CANLI YAYIN
Ana Sayfa TARİH-ARAŞTIRMA 25 Mart 2017 - 20:50 1120 Görüntüleme

Balkanlar’da Yaşayan Alevilik Bektaşilik: Bulgaristan

Balkanlar’da Yaşayan Alevilik Bektaşilik: Bulgaristan

Alevilerin haber ve iletişim dünyasında yeni mecra daha yayına başladı.  Alevi Haber Ajansı’ ( http://www.alevihaberajansi.net ).  Geniş coğrafyalara yayılan çok renkli alevi toplumunu tanımamıza yardımcı olacağını düşündüğümüz ”Balkanlar’da Yaşayan Alevilik Bektaşilik‘ başlıklı yayınlanan bir yazı dizisi; araştırmacı yazar Ayhan Aydın’nı gezi notlarından oluşuyor.  Çalışmanın ilk bölümünü okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Balkanlar’da Yaşayan Alevilik Bektaşilik: Bulgaristan  / Ayhan Aydın, (Araştırmacı-Yazar)

Balkanlar’da; Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova, Romanya’da gerçekleştirdiğim gezilerde elde ettiğim notların izinde şu anda Balkanlar’da yaşayan Alevilik Bektaşilik, bu inanç ve kültüre ait türbe-dergah-ocak yapılarının durumu ve şu andaki halleriyle ilgili bir gazeteci olarak notlarımın ve bunları bir sempozyumda bilim insanlarıyla paylaşmanın, buradaki inanç ve kültüre ait şu andaki bilgiler birinci elden ulaşılmış olması bakımından oldukça önemli olduğuna inanıyorum.
Bulgaristan’a bire bir altı kez gittim. Genel Balkan turları ve ziyaretleriyle de iki kez daha bu ülkede bulunma şansına ulaştım. Bunlar elbette bu ülkeyi ve buradaki Türk varlığını, Alevi Bektaşi kimliğini anlamak için yeterli değildir. Fakat buna rağmen bu gezilerle; bu ülkede Alevilerin Bektaşilerin yoğun olarak yaşadıkları illeri, köyleri, en önemli Alevi Bektaşi inanç önderlerinin türbelerini ve dergahlarından geriye kalanları görme şansına ulaştım. Alevilerin Bektaşilerin en önemli ziyaret mekânlarına geziler yaptım, bu ülkede Alevi Bektaşi inanç önderleriyle söyleşiler yaptım, halkla görüştüm. Tüm bu geziler ve söyleşiler inanç bazlıydı ve hiçbir siyasi boyutu yoktu.
Yunanistan’da Seyyid Ali Sultan (Kızıldeli) sevgisi beni bu ülkeye altı kez götürttü. Bu ziyaretlerde Seyyid Ali Sultan çevresinde gerçekleşen Kasım Kurbanı, Seçek Güreş Etkinlikleri, Muharrem Etkinlikleri yanında bir de bir düğüne katılma şansına ulaştım.
Makedonya’daki Harabati Baba (Sersem Ali Dedebaba) Dergâhı sevgisi ve burada yaşanan dramlar yine bu ülkeye altı kez gitme şansına beni ulaştırdı.
İki kez de Balkanlar’a yapılan turlarla bu üç ülkeyi ikişer kez baştanbaşa geçme şansına ulaşmam ve bu arada Arnavutluk, Bosna Hersek ve Kosova’yı da çok kısa süreliğine de olsa görmek şansına eriştim.
En son geçtiğimiz Eylül ayında da Arnavutluk’ta yapılan bir bilgi şöleni vesilesiyle bu ülkede de üç günlük gözlemlerim oldu.
Yine aynı şekilde Kosova’da da altı günlük ziyaretim olmuştu.
Buradaki gezi notlarının ve onları destekleyen söyleşilerin Balkanlar’da (Rumeli) yaşayan Alevilerin Bektaşilerin bugünü ile ilgili okuyucuyu bilgilendiren notlar olduğu kanısındayım…
Bugün
Bu kadar uzun bir girişten sonra kendi konuma ancak gelebildim.
1877/78 Türk Rus Savaşı Balkan Savaşları; Birinci, İkinci Dünya Savaşları son yüz elli yılda önemli oranda Balkan topraklarını şekillendiren dahası buradaki devlet rejimlerini, halkları biçimlendiren savaşlar olmuştur.
Cumhuriyet’in 90. yılında Türkiye Balkan ülkeleriyle inişli – çıkışlı ilişkiler içinde olmuş ama sonuçta söylenebilen tek şey Balkanlar’da kaybeden yegâne tarafın Türk tarafı olduğu görülmüştür.
Balkan ülkelerinin Türklere baskıları devam etmiş, Türkleri tümden asimile etme, son kalan Osmanlı Torunlarını da yok edip, yine bildik yöntem olan göçlerle bu topraklardan atma yarışı hiç ara vermeden devam etmiştir ve de etmektedir.
Bu konuda Türk Devleti tarih önünde suçludur. Bazı çıkışlar dışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyanın hiçbir ülkesinin göstermediği bir aymazlıkla buradaki soydaşlarından kopmuş, onların hak ihlallerini duymamış, uluslararası platformlara taşıyamamıştır. Bazen ise Menderes Dönemi’nde olduğu gibi, Özal Dönemi’nde olduğu gibi “gelin, gelin burada size her türlü imkânı vereceğiz” denilerek, Türkiye’ye gelen yüz binlerce soydaşımız burada rezil edilmiş, onlara sahip çıkılmamış, birçoğu bu dönüşten pişmanlık duymuş hatta onbinlerce soydaş geri dönmenin yollarını aramışlardır. Tüm bu hengâme içinde elbette Aleviler Bektaşiler de vardı.
İşte o ailelerden birisinin mensubu olan büyük bir saygı, sevgi ve muhabbetle andığım 1950’lili yıllarda yurdumuza Bulgaristan Razgart Yankovo (Yunus Abdal) Köyü’nden göçen Yazar Ahmet Hezarfen bana Balkanlar’ın kapısını açtı. Daha önce de ilgi duyduğum Balkanlar onun sayesinde benim ayrılmaz bir parçam, kimliğimin olmazsa olmazı oldu. O bir Rumeli insanı olarak beni büyüledi. Anlattıkları, yazdıkları, çevirileri, gayretleri beni kendisine hayran bıraktı. O benim manevi dedem oldu. Rahmetli Ahmet Zemci Aydın dedemden sonra o benim öz dedem gibi sevdiğim bir değerim oldu ve bana Balkanlar’ı anlattı ve oraları çok sevdirdi. Bu konuda ona çok şey borçluyum…

