Hak kapısı dediğimiz ve kainatın ilk anından bu zamana  bu sözlerle anılandır kadınlarımız.

Anafatma’dan, Zeynep anaya; Ana Naciye’den Kadıncık anaya; Ana Zarife’den Bese’lere ve Munzur’a karışan analarımızın kanlı gözyaşları nefes aldırılmayan kadın. Sonsuz kainatta yaşamla olan ikrarı ve direnişi ise göstermiştir  hakkın yolunu.  Kainatın ilk anından geldiğimiz zamana cümle canla cem olan kadın, hakikat mücadelesini devam ettirmekte.

Kadın açısından uzun soluklu bu mücadelede hakkın yasası da direnen kadınla güzelleşir. Yaşam ve yaşamak döngüsü, hak yasası, doğum kapısı olarak gösterilen kadın, günümüzde ise gözden düşürülen dört bir yanı Kerbela’ya dönüştürülendir. Zulüm iktidarları tarafından metalaştırılan kadının sadece bedeni üzerinden değerlendirilmesi ise yaşadığımız dünyada erkek egemen sistemin tahakkümünü göstermektedir.

“KADININ ŞİARI; TACİZSİZ, ÖLDÜRÜLMEDİĞİ EŞİT YAŞAMDIR”

Temelde yaşam hakkını savunuyor kadın; tacizsiz, tecavüzsüz, öldürülmediği ve savaşsız bir dünya için örgütlü yaşam, örgütlü dünya, eşit yaşam şiarıdır kadının. Egemen erk ise tüm dünyanın yaşadığı salgını bile kendi lehine çevirmiş ve kadını bir kez daha yok eden yerde kullanmıştır. Ekonomik krizin faturası kadınlara çıkarılmış, emek alanında çifte standart uygulamıştır. Kadının emeğini sömürürken diğer yandan da tonlarca yükün altına koyarak bir kez daha iliklerine kadar sömürme haline gelmiştir.

Sistemlerin iktidar haline bakınca Ademin kaburgasından yaratılandır kadın. Gökyüzünden toprağın altına konulandır kadın. Yüzyıllar öncesinde doğduğu anda kız çocuğu olduğu için toprağın altına konulan ve yüzyıllar geçmesine rağmen hala toprağın altına konulandır kadın. Fabrikada zor çalışma koşullarının düzeltilmesini istediği için greve başlayan ve fabrikaya kilitlenen ve çıkan yangında öldürülendir kadınlarımız. Şengal’de köle pazarlarında satılan, mülteci kamplarında tecavüze uğrayan kadınlarımız.

“DİRENEN HİÇ BİR KADINI SIR ETMEYECEĞİZ”

8 Mart, kadınların mücadelesinde gelinen zirve ya da ödediğimiz bedeller geçmişin geleceği olarak geldi bize. 8 Martta ve hakikat yolunda bedeni toprağa düşürülen tüm kadınlar mücadelemizin öncüsüdür. Karanlığa karşı güneşiz. Biliyoruz savaşan ve direnen kadınlardan öğreneceğimiz çok şey var. Biliyoruz, öğrendiklerimiz yeterli değil. Biliyoruz ve mücadelemizle kadınlarımızı Ana Fatma’yı, Zeynep’i, ana Naciye’yi, Kadıncık anayı, Zarife anayı, Leyla Qasim’ı, Sakine’leri, Ekin Van’ı Taybet anayı Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg’u onurlandırmaya semaha durmaya devam edip İkrarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Onurlandırmak en büyük hediyedir kâinata ve hakka. Yaşamı için direnen hiçbir kadını kalbimize sır etmeyeceğiz,  karanlığa karşı güneş olacağız.

Tüm katledilen kadınlar adına özümüz dardadır. Jin, Jiyan, Azadi…

PİRHA/İZMİR