CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Avrupa’daki Pirlerden Afrin tepkisi: Hızır ayında halklar ve inançlar mozaiği Afrin’e saldırı zulümdür

PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrin’e dönük saldırının başladığı açıklamasından sonra TSK’ya ait savaş uçaklarının Afrin ve Alevilerin yoğun yaşadığını Mabeta ilçesini bombalamasına tepki gösteren Alevi pirleri, bu savaşa karşı tüm Alevi toplumunu ses vermeye çağırdı. 

Afrin’e dönük saldırılara tepki gösteren FEDA Pirler Kurulu’ndan pirler bombalanan yerlerde Alevilerin de olduğunu ve diğer inançlarla kardeşçe yaşadığını söyledi. Pirler, iktidar tarafından sözde ulusal çıkarlar adına başlatılan bu savaşın kirli bir savaş olduğunu, halklara yıkım, zulüm ve göç getireceğini belirterek, Alevi toplumuna bu savaşa karşı çıkması ve ses vermesi çağrısında bulundu.

“İNANÇLAR MOZAİĞİ AFRİN’E SALDIRI ZULÜMDÜR”

Birçok farklı halkın, inançların bir aradığı yaşadığı ve halklar mozaiği olan Afrin’e yapılan bombardıman ve başlatılan savaşın haklılık gerekçesinin olmadığına değinen Şıh Ahmet (Şıxamed) Ocağı Mensubu Pir Metin Baylav, Alevilerin de Türkiye’de büyük bir tehlike altında olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Aşağı yukarı 2 haftadan beri Afrin’e operasyon yapılacağı söyleniyordu. Tabi biz Aleviler bunu asla kabul etmiyoruz. Haksız bir savaştır. Geçmiş IŞİD saldırılarında da kış ayında çoluk çocuk, onlarca insan evlerinden ve yurtlarından oldular. Şimdi ikinci bir durum yaşanıyor. Afrin basında gördüğümüz kadarıyla mozaik olan ve Alevilerin yoğun yaşadığı bir yer. Birçok inanç orada iç içe. Terörizm adı altında sivil insanlar ve çocuklar katlediliyor. Hava saldırıları başlatılmış. Ne yazık ki yine bu hava saldırılarında çocukların, sivillerin ve hatta hayvanların katledildiğini öğrendik. Bu savaş kime hizmet ediyor ve bu acılar neden çektiriliyor ? Artık bütün insanlar ses vermelidir. Biz bugün ses vermezsek, yarın bu acılar birçok yerde yaşanacak. Hani bir söz vardır ‘susma sustukça sıra sana gelecek.’ Gerçekten susmamak gerekiyor. Alevi halkı öyle terörize edilebilecek bir halk değil. Aleviler asla kandan, şiddetten beslenmiş bir halk değil, tersine kandan ve şiddetten beslenenlere karşı mücadele etmişlerdir. Biz Alevilerin bir TV10 kanalımız vardı. Alevilerle beraber cümle mazlumları dillendiren ve Türkiye’de gizli kalmış inançları açığa çıkaran TV10’du. Maalesef TV10 gibi bir kurum kapatıldı, bir sürü çalışanı ve piri gözaltına alınıp tutuklandı. Bizler gerçekten zamanında tepki gösterseydik belki daha fazla sahiplenme olurdu. İstenilen tepki gösterilmediği için sıra yavaş yavaş bizlere geliyor. Aleviler zaten Türkiye’de büyük bir tehlike altında. Sokakta eli silahlı insanların insanları tehdit etmelerini, birçok Alevi mahallerinde el ilanları dağıtmalarını izliyor ve görüyoruz. Alevi pirleri olarak asla buna seyirci kalınmamalı, mazlumun yanında yer alınmalı ve sadece basın açıklamaları ile kalınmayıp sokaklara inilip tepkimizi dile getirmeliyiz.”

“YEZİT ZİHNİYETLİ SİSTEMLER İNSANLARIN KÖYLERİNİ, ŞEHİRLERİNİ YAKIYOR”

“Türkiye’de dini sermaye olarak kullanıp kendisi servetler biriktirerek, insanların köylerini, şehirlerini yakan ve işlerinden edip hapishanelere dolduran Yezit zihniyetli bir sistem var” diyen Baba Mansur (Bamansur) Ocağı Piri Veli Uğur kutsal olanın insan yaşamı olduğunu ve Alevi toplumunun bu oyunlara gelmemesi çağrısında bulundu:

“Türkiye’de yıllardan beri insanları, toplumları yalanlarla dini sermaye olarak kullanıp kendisi servetler biriktirerek, insanların köylerini, şehirlerini yakan ve işlerinden edip hapishanelere dolduran Yezit zihniyetli bir sistem var. Bu sistem insanları duygularıyla, maneviyatı ile delirterek, ırkçılığın hastalık olarak kabul gördüğü Türkiye’de sanki gurur duyulacak bir iş gibi lanse ediliyor ve insanlar birbirine düşmanlaştırılıyor. Bu düşmanlık öyle bir Yezitleşti ki haftalardan beri top atışlarıyla vurduğu Kuzey Suriye denilen yer yani Afrin’i  şimdi havadan bombalanıyor. Bu insanlardan Türkiye’ye karşı hiçbir zarar gelmemiş. Ama daha fazla servet edinmek için fakir fukara çocuklarını kandırıp öldürüyor, öldürtüyor. 15 seneden beri yaptıkları aynen devam ediyor. Sözüm özellikler Alevi canlara, dostlaradır. Biz 72 millete bir nazarla bakarız. Bizim için kutsal olan insandır, insan yaşamıdır. İkiliğin, kin ve kibrin olmadığı inancımıza sahip çıkalım. Kendi yurdumuzda aldatılmış insanların oyunlarına gelmeyelim, oyunlarını bozalım. Birlik olalım, beraber olalım ve tüm insanlara can olarak bakalım. Yolumuzun desturunu, kurallarını sürer, sıtk-ı gönül ile hizmete sarılırsak ancak yolu sürmüş olabiliriz” diye vurguladı.

