CANLI YAYIN

Araştırmacı yazar Kelime Ata, cemevi-belediye ilişkisiyle ilgili aktarımlarda bulundu-VİDEO

PİRHA- Araştırmacı Yazar Kelime Ata, cemevleri yapımı ve onların bir takım masraflarının karşılanması noktasında kamu kurumlarıyla yürütülen ilişkilerin hep tartışmalı olduğunu belirterek, “90’lı ve 2000’li yıllara göre belli ölçülerde yumuşamalar olduğunu düşünüyorum,  aynı zamanda Aleviler devletle de belediyelerle de belirli ilişkiler kurabilirler” dedi.

Alevi kurumlarının yerelde belediyeler ile yürütülen ilişkilerine ilişkin PİRHA’ya konuşan araştırmacı yazar Kelime Ata, “Alevilerin cemevlerini yapımı ve onların bir takım masraflarının karşılanması noktasında kamu kurumlarıyla yürütülen ilişkiler hep tartışmalı olmuştur. Mesela 90’lı ve 2000’li yıllara göre belli ölçülerde yumuşamalar olduğunu düşünüyorum. Ben kişisel olarak meseleye söyle bakıyorum. Aleviler devletle de belediyelerle de belli ölçülerde ilişkiler kurabilirler, kurmalıdırlar” ifadelerini kullandı.

“BUNU İDEOLOJİK MESELE HALİNE GETİRMEK DOĞRU DEĞİL”

“Çünkü kendilerinin dahil olduğu bir toplum hayat var ve bu hayatın önemli bir parçasında kamu kurumları bulunuyor. Bir vatandaşlık hukuku çerçevesinde bakmak lazım bu meseleye. Tartışmalara neden olmamak için diyelim ki Pir Sultanın A şubesi siyaseten kendisi gibi düşünmeyen bir belediye başkanına gitti ve bir yardım aldı. Bu şöyle bir şey değil. O siyasi görüşten yardım almak şeklinde değerlendirilmemesi lazım. Ben vatandaş olarak vergi veriyorum, o belediye benden su parası, elektrik parası, emlak verdisi alıyor ve birçok hizmeti ücretli olarak veriyor” diye konuşan Ata, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben doğal olarak o belediyeden hak talep etmek durumundayım. Yani bunu siyasi tartışmaların içerisine çektiğiniz zaman bir defa bu hukuku ki bu hukuk çok önemli bir hukuktur. İnsanın devlet karşısında bir ölçüde var oluş hukukudur. Neden yardım almasın.

Bir belediye milliyetçi veya İslamcı bir partinin yönetiminde olan bir belediye olsun. Yani ben kendimi neden mahrum edeyim. Biz diyanet işleri başkanlığının kaldırılmasını niye savunuyoruz. Bizim vergilerimizle bu kurum finanse ediliyor ve bizimle ilgili bir hizmet verilmiyor diyoruz. Burada devlet dediğimiz şey bizim vergilerimizle var olan bir şey ve ben ondan hak talep etmek zorundayım. Bu gün o belediyede a partisi vardır, yarın B partisi vardır, öbürkü gün o belediyenin yönetiminde ben olabilirim.

Dolayısıyla burada bir siyasi partinin durumuna bakarak bir ilişki belirlemeye çalışmayı ben şahsen doğru bulmuyorum. Bu bizi şöyle bir noktaya getiriyor. Bu bir defa meşrulaşmamızı da engelleyen bir şey. Biz son derece meşru insanlarız ve bir takım hizmetlere de ihtiyacımız var, olması da gerekiyor ve bunu talep edebiliriz. Bunu ideolojik mesele haline getirmek çok doğru değil. Vatandaşlık hukuk içerisinden bakarak bu meseleye daha sağlıklı daha sağduyulu bakış getirebiliriz diye düşünüyorum.”

“CEMEVLERİ, SÜNNİ DÜNYA AÇISINDAN TEOLOJİK OLARAK TEHDİT EDİLİYOR”

Ata, Mersin Cemevi’nin belediyeyle olan ilişkisine dair şunları paylaştı:

“Mersin örneğinden yola çıktığımızda Mersin’de ciddi bir Alevi nüfus var. Bu Alevi nüfusta örgütlenmiş ve kurumsallaşmış durumda. Türkiye’nin belki de Alevi kurumsallaşması açısından en iyi örneklerden birisi, Bir kitle var ve bu kitle sayısal ve siyasal anlamda da bir değer ifade ediyor.”

Dönemin belediye başkanı Osman Baydemir’in Diyarbakır’daki PSAKD Cemevi’nin yapımı tahsis etmesine ilişkin ise şunları belirtti:

“O kenti yöneten belediye veya bir başka siyasi partiler açısından Diyarbakır farklı bir şehir. Diyarbakır’daki olay şu. Osman Bey o cemevinin yapılması konusunda önemli katkıları sağladı. Hakikaten PSAKD örgütlülüğü içerisinde önemli örneklerden bir tanesidir. Kayyum gelir gelmez onu bir suç unsuru olarak değerlendirdi, orada Alevilik henüz şu noktada değil. Resmen kabul edilmiş bir inanç değil. Cemevleri Sünni dünya açısından hem teolojik olarak tehdit ediliyor, hem de siyasal İslam cemevlerini kabul etmiyor onu reddediyor.”

“PARTİLERLE DEĞİL KAMU İLE İLİŞKİ KURUYORUZ”

“Şimdi bu reddedilen şey üzerinden bir hınç çıkarma durumu söz konusu Güya orada yasalara aykırı işlem yapıldığı var sayılıyor. Çünkü niye? Orada Alevi nüfusu az ve o anlamda Osman Baydemir’i de olumsuz duruma düşürmek bunu bir araç olarak kullanıyor. Özünde siyasal İslam’ın orada bir hıncı var. O hıncı almak istiyor. Diyarbakır gibi bir yerde bir alevi kurumunun olmasına tahammül edemiyor. Ve bu binayı yapan ve açan insanı cezalandırma yolunu tercih ediyor” diye konuşan Ata, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Olayın içeriği çok basit. Öbür tarafta ise MHP’li bir belediye bunu yapıyor olabilir. Oradaki denge tabii ki başka bir denge. Böyle bakmak lazım. Bizim burada söyle bir lüksümüz yok. Biz vatandaş olarak HDP’li belediye ile de MHP’li belediye ile de AKP, Liberal, CHP ile de ilişki olabiliriz. Biz orada partilerle ilişki kurmuyoruz. Biz kamu ile ilişki kuruyoruz. Bu konuda kafalarımız net olması lazım.”

Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018