Alevi Haber Ajansi – PİRHA

Babasının baskılarına rağmen saz çalıp türkü söylemeyi öğrenmiş-VİDEO

21 Mart 2019 - 8:08 pirha.net
Babasının baskılarına rağmen saz çalıp türkü söylemeyi öğrenmiş-VİDEO
18 views
21 Mart 2019 - 8:08

PİRHA – Sivas’a bağlı  İmranlı Arık Köyü’nden İstanbul’a gelip yerleşen ve  kendi imkanlarıyla öğrendiği saz ve türkülere olan sevdasını anlatan Zeynep Değirmenci, “Babamın engellemelerine rağmen ben gizli olarak saz çalıp türkü söylemeye devam ettim” diyor.   

Zeynep Değirmenci 14 kişilik bir ailede büyümüş. Değirmenci, Alevi-Sünni çatışmasının yoğun yaşandığı bir ortamda okuma-yazma bilmemesine rağmen kendini yetiştirdiğini söylüyor.

1939 yılında yaşanan ve 75 kişinin ölümüyle sonuçlanan depremde söylediği ağıdı da PİRHA ile paylaştı.

KOÇGİRİ KATLİAMI’NDA ÇOCUKLARIMIZI ÇALILARIN ARKASINA SAKLARDIK

Büyüklerinin anlatımıyla kendilerine aktarılan Koçgiri Katliamı’nda yaşananları aktaran Değirmenci, katliam sırasında beşikteki çocukları kaçırıp çalıların altına sakladıklarını, katliamdan sonra kurtulanların, çocukları bulmak için geri geldiklerinde kimini bulabildiklerini kimini de bulamadıklarını dile getirdi.

Koçgiri’den İstanbul’a göç ettiklerini belirten Zeynep Değirmenci, çok büyük sıkıntılar yaşadıklarını, kayın pederinin de bu süreçte gözlerini kaybettiğini belirtiyor. Hem dışarıda çalıştığını hem de evde çocuklara bakmak zorunda kaldığını, sabahları erken kalkarak gece geç saatlere kadar dışarıda çalışarak geçimini sağlamaya çalıştığını ifade eden Zeynep Değirmenci, hayatının sürekli mücadele ile geçtiğini ve el işleri  yaparak üretmek zorunda kaldığını söyledi.

“BABAMIN BASKILARINA RAĞMEN SAZ ÇALIP TÜRKÜ SÖYLEMEYİ ÖĞRENDİM”

Değirmenci; türküleri ve ağıtları babasının evde saz çalmasıyla birlikte ve köylerindeki radyodan duyduğu Aşık Veysel, Ali Ekber çiçek, Aşık Daimi, Nurettin Dadaloğlu gibi ozanları dinleyerek etkilendiğini ve böylelikle türkü ve ağıt yakmaya başladığını ifade etti. Türkçeyi bilmemesine rağmen ve anlamamasına rağmen türkülere olan ilgisinin arttığını dile getiren değirmenci, babasının saz çalmasıyla birlikte kendisinin de mırıldanarak başladığını kaydetti.

Türkü söylemeye abisinin 3 gün boyunca ona öğretmesiyle başladığını söyleyen değirmenci ilk olarak “fırat kenarında kayıklar, anam ağlar, bacım beni sayıklar, başıma toplanmış bağrı yanıklar” türküsünü öğrendiğini ifade etti.

Değirmenci babasının bu durumunu fark etmesiyle birlikte sazı yasaklayıp sakladığını ve kendisinin sazı gizliden gizliye çalarak öğrendiğini belirterek, “Babam çalıp söylememi istemiyordu. Öğrenirse sanatçı olur; bu da iyi olmaz diyordu” diye belirtti.

“Babamın engellemelerine rağmen ben gizliden saz çalıp türkü söylemeye devam ettim” diyen Değirmenci, eve gelen misafirlere babasının türkü söylediğini fakat unuttuğu yerlerde, Zeynep’i çağırın gelsin devam etsin dediğini, sonrasında tekrar odadan çıkartıldığını ifade ederek, böylelikle saza ve türkülere olan özlemini dile getiriyor.

Değirmenci, Koçgirili kadınların, katliamlara işkencelere ve aile içi şiddete maruz kaldıklarından dolayı sürekli ağıt yaktığını belirtiyor.

Koçgiri katliamına ilişkin büyüklerinin aktardıklarını ifade ederken, o dönemi yaşamış gibi hissettiklerini belirten değirmenci, askerler tarafından sürekli baskı ve işkence gördüklerini, bundan dolayı sürekli saklanmak zorunda kaldıklarını, aynı zamanda büyük bir yoksulluk içinde ve korku içinde yaşadıklarını kaydediyor.

“KÖYDEKİ İŞKENCEYE TANIK OLDUM”

1980 askeri darbesinde tekrar askerler tarafından basılmasıyla köylerinin ve evlerinin yakıldığını, köy meydanına toplanan gençlere ve kadınlara ağır hakaretler ve küfürler ederek sistematik bir işkenceye tabi tutulduklarını belirten Değirmenci şöyle devam etti:

“Askerlerin o küfürleri aklıma geldikçe utanıyorum, bir kadın olarak o gençlere ve kadınlara yapılan küfürleri duymamak için kulaklarımızı kapatmak zorunda kalıyorduk. O an küfürleri duymamak için bize de kaba işkence yapılmasını istiyorduk.”

“KADINLAR ÖZGÜR OLMALI”

Değirmenci son olarak; tüm kadınlara seslenerek, kadınların direnmeleri, boyun eğmemeleri gerektiğini,  köleci zihniyetten kendilerini koparıp eşit, özgür biçimde yaşamaları gerektiğini belirtti.

Önder ÖZDEMİR/İSTANBUL

pirha ©2019