CANLI YAYIN

Aydın Deniz: Alevi kurumlarında eksen kayması mı yaşanıyor?-VİDEO

PİRHA-Alevi kurumlarının, Alevilerin hak ve talepleri doğrultusunda birlikte yol yürüme kararlarını değerlendiren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, bu birliktelik için federasyon bileşeni olarak kendilerinin rızalığının alınmadığını söyledi ve “yoksa eksen kayması mı yaşandı?” diye sordu. 

Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), hafta sonu yaptıkları ortak yazılı açıklamayla Hacı Bektaş Veli’nin ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ özdeyişi doğrultusunda ortak mücadele etme kararı aldıklarını belirttiler.

“BİRLİKTELİK ALEVİ KURUMLARININ HAYALİ”

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Alevi kurumlarının birliktelik kararını değerlendirdi. Birlikte hak ve talep mücadelesi yürütmek ve bu mücadelede kazanç elde etmenin Alevi kurumlarının hayali olduğunu belirten Deniz, Türkiye’de Alevi hareketinin kuruluş yıllarında yaşanan ayrılıkları ve bölünmeleri hatırlattı.

Deniz, şunları kaydetti:

“Türkiye Alevi hareketine baktığımızda 2002’de Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) oluşturulmasında Türkiye’deki tüm kurumlar o çatı altında birleşmişti. Birkaç yıl sonrasında Eskişehir toplantısı yapıldı ve orada Vakıflar Federasyonu diye ayrı bir örgütlenme oluştu. Yani aslında Alevilik orada ikiye bölünmüş oldu. Cem Vakfı’nın da ağırlıklı olduğu bu kesim yasal olarak vakıflar ve dernekler aynı federasyon çatısı altında olamadığı için aslında ayrılmaları gerektiği konusunda bir beyanda bulunup hareketi ikiye bölmüşlerdi. Sonra da Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) kuruldu. Yani 3 tane ana çatı oluştu ama onun dışında çok şubeli bir sürü de farklı örgütlenmeler oldu; Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı gibi, Serçeşme gibi Demokratik Alevi Dernekleri gibi ve bunun yanında yüzlerce bağımsız kurum, dergah dernekler oluştu, bölgelerde bağımsız yerel cemevleri, dernekler oluştu.”

“RIZALIĞIMIZ ALINMADI, SOSYAL MEDYADAN, BASINDAN DUYDUK”

Bu bölünmelerin karşısında bir bütünlüğe ihtiyaç olduğunun ve bunun için ciddi bir çalışma yapılması gerektiğinin altını çizen Deniz, şimdi yaşanan birlikteliğin kendilerine biraz sürpriz olduğunu dile getirdi. Bu birliktelik kararının ABF’de hiç tartışılmadığını ifade eden Deniz, “Yani ‘Diğer kurumlarla bir birliktelik yapacağız, ikrarlaştık’ açıklamasının haberi bize daha önce verilmedi. Şu an mevcut yönetimin ABF’yi kendi başlarına yönetmeleri ayrı bir tartışmadır ama bileşenlerini de ciddi uzun soluklu bir program hakkında en azından bilgilendirme içerisinde olmaları gerekirken biz de basından, sosyal medyadan duyduk bu birlikteliği. Öncelikle Aleviliğin temel noktalarından birisi rızalıktır. Federasyon bileşeni olarak bizim rızalığımız alınmadı” dedi.

“KURUMLARDA EKSEN KAYMASI MI YAŞANIYOR?”

Birlikteliğin uzun soluklu bir birliktelik olması için önce ilkelerinin oluşması ve bu ilkeler çerçevesinde hareket etmek gerektiğini dile getiren Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ilkeler tartışıldı mı? Hangi ilkeler çerçevesinde birleşildi? Bunlar bizim merak konumuz. Öncelikle daha önce farklı açılardan Aleviliğe bakan ve pratik mücadelesi farklı olan kurumların yan yana gelmesi iyi bir şey ama düşündürücü de. Alevi hareketinde hak talep mücadelesinde yol yöntemleri farklı olmasından kaynaklı zaten bir ayrışma yaşanmıştı. Vakıflar Federasyonu’nun en büyük bileşeni Cem Vakfı’dır. Cem Vakfı’nın cami-cemevi projesindeki duruşu, yaklaşımı ortadayken, ABF sokaklarda, meydanlarda hak talep mücadelesi yürütürken, oraya gidenlerin, katılanların düşkün ve terörist ilan edildiği bir anlayışla bugüne kadar gelmişlerdi. ‘Bu anlayışlardan ya da pratiklerden dolayı bir özeleştiri verildi mi? Nasıl bir çerçeve çizildi? Ne için şu an bu birliktelik yapıldı?’ çok hakim değiliz. Çünkü bize gerekli açıklamalar yapılmadı. Bu kadar farklı yöntemlerin uygulandığı ve pratik olarak da ayrı olan kurumların yan yana gelmesi aslında ‘Ortak bir çizgide mi buluşuldu?’ sorusunu da ortaya getiriyor. Çünkü ‘bir Vakıflar Federasyonu’nun hak alma mücadelesi yöntem olarak farklıyken, bir ABF’ninki farklıyken ya da Demokratik Alevi Dernekleri’ninki farklıyken nasıl bir ortak çizgide buluşuldu?’ ona bakacağız. ‘Yoksa eksen kayması mı yaşandı? Bu eksen kayması hangi kurumlarda yaşandı?’ onlar da soru işareti. Yani ‘Cem Vakfı gerçekten demokratik Alevi hareketinin içerisine katılma kararı mı aldı? Yoksa ABF’de bir çizgi kayması olup Cem Vakfı’nın eylem ve hak alma mücadelesine mi yanaştı?’ Bunların hepsi soru işareti. Bunların altının doldurulması lazım. ‘Hangi ilkeler çerçevesinde bir birlik ve yol haritası ne olacak bu birliğin? Günü kurtarmak adına mı birlik yapıyoruz, gerçekten hak talep mücadelesi konusunda ısrarımızı göstermek adına mı bir programdı? Yol haritası çizerek kurumlarımızı da ona göre şekillendirerek ciddi bir mücadele sürecine mi giriyoruz?’ Bunları dillendirmek gerekiyor. En azından bu mücadelede emek harcayan kurumlarımızı, yöneticilerimizi, üyelerimizi bu konuda bilgilendirmek gerekiyor.”

Aydın Deniz, 3 Şubat’ta Ankara’da HBVAKV genel merkezinde yapılacak toplantı sonrası, basına deklare edilecek olan birliktelik kararının Alevilerin hak talep mücadelesine katkı sağlayacaklarına inanırlarsa kurum olarak ellerinden geleni yapıp yanlarında duracaklarını kaydetti.

Suay ABAK/İsmet SEFER
İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018