CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Avukatlardan tepki: Polis Uğur Kurt’u kasıtla öldürdü-VİDEO

Av. Turgut Kazan, “Mahkemenin, mevcut görüntülere, müfettiş raporuna ve savcılık mütalaasına rağmen, apaçık bir olası kasıtla öldürme eylemini, taksirle öldürme sayıp 12.100 TL ceza vermesi olacak şey değildir” dedi.

PİRHA- İstanbul Okmeydanı’nda cemevi avlusunda polis kurşunuyla vurulan ve yaşamını yitiren Uğur Kurt’un ailesinin avukatları mahkemenin verdiği 12 bin liralık para cezasına çevrilen 1 yıl 8 aylık hapis cezasına tepki gösterdi. Ailenin avukatlarından Turgut Kazan, Hasan Kılıç, Aslı Kazan Gilmore ve Serdar Laçin İstanbul Barosu’nda basın açıklaması yaptı. Av. Kazan, polisin Uğur Kurt’u kasıtla öldürdüğünü belirterek “Mahkemenin, kasıtla öldürme eylemini, taksirle öldürme sayıp 12.100 TL ceza vermesi olacak şey değildir.” dedi. anne Gülnaz Kurt, “Bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar” diyerek kararı kınadı. 

İstanbul Okmeydanı’nda 2014 Mayıs ayında bir cenaze törenine katılmak için cemevi avlusunda bekleyen Uğur Kurt’u öldüren polis Sezgin Korkmaz’a “taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesi ile 12 bin 100 TL para ceza verilmesine dair Kurt ailesi ve avukatları basın toplantısı düzenledi.

Avukatlar adına açıklamayı yapan Turgut Kazan, “Böyle bir cinayete 12 bin 100 lira para cezası veriliyor. Yani tam bir cezasızlık uygulaması” diye konuştu. 

Kazan, “Karşıda cenaze töreni var. Kendisine “Sıkma, sıkma” diye bağırılıyor. Atış yönü belli, açı belli. Sanık polis ateş ediyor, Uğur Kurt’u öldürüyor. Ve böyle bir cinayete 12 bin 100 lira para cezası veriliyor. Yani tam bir cezasızlık uygulaması. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce (AİHM) karara bağlanan 500 dosya vardı. Onlara bir dosya daha ekleniyor. Ve böylece hiçbirimizin can güvenliği kalmıyor.” dedi.

“POLİSİ KORUYORLAR”

“Önce meşru müdafaa deyip, daha baştan kurtarmak istediler. Basın sahip çıktı, yazdı tartıştı, cesaret edemediler. Şimdi yargı yolunu kullanarak yine “destan yazan” polisi koruyorlar” diyen Av. Turgut Kazan, şunları hatırlattı:

“Gerçekten, hep polisin destan yazdığı kabul edildiği için, Uğur Kurt olayında da, önce şüpheliyi koruma arayışıyla soruşturma başlatıldı. Savcılığın meşru müdafaa ve orantılı saldırı vurgusuyla soruşturma izni istemesinin başka bir izahı yoktu. Koruyacaktılar, korudular. Eğer, olay medyaya yansımasaydı, meşru müdafaa ve orantılı saldırı sayarak hep yaptıklarını yapacaklardı. Takipsizlik kararı verip kapatacaklardı. Ama, basın  yazıp çizdiğiniz için, kolay kapatılamayacağını gördüler. Tedbirsizlikle dava açma yoluna gittiler.”

“POLİS UĞUR KURT’U KASITLA ÖLDÜRDÜ”

Avukat Turgut Kazan, sanık polisin saldırısına ilişkin şu ayrıntıları verdi:

” Güvenlik Şube, Foto Film Şube ve Cihan Haber Ajansı kayıtları çok açık. Olay yerindeki çok sayıda polis ve amirlerinin gayet sakin durduğunu görüyoruz. Hepsi, cemevi tarafını izliyor. Hiçbiri müdahale gereğini duymuyor. Hatta, 11.38:10’daki üçüncü molotof atılmadan önce ve atıldıktan hemen sonra, “SIKMA” “SIKMA” diye onu uyarıyorlar. Amirler şüpheli polise 14 ile 25 metre mesafededirler. Sanık polis duyuyor, ama durmuyor, ateş ediyor. Asıl önemlisi, şüpheli polisin beyanına göre, şortlandda bir FN silahı ve 4 adet gaz bombası bulunduğu anlaşılıyor. Yani, ölüme yol açmayacak silahları kullanma imkanı varken, arabadan tabancayı alıp ateş etmesi, “meşru müdafaa” ve “orantılı saldırı” sayılamayacağı gibi, “taksirli ölüme sebebiyet” de sayılamaz. Görüntüler apaçık bir olası kastın varlığını gösteriyor. Sanık polis, müfettiş raporunda belirtildiği gibi, “yapmaması gerekeni yapmış / silahını usule uygun kullanmamıştır. Dolayısıyla, olursa olsun düşüncesiyle hareket ettiği ve Uğur Kurt’u olası kasıtla öldürdüğü açıktır. Kimse bu gerçeği gizleyemez, ört bas edemez. Nitekim duruşma savcısı da, tam iki kez Uğur Kurt’un olası kasıtla öldürüldüğü yolunda görüş bildirerek, sanığın TCY’nin 82/1-g maddesi uyarınca cezalandırılmasını istemiştir.” “GÖRÜNLERE, RAPORLARA RAĞMEN 12 BİN 100 TL CEZA OLACAK ŞEY DEĞİL”

