Ankara Dersimliler Derneği: Dersim dinmeyen acı, kapanmayan yaradır!

PİRHA-Ankara Dersimliler Derneği, Dersim Soykırımı’nın 84. yılında yazılı bir açıklama yaparak; “Bu katliam devlette hâkim olan tekçi ve gerici zihniyetin eseridir. İnsanlarımızın belleğinde en ağırlıklı yeri alarak yüreklerimizde tesellisi olmayan ve kabul edilemez bir yaradır” dedi. Açıklamaya Ankara’da bulunan birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütü de destek verdi.

Ankara Dersimliler Derneği yaptığı yazılı bir açıklamayla 4 Mayıs 1937’de Bakanlar Kurulu’nda alınan kararla Dersim’e bir harekât düzenlenerek gerçekleştirilen soykırımın 84. yılında katledilenleri anarak, katliamcıları kınadı.

Ankara Dersimliler Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube, Ankara Vartolular Derneği, AKA-DER, İnsan Hakları Derneği Ankara Şube, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü, Yeşiller ve Sol Parti, Kürdistan Komünist Partisi, Birleşik Devrimci Parti, SYKP Ankara İl Örgütlenmesi, Partizan Ankara Örgütlenmesi, SMF, EMEP Ankara İl Örgütlenmesinin imzalarıyla destek verdikleri açıklamada, “Bu katliam devlette hâkim olan tekçi ve gerici zihniyetin eseridir” vurgusu yapıldı.

“DERSİM HALKI ZALİMCE BİR ASİMİLASYONA TABİ TUTULDULAR”

Irkçı zihniyetin, 1935 yılında çıkarılan ‘Dersim Kanunu’ ile birlikte Osmanlı Dönemi’nde yapılamayan ‘Dersime Sefer Olur Zafer Olmaz’ hesabını kapatmaya çalıştığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“4 Mayıs 1937’de toplanan Bakanlar Kurulu Tunceli Tenkil harekâtına dair bir karar alır. Kararda Dersim’in imha edilmesi geride kalanların sürgün edilerek Dersim’in bitirilmesi öngörülür. Bu kararla birlikte Dersim’de tarihte eşine az rastlanır bir katliam gerçekleştirildi. Bu karar ile birlikte Dersim’de taş üstünde taş bırakılmadı. Alınan karar amacına uygun bir şekilde yerine getirildi. Dersim’in önde gelen Pirleri cezalandırılmış ve bununla da yetinilmeyerek halkın da aynı şekilde cezalandırılması gerekiyordu ve istedikleri oldu. Dersim halkı katliamla yok edildi, kalan sağları da Türkiye’nin farklı coğrafyalarına sürgün edilerek, zalimce bir asimilasyona tabi tutuldular. 4 Mayıs kararı Dersimliler için bir kara gündür ve bu kara günü hiç unutmadılar ve unutmayacaklar.”

“GÜNÜMÜZDE YARAMIZ HALA KANAMAYA DEVAM ETMEKTEDİR”

‘4 Mayıs Kararı, kutsal Munzur suyunun günlerce kan akması ve kadınların zalimlerin eline geçmemek için kendi canlarına kıymasıdır’ denilen açıklamanın devamında, “Bu katliam devlette hâkim olan tekçi ve gerici zihniyetin eseridir. İnsanlarımızın belleğinde en ağırlıklı yeri alarak yüreklerimizde tesellisi olmayan ve kabul edilemez bir yaradır. Günümüzde yaramız hala kanamaya devam etmektedir. Tekçi ve gerici zihniyet kendi istediği kalıplara uymayan hiç kimseye yaşam hakkı tanımamaktadır. Yine 1994 yılında köylerin yakılıp boşaltılması ile 1938 katliamını aratmayan bir zulümden geçmiştir. Dersim 38’de sürgün edilenlere tanınan yaşam alanları doksanlı yıllarda, evleri barkları yakılarak kapının önüne konmuş ve hiçbir yaşam hakkı ve alanı tanınmamıştır. Zulmün kimseye bir faydası olmaz. Bu suç mazlum halkların suçu değildir. Tekçi ve gerici iktidarların suçudur. Dersimli bir ana bu zulmü şöyle dile getirmektedir: ‘Taş olsaydım çatlardım, toprak oldum içime attım.’
Dersim’de ateş su ile söndürülmez. Suyun da bir canı olduğuna ve ateşe dökülünce canının yanacağına inanılır. İşte suyun bile canına Hak hatır tanıyan bu inanç coğrafyası, serçeşmesi baştan sona kana boğuldu” denildi.

TALEPLER BİR KEZ DAHA DİLE GETİRİLDİ

Yapılan açıklamada son olarak “Katliamın 84. yıl dönümünde hakikat ve özgürlük uğruna hakka yürüyen canlarımızı saygı ile anıyoruz ve katledilen canlarımızı unutmadık, unutturmayacağız diyoruz”denilerek şu talepler dile getirildi:

– TBMM’de ‘Dersim 1937-38 Tertelesi Araştırma Komisyonu’ kurulmadır.

– Dersim üzerinde yürütülen inkâr ve asimilasyon politikalarına son verilmelidir.

– 4 Mayıs’ın Dersim 38 Tertelesi günü olarak kabul edilmelidir.

– Arşivler açılıp devlet katliamla yüzleşmelidir.

– Dersim ismi iade edilip Dersim halkından özür dilenmelidir.

– Evlatlık olarak verilen çocukların akibeti hakkında bilgi verilmelidir.

– Seyit Rıza ve dava arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.

PİRHA/ANKARA