Ankara Kent ve Ekoloji Ağının, basın açıklamasına polis engeli

PİRHA-Ankara Kent ve Ekoloji Ağının, Kurtuluş Parkı’nda yapmak istediği basın açıklamasını polis engelledi. Daha sonra basına dağıtılan açıklamada, “Bilimsel veriler bu yangınları çıkaracak kuru ve aşırı sıcak hava dalgasının geleceğini aylar öncesinden tespit ettiği halde ilgili kurumlar kılını kımıldatmadı. Yangın önleme konusunda hiçbir hazırlık yapılmadı” denildi.

Ankara Kent ve Ekoloji Ağının, ‘Yangınlar karşısında yaşamdan yanayız, bir aradayız!’ şiarıyla Kurtuluş Parkı’nda yapmak istediği basın açıklamasını polis engelledi.

Ankara Kent ve Ekoloji Ağının daha sonra basına dağıttığı açıklamada, “Ege ve Akdeniz bölgesi son iki haftadır çıkan yangınlarla küle döndü. Türkiye tarihinin gördüğü en büyük yangınlar sonucunda Antalya, Muğla, Mersin, Aydın, Isparta, Denizli ve Burdur’da yaklaşık 200 bin hektar orman ekosistemi yanarak yok oldu. Milyarlarca canlı yandı. Endemik bitki ve hayvan türleri kısmen veya tamamen zarar gördü. Çiftçiler kül olmuş emekleriyle yalnız başlarına kaldı” denildi.

“YANGIN ÖNLEME KONUSUNDA HİÇBİR HAZIRLIK YAPILMADI”

Türkiye tarihinde görülmemiş yangınlarla, sellerle karşı karşıya olduğu vurgulanan açıklamanın devamında, “Bilimsel veriler bu yangınları çıkaracak kuru ve aşırı sıcak hava dalgasının geleceğini aylar öncesinden tespit ettiği halde ilgili kurumlar kılını kımıldatmadı. Yangın önleme konusunda hiçbir hazırlık yapılmadı. 2019 yılında yangın söndürme uçaklarını özelleştirerek yangınlara müdahale etmek bile ranta açıldı. Bu yıkımın telafisi olmayacak. Çünkü artan sıcaklıklar ve azalan yağış rejimleri bölgenin kendisini onarmasını büyük ölçüde engelliyor. Bilimsellikten uzak popülist fidan dikimleri düzenlemek yerine doğayı, ormanları rahat bırakın. Erdoğan iktidarı yıllardır ormanları rant projeleriyle talan ettirerek bölgeye yangınlardan daha çok zarar veriyor. Çıkardığı yasalar hassas orman yaşamını holdinglerin talanına sunuyor. Ormanlar böyle korunamaz, böyle ekonomik gelişme olamaz. Önce Rize, Artvin, Kars bugün de Kastamonu, Sinop, Bartın’da yaşanan sel baskınları bizlere yanlış planlamaların, kar odaklı projelerin nelere mal olduğunu ve rant projelerinden vazgeçilmezse daha kötülerinin geleceğini göstermektedir. Vadilere, sel yataklarına verilen yapılaşma izinleri, HES inşaatları, maden talanına açılan ormanlar bölgede yaşanan her yağışı ölümcül bir hale getirmektedir. Bunların adı afet değil cinayettir. Rant projeleri ile doğanın yok sayılması, doğanın yıkımı devam ettikçe bu cinayetler katlanarak artacaktır.” denildi.

Ankara Kent ve Ekoloji Ağı, ekoloji örgütleri olarak şartlarını şöyle sıraladı:

*THK’nı bütün kadro, uçak, ekipman ve donanımının işler hale getirilmeli, modernizasyon işlemlerinin yapılmalı, saraylar yapımı vb. israflar yerine yeni uçak ve donanımı tedarik edilerek THK’nin güçlendirilmelidir.

*Tüm türlerin sağlığını gözeten şehir planlamaları yapılmalı, rantsal yıkıma son verilmelidir.

*Orman arazileri turizm, maden gibi doğanın yıkımına uğramasına neden olan sektörler orman arazileri etrafından uzaklaştırılmalı, ormanları satılacak kereste olarak gören uygulamalar durdurulmalı, talana yol açan yasal düzenlemeler iptal edilmelidir.

*DSİ’nin “dere ıslahı” adı altında dere yataklarını bozarak, betona hapsetmesi doğal akışa müdahale etmesi derhal durdurulmalıdır.

*Derhal doğal yaşamı yok eden madenlerin, HES’lerin, termik santrallerin ruhsatları iptal edilmeli bunca felakete rağmen sürdürülen nükleer santralin inşaatı durdurulmalıdır.

*Yangınlara ve sellere dair bölge hakimiyeti olan, profesyonel çalışanlar işe alınmalı, niteliksiz kadrolaşmanın önüne geçilmelidir.

*Yangınlarda ve sellerde ölen, yaralanan, mahsur kalan insanların kurtarma çalışmalarının yanında hayvanlar için de özel profesyonel ekipler ve ekipmanlar sağlanmalıdır.

*Felaket bölgeleri için yapılacak onarım, yardım, düzenleme çalışmalarında kamu yararını gözeten sendika, oda ve STKlar ile birlikte hareket edilmeli ve kolektif işleyen kriz merkezleri oluşturulmalıdır.

PİRHA/ANKARA