Aşk ile semah dönmeyi, pervaz eylemeyi parkta gerçekleştiriyorlar-VİDEO

PİRHA- “ Konyaaltı Cemevi bünyesinde kurulan Özde Canlar Semahçıları, yaşanan problemler ve sıkıntılardan dolayı çalışmalarını parklarda sürdürüyor. Zakir aynı zamanda saz eğitmeni Fahrettin Aksünger’in girişimi ile bir araya gelen semahçılar, her perşembe günü parklarda buluşarak muhabbet cemi gerçekleştiriyor

 

Zakir Fahrettin Aksünger’in girişimi ile 5 yıl önce Konyaaltı Cemevinde kurulan Özde Semahçılar, çalışmalarını açık alanlarda sürdürüyor.

Her yaş grubunun içerisinde olduğu Özde Semahçılar, her Perşembe günü belirlenen parkta buluşarak muhabbet cemi gerçekleştirerek, semah çalışmalarını yürütüyor.

“SEMAH VE KORO ÇALIŞMALARIMIZI CEMEVİNDE DEĞİL AÇIK ALANLARDA YAPIYORUZ”

5 sene önce Konyaaltı Cemevinde tanıştıklarını kaydeden emekli Ayşe Şemsi Tamer, “Biz özde canlarla  Hepimiz ayrı ayrı memleketlerde ama daha sonra bazı nedenlerden dolayı kendimiz bir grup kurarak başka başka yerlerde çalışmaya başladık. Özümüzü, Aleviliği burada öğrenmeye çalışıyoruz. Çocuklarımıza ne kadar öğretebilirsek öğretmeye çalışıyoruz ama bu yolu yürütmeye çalışıyoruz” dedi.

Şimdi kadına önem verilmemeye başlandı ama eskiden öyle değilmiş. Yani biz annelerimizden babalarımızdan öyle görmedik; yani kadın erkek yok hepsi eşit ve aynı yerde yürüyorlarmış” dedi.

“EŞİM VE KIZIM İLE SEMAH DÖNÜYORUZ”

34 yaşına kadar hiç semah dönmediğini dile getiren Tülay Tanrıverdi, şimdi ise eşi ve kızı ile semah dönmeye başladığını belirterek, “5 yıldır Özde Canlar olarak bu ekip içerisindeyiz. Ben daha önce biraz uzaktım, Fahrettin hocam bize saz dersi vermeye başladı. Onun sayesinde Aleviliği daha yakından tanımaya başladık. Sonra Özde Canlar’a katıldık, semah dönmeye başladık. Ben 34 yaşındayım bu yaşıma kadar hiç semah dönmemiştim. Eşim kızım ve ben üçümüz birlikte Özde Canlar içinde semah dönüyoruz ve çok mutluyuz gururluyuz” diye konuştu.

“YÖNETİM VE KADROLAR DEĞİŞTİKÇE CEMEVLERİ RANT YERİNE DÖNÜŞTÜ”

Fatma Çetinkaya ise, 1993 yılında kurulan cemevlerinde kadınların çok daha fazla yer aldığını kaydetti. Alevilerin belli ihtiyaçları doğrultusunda inşa edilen cemevlerinin zamanla menfaat yerlerine döndüğü eleştirisini yönelten Çetinkaya, şunları kaydetti:

“Ben emekli olduktan sonra bu kurumlara gelmeye başladım. Memur olduğumuz için tabi derneklere üye olamıyorduk. 1993’ten derneklerin kurulduğu yıllarda kadın yönetici kadrosu derneklerde daha fazlaydı. Kadın kolları daha aktifti, heyecan vardı. Alevi derneklerinde birbirimizi tanıdık.  Bu kültürümüzü yaşatmak, ileriye taşımak ve en azından torunlar da bundan faydalansın diye çalışıyoruz, birlikte olmaktan zevk alıyoruz.”

“CEMEVİNDEN AYRIŞTIRILDIK, SORUN HALA ÇÖZÜME ULAŞMADI”

Çetinkaya, Gelinen süreçte cemevindeki çalışmalarını açık alanlarda yaptıklarını kaydederek şöyle devam etti:

“Biz burada olmaktan mutluyuz ama kurumlarda yer bulamadık. Tabii ki cemevinde çalışmak isteriz; en azından yazın sıcakta, kışın yağmurda çalışmaktansa kapalı mekan bizim için daha avantajlı. Bir müddet benim ofisimde çalıştık ama sayımız çoğaldıkça sığmaz olduk.

Aslında güzel şeyler ortaya çıkardık. Hasret Gültekin anması, Hızır’ı arama, Hızır ol gecesi yaptık. Şimdi ise Pir Sultan Abdal deyişlerini öğrenip öyle bir program yapmak istiyoruz. Şu anda biz bağımsız olarak çalışıyoruz, hiçbir kuruma bağlı değiliz. Hani bundan hem mutluyuz, özgürüz, aradığımız yerde taktir görüyoruz ama üzgünüz. Yani niye Alevi bir kurumun semahçıları olmasın. Sıkıntıların üzerinden  iki sene geçti halen çözüme ulaşmadı. Şimdi hava iyi ama soğumaya başlayınca yine mekan arayışına gireceğiz.”