Bulgaristan
Yunanistan’la birlikte yaklaşık 500 yıl Osmanlı ve dolayısıyla Türk yönetimi altında kalan Bulgaristan’da, Aleviler Bektaşiler her zaman varlıklarını koruyabilmişlerdir. Zaman zaman yoğun göç dalgaları içinde bu inanç mensupları da, Anadolu’ya gelmiş olsalar da, özellikle Kuzdeydoğu, batı ve Güney Bulgaristan’da yaşamlarını sürdürmüşler bugün de aynı şekilde inançlarıyla kültürleriyle varlıkları devam etmektedir. Bugün en yoğun Alevi Bektaşi varlığı Razgrat, Silistre, Kotel (Yablonova), Kırcaali ve Haskova’dadır. Alevi Bektaşi toplulukları arasında farklı isimlendirme olsa da, daha çok burada inanç önderleri olarak Akyazılı Sultan’ın, Demir Baba’nın, Musa Baba’nın, Hüseyin Baba’nın, Yunus Abdal’ın, Elmalı Baba’nın, Odman Baba’nın, Süceattin Veli’nin, Seyyid Ali Sultan’ın, Hacı Bektaş’ın manevi etkileri tüm canlılıklarıyla yaşamaktadır.
İbadetler çok genel olarak sonbaharda başlayıp, ilk baharda nihayetlenmektedir. Harman Tavuğu, Güz Dönümü cemlerin başlama tarihidir. Yani açıkça mevsimsel geçiş ibadetleri içinde belirgin bir başlama noktasıdır. İnsanların tarım hayvancılık işleriyle yoğun bir şekilde ilgilenmeleri nedeniyle, bu işlerin halledilmesi ibadetlere de yansımaktadır. Nihayetinde 21 mart nevruz, gün dönümünde ise, yine çok önemli ibadetler yapılıp insanlar inanç önderi, dede, babalar tarafından serbest bırakılmakta, herkes kendi işine gücene bakmakta, tarım ve hayvancılık yaşamı bunda etken olmaktadır. Yazın ise yine adak kurbanları nedeniyle ibadetler devam edebilmektedir. İnanç önderi olan babalar eşleriyle birlikte ve onların çevresinde bulunan bazı canlarla Perşembe akşamları çerağlarını uyarmaktadırlar. Yani cemler yürümese de inanç önderinin bulunduğu evlerde dualar eşliğinde çerağlar her zaman yakılmaktadır. Bu da ne olursa olsun, duanın, ibadetin tümüyle ara vermeden sürdürülmesi gerektiği imajını vermektedir.
Muharrem orucu tutulmakta, Ramazan orucu tutulmamaktadır. Cemler yapılmakta, namaz kılınmamaktadır. Türbeler, kutsal mekânlar ziyaret edilmekte, bez bağlama, mum yakma, kurban kesme, dua etme, buralardan medet dileme her yerde sürmektedir. Bazılarının söylediğinin aksine, Bulgaristan Alevi Bektaşi toplumunda bir Sünnileşme ve asimilasyon asla yoktur. Dış baskılarla ve planlarla yapılmaya çalışılan eylemler boşa çıkmakta, insanlar her halükarda inançlarını yaşatmaktadırlar.
Alevi Bektaşi inanç ve kültürünün en önemli sembol merkezlerinde ilk defa Hak ve Özgürlükler Partisi’nin de büyük destekleriyle çok uzun yıllar sonrasında tamiratlar, tadilatlar ve ilave bölümler yapılarak yeniden onarımlar olmaktadır. Modern manada ise Alevi –Bektaşi dernekleri kurulmakta, Türkiye’deki gibi cemevi temelleri atılmaktadır.
İnanç önderlerinin en büyük şikayeti ise gençlerin cemlere ilgisizliği, yolun, inancın yaşayıp yaşayamayağı konusundaki endişeleridir.