“MABETA’DA ALEVİLER VE DİĞER İNANÇLAR KARDEŞÇE YAŞIYOR”

Afrin’de yıllardır gizlenen, saklı tutulan Alevi inancının artık kendini özgürce ifade ettiğini ve diğer halklarla, inançlarla kardeşçe yaşadığını vurgulayan Ağuçan (Axuçan) Ocağı Piri Hüseyin Bildik, savaşın kendisiyle birlikte yıkımı, açlığı ve göçü getireceğini ve bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Kürtlerin yoğun yaşadığı Afrin bölgesinde yaşanan bu saldırıyı kınıyor ve lanetliyoruz. Özellikle Afrin’in Mabeta kasabında yıllardır gizlenen, saklı tutulan Alevi inancının mensupları canlarımızın kendi inançlarıyla, kimlikleriyle ve diğer halklarla bir arada kardeşçe yaşadığı bir şehre AKP hükümeti saldırıyor. Türk devleti varlığını Kürdün inkarı ve katliamı üzerinden var etmeye çalışıyor. Haktan, hukuktan, kardeşlikten ve vicdandan yana olan tüm insanlığa bir çağrımız var. Bu ülkede milyonlarca Kürtler, Aleviler ve diğer halklar yaşıyor. Bütün halklara tek tipliği dayatıp, onun gibi yaşamayanı düşman gören bu hükümet, cihatçı çeteleri toplayıp Kürtlerin üzerine sürüyor. Bütün insanlığın buna ses vermesi ve karşı durması gerekiyor. Milyonlarca insan Afrin kentinde yaşarken, hükümet tarafından burada savaşın başlatılmasını lanetliyoruz. Bu savaş yıkımın, açlığın, sefaletin ve göçün başlangıcı demektir. Bu savaşların son bulmasını istiyoruz.”

“HIZIR AYINDAYIZ VE HIZIR ZALİMLERİN ŞERRİNİ HALKLARDAN UZAK GÖTÜRSÜN”

Bölgede devam eden savaşın en önemli sebeplerinden birinin iktidar olduğunu, sözde ulusal çıkarlar adına halkların kurban edildiğini söyleyen Derviş Cemal Ocağı Pir Rıza Yağmur,  “Bu hükümet iç savaşa gidilmesini canı gönülden istiyor ve birinci kurbanı ise Alevilerdir” diyerek şunları vurguladı:

“Suriye’de devam eden savaşın en önemli sebebi Türkiye’yi yöneten iktidardır. Yıllar önceden planlanmıştı bu. Mezhep kapışması daha henüz tam başlamadı. 1400 yıldan bu yana birbirini boğazlamadan bir akıl yolunu buluşturamadılar. Kendi peygamberlerinin torunlarına şehit ettiler. Düşündüğümüzde en sadık Müslümanlar Kürtler’dir. Yıllardır İslam’ın hanballığını yapıyorlar. Ama devasa güçlerle gidip Kürtlerin şehirlerini bombalarken, batılı devletlerin dönem  dönem uçak ve silah satarak buna destek olduğunu biliyoruz. 50 milyon olan bir halkın arasına tel örgü çekerek  daha sonra dünyayı dizayn eden güçlerin buraya yerleşmesine yeşil ışık yakarak ve  ulusal çıkar denilen o rezil çıkarlar uğruna bir halkın orada kurban edilmesi bizim inancımızda bağışlanacak bir durum değildir. Yol yakın iken geri dönülmesini istiyoruz. Şunu anlamaları gerekiyor ki, bu bataklığa girilirse bu savaş 50 yıl sürer. Sözde Müslüman geçinen bu hükümetin devasa gücünü bu halkın üzerinden çekmesi gerekiyor. Oradan Türkiye’ye bir zarar gelmesi söz konusu bile değildir. Ellerine geçirdikleri medya imparatorluğuyla Türkiye halklarını kandırıyorlar. Maalesef kendini muhalefet diyen ve cumhuriyeti kurmakla övünen CHP kendini bile ayakta tutamadı. Bugün Türkiye iç savaşa gitmiyorsa buda Kürtlerin olgunluğundandır. Bu hükümet iç savaşa gidilmesini canı gönülden istiyor. İç savaşa giderse birinci kurban Alevilerdir. Kendi iç paramiliter güçlerini oluşturuyor. Kürdüyle, Türküyle, Arabı ile tüm Alevilerin inançlarındaki Haktan yana olma felsefesi gereği barış çağrısı seslerini yükseltmelidirler. Bu ay Aleviler için Hızır ayıdır. Hızır zalimlere fırsat vermesin. Zalimlerin şerlerini haklardan uzak götürsün. Kardeşlik, barış gelsin. Savaş lanetlidir ve lanetliyoruz.”

Elif SONZAMANCI / LEVERKUSEN

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018