Olaya ilişkin bu görüntülerin, 19 Şubat 2016 tarihinde 5. oturumda başka bir heyet tarafından izlendiğini belirten Av. Kazan, tanıklar yine o heyet tarafından dinlendi. Sonra, 25 Kasım 2016 günlü 7. oturumda Başkan ve üyeler tümden değişti, değiştirildi. 9 Şubat 2017 günlü oturumda, sanık müdafii mazeret bildirdiği için bir işlem yapılmadı. Ve yeni heyet görüntüleri duruşmada izlemeden, bizim yapacağımız açıklamalara göre durumu değerlendirme yoluna gitmeden, üstelik son oturuma kadar sanığı hiç görmeden, 25 Nisan 2017 günü o inanılmaz cezayı açıklayıp çekildi. Mahkemenin, mevcut görüntülere, müfettiş raporuna ve savcılık mütalaasına rağmen, apaçık bir olası kasıtla öldürme eylemini, taksirle öldürme sayıp 12.100 TL ceza vermesi olacak şey değildir.” dedi.

KAMUOYUNA UYARI: TÜRKİYE MEKSİKA OLUYOR

“Kamuoyunu uyarıyorum. Türkiye Meksika oluyor” diyen Av. Turgut Kazan, “Hiçbirimizin can güvenliği kalmayacak. Yaşam hakkımız tehlikede. Polis dilediği gibi silah kullanacak. Tetiğe basıp kurşunu sıkacak. Kime isabet edeceği umrunda bile olmayacak” ifadesini kullandı.

Av. Kazan açıklamanın sonunda polisin bu kadar kolay ateş açıp insan öldürmesine seyirci kalamayız, kalmamalıyız” diyerek şunları ekledi:

“Eşinizle, çocuğunuzla gezerken, işe giderken, cenaze törenindeyken vurulup yere düşeceksiniz. Öleceksiniz. Verilen kararın anlamı budur. Böylece, AİHM’nin cezasızlık uygulaması sayarak ihlal kararı verdiği 500 dosyaya, bir dosya daha eklenmiş oldu. Artık hepimiz için, yazılı metnimizin başındaki birinci mutlu resmi yaşarken, ikinci kanlı resme konu olmanın yolu açılmıştır. Dolayısıyla, polisin bu kadar kolay ateş açıp insan öldürmesine seyirci kalamayız, kalmamalıyız. Biz, hiç boyun eğmeden görevimizi yapıp adaletin gerçekleşmesini sağlamaya çalışacağız. Sorunu istinafa taşıyıp hukuksal tartışmayı orada yapacağız. Ama bu büyük tehlike hepimizin yaşama hakkıyla ilgili olduğu için, öncelikle bağımsız yargıyı yaratmamız gerektiğini belirtiyor, hepinizi göreve çağırıyoruz.”  

Avukat Aslı Kazan da uygulamalı olarak plastik mermi imkanı varken, havaya ateş etme imkanı varken doğrudan nişan alınarak ateş edildiğini söyledi.

“O HAKİMİN HİÇ Mİ VİCDANI YOK?”

Uğur Kurt’u öldüren polis Sezgin Korkmaz’a verilen 12 bin 100 TL’lik para cezasına tepki gösteren anne Güllünaz Kurt da, “Bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar” diyerek kararı kınadı.

Bir yıldır kanser tedavisi gören anne Güllünaz Kurt, “Ben bir avukatın saatini kopardığım için 6 seneyle yargılıyorlar. 3 kişinin katiline 12 bin lira ceza verildi. Bu bir kişinin katili değil, 3 kişinin katili. Oğul, anne, babanın katili. Oraya terazi koymuşlar bunu polisler için mi koymuşlar. Her gün çocuğu ‘Babam işten ne zaman gelecek’ diyor. Ben niye avutuyorum çocuğumu. O hakimin hiç mi vicdanı yok. Ellerini vicdanına koysunlar” diye konuştu.

Avukatların açıklamasını Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt ve babası Kemal Kurt ile CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, Hilmi Yarayıcı ve Gülay Yedekçi, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Eren yıldırım Dede, ABF eğitim Sekreteri Aydın Deniz, ABF Kadın Örgütlenme Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu, KHK ile kapatılan TV10 ve Pir Haber Ajansı yöneticileri, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Bekir Özcan da izledi.   (HABER MERKEZİ )

Haberin videosu

 

Haberin Videosu

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

01 MART 2018 PERŞEMBE-GÜNDEM

01 MART 2018 PERŞEMBE-GÜNDEM

pirha.net © 2018