Bulgaristan’daki Alevi Bektaşi nüfusu bölgede yaşayan Türkler gibi Türkiye’yi en büyük güvence olarak görmeye devam etmektedirler. Türkiye’de ve artık yaşam koşulları nedeniyle Batı’da bir akrabası olmayan, çocuğu olmayan bir aile yoktur. Böylece tarihsel olarak korunmuş sıkı geleneksel yapı tümüyle yok olmuş, dışa açık, etkileşime açık bir yapı meydana gelmiştir. Bunun seyri ve olumlu olumsuz yanları ayrı bir yazı konusudur.
Türkiye’deki inanç yapısı bakımından en önemli bağlantı merkezlerinin başında Eskişehir Seyitgazi İlçesi, Arslanbeyli (eski ismi Süca) Köyü gelmektedir. Burada Bulgaristan Haskova’daki Otman Baba ile aynı devirde yaşamış ve onun müsahibi olduğuna inanılan Seyyid Sultan Süceattin Veli’nin türbesi ve makamı vardır. Burası bir ocak, hem de bir dergah merkezidir. Anadolu’da büyük bir coğrafi alanda etkili olan Sultan Süceatten Veli’nin ve dolayısıyla onun yolundan, soyundan geldiğine inanılan bugün ki Demirtaş ailesinin Bulgaristan’da özellikle Silistre-Razgrat bölgesinde önemli etkisi vardır. Daha doğrusu Bulgaristan’da somut olarak elli civarında “baba” Sultan Süceattin Veli Dergahı’nın (Ocağı)’ndan bugün Mehmet Demirtaş Dede’ye bağlı olarak hizmetlerini yürütmektedirler. Bu da bu ocağın oralardaki etkisini göstermektedir.
Bunun dışında Kırçaali Bölgesi’nde Seyyid Ali Sultan (Yunanistan) Dergahı’na bağlı topluluklar ve babalar (dedeler) vardır. Bu yörelerdeki ilişkileri yine aynı yöreden olan ve şu anda Yunanistan’daki Seyyid Ali Sultan Dergâhı Yönetimiyle sağlam bağları kurup, hem Yunanistan, hem Bulgaristan, hem de Türkiye’deki Seyyid Ali (Kızıldeli) Sultan Ocağı dede, baba, talipleriyle ilişkileri sürdüren kişi ise Mustafa Çetin Baba’dır (Dede). Kendisi Edirne’de yaşamakta, buradaki Seyyid Ali Sultan erkânlarını da yürütmektedir.
Orta Bulgaristan dediğimiz İslimye (Sliven) ili, Kotel İlçesi Yablonovo (Alvanlar) ise yine çok büyük bir Alevi Bektaşi süreği (yol, erkân) olan Ali Koçlulara ev sahipliği yapmaktadır. Niğbolu (Nikopol) Savaşı’nda büyük yararlılıklar gösterip şehit olduğuna inanılan Ali Koç Baba (Dede)’nin evlatları bugünkü Alvanlar’a gelmişler, burada yerleşmişler, burada inanç ve kültürlerini yaşatmaya devam etmektedirler. Aynı şekilde bunlar da Türkiye’yle yoğun bağlantıları olan bir inanç yapısıdır. Trakya’da Çorlu Sağlık Mahallesi, İstanbul ve Eskişehir Kırka Büyük Yayla Köyü başta olmak üzere Türkiye’de de aynı inançtan insanlar ve inanç önderleri yaşamlarını sürdürmekte, karşılıklı ziyaretler olmakta, etkinlikler yapılmaktadır.
Farklı inanç kümeleri de varlıklarını sürdürse ve oradaki erenlerin isimleri yaşasa, Demir Baba, Yeşil Abdal, Akyazılı Sultan gibi, temelde şu anda Bulgaristan’da Sultan Süceattin Veli Ocağı (Dergâhı)’na bağlı olarak süren bir sürek (yol, erkân); Seyyid Ali Sultan (Kızılıdeli) Ocağı’na (Dergâhı’na) bağlı olarak sürene bir sürek; Yablonovo (Alvanlar) Merkezli Ali Koç Baba (Dede) merkezine bağlı olarak süren bir sürek somut olarak varlığını tüm canlılığıyla sürdürmektedir, yaşamaktadır.

Bulgaristan’daki Alevi Bektaşi Türbe ve Ziyaretleri, Köyleri

Varna:
Akyazılı Sultan: Varna – Obroçişte Obrocishte. Eskiden yakın bölgelerden öküz arabalarıyla konaklamak üzere ziyaret edilen ve kurbanlar kesilen Dergâhtaki konak evleri yıkılmış, son zamanlarda kurban kesimi için gelenlerin sayısı çok azalmış.
Kurt Baba Ziyareti: Varna – Obroçişte Obrocishte (Yöreden bir kadın biz bu Akyazılı’yı çok ulu biliriz. Her zaman, hatta şimdi de çok insan gelip onu ziyaret ederler. Ama ben artık oraya gitmiyorum. Artık orası Türk ziyareti olmaktan çıktı. Kilise mi yapmışlar, ne. Ben niye oraya gideyim? Eskiden büyük kazanlar vardı. Onlarda kurbanlar kesilirdi. Mutlaka gelenler bizi bilirlerdi ve kurbana, lokmaya çağırırlardı)
Sarı Saltuk Ziyareti: Kaliakra (Kaligra) Kale içinde olduğu söylenen türbe ve ziyaret yerlerini bulamadık. 1900’lü yıllarda olan bir depremde denize uçtuğu tahmin ediliyor.
Musa Baba Türbesi: Tekke Kolçası Köyü. Dulovo vd. bölgelerden zaman zaman gelip kurban kesme olayı oluyor.
Gübürlü Baba Türbesi: Tekke Kolçası Köyü. Bu da fazla bilinmemesine rağmen önemli ziyaretlerden birisidir.
Kumluca’ndaki (Pyasaçnik) Saçlı Koçlu Baba’nın Türbesi
Hamza Baba Türbesi: Harmanlı

Razgrat:
Horasanlı Kemal Baba: Razgrat, Kemaller (İsperih). İlçeye ismini veren bu zatın türbesinin olup olmadığını bilmiyoruz.
Musa Baba Türbesi: Razgrat, Kemaller (İsperih), Işıklar Köyü
Hüseyin Baba Türbesi ve Meydanevi Razgrat (Hezergrat)’a bağlı Adaköy (Ostrovo)’de Voden Milli Parkı içendeki türbe yörenin en ünlü dedesi ve iş adamlarından olan Süleyman Selman Dede tarafından onarılmıştır.
Niğbolu (Nikopol); Ali Koç Baba Türbesi

Razgrat:
Yunus Abdal Türbesi: Razgrat, Yonkovo, Yunus Abdal Köyü. (Tarihçi yazar Ahmet Hezarfen’in de köyü olan bu köyde birçok tarihi mezar taşı var. Yunus Abdal’ın Demir
Baba’nın kardeşi olduğuna inanılıyor.)
Demir Baba: Razgrat, Kemaller (İsperih) İlçesi, Mumcular (Sveştari) Köyü
Hekim Ali Baba Türbesi: Razgrat, Denizler (Varnentsi)
Haydar Baba: Razgrat, Denizler (Varnentsi). Hekim Ali Baba Türbesi’nin içinde bulanan Haydar Baba çağımızda yaşamış en ünlü Bektaşi Babası olan Ozan Haydar Cemil Baba’dır.
Kızana Türbesi: Eski Cuma, Momino. Bulgaristan’da kadın evliya olarak ünlenen Kızana Türbesi’nin yakınlarında da bir türbe olması gerekiyor. Ayrıca yakınlarda bir Türk mezarlığı var.

Kırcaali
Elmalı Baba Türbesi: Kırcaali’ye (Kurdzhali)’ye bağlı Mestanlı’daki (Momçilgrad)
Kırcaali Baba: Kırcaali, Kırcaali Şehri’nin ilk kurucusu olan bu babanın eskiden ziyaret edilen bir büyük tekkesi varmış. Yol çalışmaları nedeniyle kaldırılıp bir camiinin avlusuna konulmuş.
Nalbant Türbesi: Kırcaali, Mestanlı, Çalköy (Vryalo)
İbrahim Baba Türbesi: Kırcaali, Mestanlı, Raven, Kedikçal ((Raven)
Güner Baba Türbesi: Bu türbedeki Elbalı Baba’nın oğlu Güner Baba’nın mezarı sökülüp Sofya’ya götürülmüş? (Halkın İfadesi)
Kazer Baba Türbesi: Kırcaali, Mestanlı, Kazerler (Gaziler(?)) (Mahalle Gısok),

Haskova:
Otman Baba, Haskova: Her yıl Sonbahar’da “Maye Yapma” Ğeleneği Bu Dergah Çevresinde Oluyor.
Hıdır Baba Türbesi: Haskova: Karalar (Gorna Krepost (Kale)) (Fazla bilinmemesine rağmen Rumeli’deki En eski ve önemli Türbelerden birisidir.
Kıdemli Baba: Yeni Zağra Pıdarevo (Padarevo), Demir Baba Velayetnamesi’nde de hayatı hakkında bilgiler bulunan en önemli erenlerden birisi. Eskiden çok fazla ziyaret edilirken son zamanlarda bu ziyaret çok azalmış. Türbe tahrip edilmiş.
Hamza Baba Türbesi: Haskova, Harmanlı’da büyük 8 köşeli türbe.
Abdülmümin Baba: Haskova, Eski Zağra Tekke Köy’de
Demir Hanlı Ali Baba: Haskova, Alan Mahalle’de
Ali Baba: Haskova, Kavak Mahallesi’nde
Karaman Baba: Haskova, Karamanlar Köyü’nde
Kurt Baba: Haskova, Öksüz Köyü’nde

Alvanlar (Yablonovo)
Ali Koç Baba (Dede)’nin oğlu olduğunu bildiğimiz Hüseyin Baba’nın soyuyla birlikte Gerlova (Burada eskiden Girlevo kasabası varmış) Bölgesi, Eski Zağra (Stara Zagora) İli, İslimye (Sliven) ilçesi, Kotel’e (Kazan) bağlı Y(J)ablanovo (Elvanlar (Alvanlar))’da yaşayan köklü bir geleneği var.
Bir ilçe merkezi büyüklüğü kadar olan Alvanlar’la beraber bölgede Veletler (Mogilets) ve Küçükler (Molkoselo)’da birçok türbe var.
Alvanlar’daki Türbeler:
Gül Baba