“KURUMLAR, EMEK VEREN İNSANLARI HİÇE SAYIYOR”

Çalışma ekibinden Rahmi Tanrıverdi de eşi ve kızı ile beraber semah döndüğünü ve tüm zorluklara rağmen ortaya çıkanın değerli olduğunun altını çizerek, “5 yıldır bu grubun içindeyiz. Aslında bu grubun, buradaki insanların hiçbir çıkarı yok. Herkes kendini çok huzurlu hissediyor. Evden sandalye, masa, yiyecek getirerek burada buluşuyoruz. Çok zorluk var belki, ama emeğimizden dolayı mutluyuz. Hiçbir kurumdan, kuruluştan bugüne kadar gidip bir aman dilemedik. Biz sadece mutlu olduğumuz için bir aradayız, Fahrettin hocamın sayesinde bu mutluluğumuzu emeğe çevirdik. Yaptığımız emeğin ürününü ortaya serdik. Hiçbir kurum bu birlikteliği ortaya çıkaramıyor. Bu işlerin içinde bir çıkar, rant var; kendini var etme kaygısı varsa gerçekten bu işe gönül veren emek veren insanlar hiçe sayılıyorlar” ifadelerini kullandı.

“AZALDIK, ÇOĞALDIK VE SON BU HALE GELDİK”

Tanrıverdi, her zaman haklının, emek verenlerin yanlarında olduklarını kaydederek şunları vurguladı:

“Yıllardır öyle oldu Fahrettin hocanın bu Alevi çalışmasında çok emeği vardır. Bizim Aleviliğe bakışımız çok farklı; güçlünün yanında değil, haklının yanında olmak. Gruptaki bütün arkadaşlar çok samimi, bir çıkarı, çıkarları yok. Bizim hiç öyle bir çıkar davamız yok. Hep kendimizden bir şeyler yaptık. O özde canlar tabi biz bu özde canlara gelene kadar çoğaldık, azaldık, direnenler oldu, kalanlar oldu, gidenler oldu ama en son bu hale geldi. Ben de eşimle, eşitimle, kızımla  beraber semah dönmekten çok mutluyum.”

“ÇALIŞMAYI İPLE ÇEKİYORUM”

Dilek Taştekin, her Perşembe günü bira araya gelmeyi iple çektiğini kaydederek, şunları söyledi:

“5 yıldır bu Özde Canlar grubunun içindeyim ve burada olmaktan da büyük gurur duyuyorum. Semah dönmekten, deyişleri söylemekten o kadar mutluyum ki; çalışmamızı ben heyecanla, iple çekiyorum. Fahrettin hocamız yağmur, çamur demeden bütün zor şartlara karşı buraya gelip bize emek verdi. Elimden geldiğince de Fahrettin hocamın bize gösterdiği kadarıyla da bu yola hizmet etmeye çalışıyoruz. Severek ve büyük bir istek duyarak dönüyorum semahı.”

“CEMEVLERİNE GİDEMİYORDUM”

“Benim eşim memurdu hiç cemevlerine gidemiyordum” diyen Cemile Mertoğlu ise şöyle konuştu:

“Ben de beş senedir bu grubun içindeyim arkadaşlarımı ve hocamı çok seviyorum. Tabii herkes buraya özveri yaparak geliyor, ben de onlarla beraber çalışmayı çok seviyorum. Alevilik yoluna gitmek istiyorum. Çok özlemini çektim. Benim eşim memurdu hiç cemevlerine gidemiyordum oradan oraya, oradan oraya geziyorduk. Buraya gelince daha çok sevmeye başladım. O bize daha çok sevdirdi semahı, deyişleri. Buraya koro çalışmasına geliyoruz, hep beraber nereyi bulursak orada çalışıyoruz.”

Menekşe Öztürk ise “Özde Canlar grubuyla üç yıldır bir aradayız. Hocamın sayesinde gidebildiğimiz yere kadar hep beraber olacağız. Bu grupla birlikte olmaktan da çok mutluyum. Özgürce çalışıyoruz” diye konuştu.

“BİRLİKTE SEMAH DÖNMEYE, PERVAZ EYLEMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Grubun hocası olan zakir ve bağlama eğitmeni Fahrettin Aksünger, 35 yıldır Alevi kurumlarında hizmet yürüttüğünü dile getirerek, şunları dile getirdi:

“Özde Canlarla yaklaşık 5 senedir birlikteyiz. Ama yol erkanı içinde yaklaşık 35 yıldır Antalya’da yapılan bütün Alevi kültür sanat sosyal çalışmaların bütünün ilkinde bir biçimde emeğim var, katkım var, mutluyuz yola hizmet ettiğimiz için. Evde boş boş televizyon seyretmektense en azında haftada bir gün canlarla bir araya geliyoruz. Hem sanat yapıyoruz hem işin inanç boyutuyla ilgileniyoruz.  Daha samimi, daha düzeyli, yola emek vermeye, yola hizmet etmeye aşk ile semah dönmeye pervaz eylemeye birlikte devam ediyoruz.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA