CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, BÜYÜK SÜRMANŞET, TÜM HABERLER, VİDEO 18.05.2018 1282 Görüntüleme

Ayhan Aydın Gümüşhane Alevilerini anlatıyor – VİDEO

PİRHA – Kendisi de Gümüşhane Şiran Alevilerinden olan Araştırmacı/Yazar Ayhan Aydın’a Gümüşhane Alevilerini sorduk. Güvenç Abdal Ocağı, Sarı Saltuk Ocağı, Cemal Abdal Ocağı ve Sarı Bal Ocağı ile bu ocaklara bağlı taliplerin yaşadığı ilçeler, köyler ciddi bir göç verse de hala inançlarını diri bir şekilde yürüten önemli bir potansiyeli barındırıyor.

Gümüşhane’deki Alevilerin varlığından haberdar olmayan birçok Alevi var. Oysa dağların arasında kalmış bu küçük ama şirin kentin birçok köy ve ilçesinde yaşayan Alevilerin yanı sıra önemli ocak merkezleri de var. Cumhuriyet tarihi boyunca Alevilere karşı uygulanan sistematik Asimilasyon ve izolasyon politikaları sonucu birçok halka kopmuş ve kendi içine kapanan, yalnızlaşan yapılar haline gelinmiş.

Kendisi de Gümüşhane Şiran Alevilerinden olan Araştırmacı/Yazar Ayhan Aydın’a Gümüşhane Alevilerini sorduk. Doğduğu topraklardaki Alevi demografyasına ilişkin detaylı bir araştırması olmadığını belirten Aydın burada yaşayan Alevilere ilişkin bilgilerini bizimle paylaştı.

Güvenç Abdal Ocağı, Sarı Saltuk Ocağı, Cemal Abdal Ocağı ve Sarı Bal Ocağı ile bu ocaklara bağlı taliplerin yaşadığı ilçeler köyler ciddi bir göç verse de hala inançlarını diri bir şekilde yürüten önemli bir potansiyeli barındırıyor.

“GÜMÜŞHANE’DE DE ALEVİ VAR DEYİNCE ŞAŞIRAN OLUYOR”

Araştırmacı/Yazar Ayhan Aydın’a “Gümüşhane Alevilerindensiniz, bize o bölgede yaşayan Alevilerin demografik yapısını, hangi köylerde yaşadıklarını, orada Aleviler kaldı mı, orada varlığını sürdüren ocak sistemi var mı? Bunları biraz anlatır mısınız?” diye sorduk.

“Kendi yöremde yeterli ve yetkin bir araştırma yaptığımı söyleyemem. Birçok insan şaşırıyor, ‘Gümüşhane Şiran’da Alevi var mı’ diye? Tabiki Aleviler her yerde yaşıyorlar. Gittikleri yerde sevginin, barışın, hoşgörünün timsali olmuşlardır” diyen Aydın sorumuza şu detaylara girerek cevap verdi:

“1970 Gümüşhane Şiran Yeniköy doğumluyum. Yöremizde en büyük köyümüz Kırıntı Köyü. Yeniköy ve Çal Köyü de var.

Bunlara geçmeden önce sorarak izleyerek elde ettiğim isimleri paylaşayım.

Balıkhisar, Tepedam, İnözü, Yedi Bölük (Sifon), Darıbük, Eldiğin, Başköy (Gazveren), Güreş (Hargin), Paşa Pınar (Aşağı Şemük) (Karışık), Babacan (Bir mahallesinde Aleviler var), Dilekyolu, Çambaşı, (Uzun yıllar önce Şinik olarak isimlendirilen Aşağı ve Yukarı Mahalle denilen yerleşim birimleri şimdi bu isimlerle farklı köyler konumundadırlar. Bu köylerin de Kırıntı, Çal, Yeniköy’le, coğrafi bakımdan oldukça uzak olmalarına rağmen derin bağlar vardır.) Susuz, Sinanlı, Çalan.

Değişik kaynaklardan, bu arada Hasan Malkoç’tan (Kelkit/Gülalı Hayık Köyü’nden) ve Eğitimci Kemal Şener’den aldığımız bilgilere göre yöredeki Alevi Köyleri şöyle; Gülali Hayık Köyü (Damlıca), Pekesi, (Yarı Alevi, yarı Sünni), Demirözü (Yarı Alevi, yarı Sünni/ Kaza), Ağgi (Dikmetaş), Maçur Köyü (Demirışık), Yeniköy (Mağara), Kıratlı (Herertu), Lipana, Çepe, Harman Özü.

Çeşitli kaynaklardan bu arada eğitimci Kemal Şener’den aldığımız bilgilere göre Kelkit’teki Alevi Köyleri:

Kıratlı Köyü (Dedeleri Erzincan Godağan’dan gelen Mustafa Gürpınar), Harmanözü (Macur), Yaylalar (Lipana)

Yeniköy (Magara), Gülalihayık,  Yeşilyurt (Çorak), Sadaklı, Karacaören (Şeyhhasanlı Dedeleri Var), Aydoğdu (Şemük) Kömür, Akdağ, ..?… (Çamurçorağı),  Devekorusu, Mezre, Günbatur, Eskiyol (Bandula – karisik ) Komlar.

Kelkit’de Kıratlı Köyü dedeleri Erzincan Doğan’dan geliyormuş Balabandan Mustafa Gürpınar.

“KÜRTÜN GÜVENÇ ABDAL OCAĞI’NIN ANA MERKEZLERİNDEN”

Gümüşhane önemli bir kent. Çünkü küçük ve fakir bir kent. Dağların arasında kalmış bir kent. Çok önemli bir mihenk taşından da bahsetmek gerekiyor. Kürtün, Gümüşhane’nin küçük ilçelerinden biri fakat Aleviler açısından çok önemli. Kürtün Güvenç Abdal Ocağı’nın ana merkezlerinden birisi. Taşlıca Köyü ya da yaylası olarak isimlendirilen bu bölge Güvenç Abdal’ın ilk Kardeniz’e ayak bastığı ocağını dergahını, kurup yeşerttikten sonra bütün Karadeniz boylamında Aleviliği yaydığı bölgedir.”

“KARADENİZ’E ALEVİLİĞİ GÜVENÇ ABDAL YAYIYOR”

Peki bu ocaklar nereden oraya gelmiş olabilirler? Bir fikriniz var mı? Diye soruyoruz Sayın Aydın’a.

Söylenceler çok farklı. Dünya güzeli efsanesi var. Hacı Bektaş’ın en önemli halifelerinden. Hacı Bektaş zamanında yaşadığı söyleniyor. Bu Hacı Bektaş Velayetnamesinde olan bir şey. Fakat elle tutulur, somut bilgiler yok. Diye yanıtlıyor. Devamlar “Güvenç Abdal Derneğimize ilişkin yayınlar var ve Güvenç Abdal önemli bir ocak, çok dedeleri var. Tarihsel olarak mitolojilerle örülmüş.

Halkımız Hacı Bektaş çağında Güvenç Abdal Sultan bulup getiriyor sonrada Karadeniz’de Aleviliği yaymak için görevlendiriliyor fakat türbesi Hacı Bektaş Dergahı’nın içinde sırlanmış durumdadır.

Güvenç Abdal Ocağına bağlı dedeler, bütün Karadeniz’de, Batı Anadolu’da birçok yerde cemlerini, erkanlarını sürdürmektedir. Müsahiplik erkanının uygulandığı geleneğini yaşatan, cemlerini aksatmadan sürdüren önemli bir ocak merkezimizdir Güvenç Abdal” değerlendirmesinde bulunuyor.

ŞİRAN ALEVİLERİ

“Biraz’da Şiran’a bakalım” diyerek Şiran ve çevresindeki Alevilere ilişkin de şunları belirtiyor:

“Şiran’da birçok köy var. Bu köyler Cemal Abdal Ocağı, Sarı Saltuk Ocağı. Mesela Sifon’da Kutik dedeler var, onlar Sarı Saltuk Ocağından. Şimdi Kartal’da Çamyurdu Dedeleri var. Şiran bölgesinde doğup büyüyüp, o köylerde yaşamını sürdükten sonra İstanbul’da ve Avrupa’da yaşamını sürdüren çok Alevi var.

Kırıntı Köyü çok önemli bir köy. Bir ocak merkezi. Sarıbal Ocağı’nın merkezi. Bazı dedelerimiz Sarı Ballı Sarı Saltuk Ocağı’nın bir kolu olarak gösterdiler. Ama elimizde somut bir bilgi yok. Ama  yerel bir ocak. Özelliği de Hacı Bektaş Dergahı çelebilerine bağlı olan bir ocak. Dolayısıyla Sarı Bal Ocağı dedeleri Hacı Bektaş’a gidiyorlar orada yıllık olarak her sene taliplerinin görgülerini görmezden evvel, hizmetlerine başlamadan önce orada posta oturan postnişinden icazetlerini yeniliyorlar.”

“BURADAKİ OCAKLAR DERGAH DAHİL OLMUŞ”

Bu bölgedeki ocakların önemli oranda Hacı Bektaş Veli Dergahından icazet alarak hizmet yürüttüklerini belirten Aydın “Bir kısım dedelerde ve ocaklarda bu vardır. Yani kendisi bir ocaktır. Yani şu veya bu şekilde dergahtaki sisteme dahil olmuştur.

Kendisi sene içerisinde cemleri sürdürebilmesi için kendisini ilk önce dergaha kurban kesmesi, kara kazan hakkını vermesi gerekir. O dergahta o anda bulunan postnişin kendisine eski yazıysa eski yazı, bugünde devam ediyor çünkü sistem bugünse de bugünkü Türkçeyle kısa bir metin yazar. ‘Sarı Bal Ocağı’ndan Mustafa Oğlu Ali ya da İbrahim tarafıma gelmiştir. Bunaların Şiran Kırıntı Köyü merkezli olduğu bilinmektedir. Soruldu. Talipleri tarafından hizmet yapmaya eğil olduğu anlaşıldığı için tekrar hizmetini yürütmesi gerekir.’ Diye mührünü vurur, yazısını yazar imzasını atar verir. Bu sistem aynen devam etmektedir” bilgisini veriyor.

“SARI BAL OCAĞINDA MUSAHİPLİK ESASTIR”

Araştırmacı/Yazar Ayhan Aydın Sarı Bal ocağına ilişkin detayları ise şu ifadelerle dile getiriyor:

Sarı Bal Ocağıyla birlikte, Sarı Bal Ocağının bir türbesi yok. Ama Sarı Bal ile özdeş olarak anılan Hasan Derviş. Hasan Derviş Kırıntı Köyü’ndeki en önemli ziyaret makamıdır. Burası üstü açık, ardıç ağaçları içindeki bu türbe yüz yıllardır halkın kurban kestiği, ziyaret ettiği, niyaz eylediği bir türbedir. Bütün Anadolu eren ve evliyalarında olduğu gibi teberik alınır. Teberiğin de hastalığa iyi geldiğine inanılan bir ocak merkezi kutsiyetinde olan yapıdır. Ve dolayısıyla Sarı Bal Ocağı’nda olan dedeler cemlerini sürdürmüşler ve bugünde sürdürüyorlar. Hasan Derviş en önemli ziyaret.

Birde üç bin metre civarında olan dağların başında Burgababa var. Burgababa bir eren, evliya motifinde her yıl festivaller yapan, etkinlikler yapılan bir ziyaretin ismidir. Sarı Bal Ocağında musahiplik asıldır, esastır. Yol, edep, erkan kurallarıyla işler. Şiran semahı vardır. Şiran semahının dönüldüğü yerde Kırıntı merkezlidir. Kırıntı aynı zamanda yörenin en önemli Alevi köyüdür. Kırıntılılar bugün İstanbul’da Rumeli Hisar üstünde, Kuru Çeşmede, Ankara’da ve Avrupa’nın birçok yöresinde özellikle Almanya’da yaşamlarını sürdüren bir köydür.

Yeniköy Muhtarlık olarak Kırıntı’ya bağlıyken oradan bağımsız olmuş, ilk önce okulların yapıldığı önemli köylerden biridir. Yeniköy’de de bir ocak vardır. Sarı Bal ocağından olduğu söylense de aynı soydan olan fakat hizmet cem, cemaat  yürütmeyip Kırıntı köyünden gelen dedelerin cem yürüttüğünü görüyoruz.”

“ŞİRAN ASLANLAR YURDU ANLAMINA GELİR”

Şiran ve köylerine ilişkin bilgilerini detaylandıran Aydın “Çal Köyü’nünde cemevinin yapıldığı bir köyümüzdür. Sarı Bal Ocağı talibidir. Demek ki Sarı Bal Ocağı merkezi Kırıntı olmakla beraber Yeniköy, Kırıntı, Dilekyolu, Çambaşı, Şebinkarahisar’ı, Toplan, Elmalı, Suboyu gibi  yaklaşık 15-16 köyün talibi olduğu bir ocak merkezini ifade etmektedir. En son ünlü post dedesi 2 Mayıs 1999’da hakka  yürüyen İbrahim Şıh olarak nitelendirilen İbrahim dededir. Uzun yıllar boyunca cem erkanlarını kendisi yürütmüştür.

Bütün yörede Sarı Bal Ocağı’nın en meşhur dedesi ise Hüseyin dede olarak bilinmektedir. 1960’larda hakka yürümüştür. Bilgisiyle, görgüsüyle, alimliğiyle hala çok büyük halk kitleleri üzerinde derin bir etkiye sahiptir.

Şiran Gümüşhane deyince insanlar farklı duygulara kapılıyorlar. Aslında bir önceki adı Karaca’dır. Aslında Şir’den geliyor. Şir Aslan demektir. Yani aslanlar yurdu anlamına geliyor. Burası benim şahsi kanaatlerim. Bence önemli bir Alevi merkezi Şiran” değerlendirmesinde bulunuyor.

“ÖNE ÇIKAN UNSUR ŞİRAN SEMAHI”

Ayhan Aydın’a “Peki Gümüşhane Alevileri neden fazla bilinmiyor? Örgütlü Alevi toplumu içinde Gümüşhane Alevileri neden görünür değiller” diye soruyoruz?

“Kendini duyuramamış” diyor. “Aslında Şiran önemli bir merkez” diyor. “Tabi ki bünyesinde çıkan önemli akademisyenleri, yazarları, ressamları var. Birçok isim var. Dernekler çok yaygın ve örgütlü aslında” diyor. “Bütün bunlara rağmen bir tek Şiran Semahı biliniyor” diyerek durumu özetliyor.

Devamla “Dolayısıyla öne çıkan unsur bu. Birde şunu da belirtmek gerekir. Zaman içerisinde yerel araştırmalar artıkça bağlantılar kuvvetlendikçe bu ilişkiler de gelişir. Bence Şiran önemli bir merkez. Çok fazla ön planda değil ama aynı zamanda da biraz kendini duyuramamış.

Birde Gümüşhane Şiran’lıların Alevilerinde bir kısmı da Şebinkarahisar’daki Alucra’yla da bağlantıları var. Bir de Erzincan’la. Mesela Gümüşhane Şiran’lılar Gümüşhane ile daha dolaylı bağlantılıdırlar. Daha çok Alucra üzerinden geziler, ziyaretler, hastane işleri konusunda Erzincan ile ilişkili.

Gümüşhane dediğimiz zaman belli bir siyasi politik yapıdan insanların algılandığı bir yer olarak görülür ama Gümüşhane deyince mesela kimsenin aklına Şinasi Özenoğlu gelmez. Gümüşhaneli, önemli, demokrat güzel bir ozandır. Birçok değeri barındırmıştır” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Semra ACAR/Turabi KİŞİN

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018