Arslan Baba
Koçlu Baba (Makam ziyareti. Aslı Nikopol (Niğbolu)’da)
Ali Koç (Koçlu) Baba’nın Çocukları Hasan, Hüseyin Babalar
Hüseyin Baba
Hasan Baba
Topuz Baba
Ali Baba
Hızır Nezir Baba
Baba Hasan
Alvan Baba

Dede Evi, Cemevi
Daha sonra hep birlikte uzun süredir köyün dedelerinin yaşayıp cemlerini yürüttükleri, büyük dede evine, cemevine gidiyoruz.
Çok gür otların ve ağaçların içindeki bu eve aslında “Tekke” deniyormuş. Her ne kadar dedeler bir başka evde yaşasalar da, asıl tarihi bina burasıymış. Oldukça bakımsız olsa da, tümüyle ahşap olan bu evin ilk önce alt katında cemler yapılıyormuş. Bu cemevi çok büyük bir salondan ve giriş odasından oluşuyor. Şimdi burasının temeli su aldığı için üst katta, dedelerin yaşadıkları evde cemler yapılıyormuş. Cemaat kalabalık olduğu zaman odaların tüm kapıları çıkarılarak büyük bir cemevi elde edilen evin içinde şamdanlar, küçük bir bağlama, bastonlar, eski eşyalar dikkati çekiyor.
Razgrat, Adaköy, Ostrovo’da Bir türbe var.

Tutrakan
Sabri Baba Türbesi: Softa Baba olarak bilinen türbe. (Şevki Koca’nın ifadesine göre Sofi Baba (Sofyan Baba) olması ihtimali de yüksek). Burada Sabriye Ana’yı buluyoruz. Kendi ifadesine göre kendi soyları da Sabri Baba’dan geliyormuş. Kendi sıralamasına göre soyları şöyle geliyormuş: Sabri Baba oğlu Murat, oğlu Hüdai (Hatta Türbede şu anda sakallı bir resmi var.) kızı Cemile, onun oğlu Talip, Cemile’nin bir oğlu Galip, Talip’in kızı Sabriye (söyleşi yaptığımız ana) ıonun çocukları Tezgül, Seyrani, Tezirin, Tezgül’ün oğlu Savaş Muharrem, Tezirin’in kızı Duygu.

Bulgaristan’da Alevi Köyleri
Bulgaristan Deliorman denilen bölgede; Silistre‘ye bağlı Baltacı Yeniköy (Bradvari), Söğütçük (Vodno), İlçe Merkezi: Akkadınlar (Dulovo) hemen yanında Karalar (Çernik), Razgrat’a bağlı Kemaller (İsperih) İlçesi, Balpınar (Kubrat) İlçesi arasında Demir Baba Türbesi: Mumcular (Sveştari) Köyü. Yine Razgrat’a bağlı Kazcılar (Bisertsi), Mesim Mahallesi (Mıdrevo), Caferler (Sevar), Yeniceköy (Preslavstsi).
Varna Bölgesi’nde Balçık Akyazılı Türbesi yakınlarında Kumluca (Pyasaçnik, Saçlı/Koçlu Baba türbeleri varmış.), Keçideresi (Dobric Kasabası- Poruçik Kırcıevo, Ali Dede Türbesi varmış) köyleri.

Gerlevo Bölgesi, İslimye (Sliven) İli Kazan (Kotel) İlçesi’ne bağlı: Alvanlar (Elvanlar) (Y(J) ablanovo), Veletler (Mogilets), Küçükler (Malko selo) köyleri.
Haskovo (Haskov) Ve Kırcali Bölgesi’nde: Otman Baba çevresindeki köyler: Tekke, Karalar, Paşaköy, Beyköy, Alanmahalle, Babalar, Pındıcak, Koşukavak, Kocakışla, Güveçler, Koçaşlı, Rahmanlar, Yenişarköy, Elmalı, Sürmenler, Karamanlar, Balolar… gibi.
Bektaşi Köyleri
Raven, Bayramlar (Mahallavız)
Raven, Ağaçouluk (Tatul)
Raven, Kedikçal ((Raven) İbrahim Baba Türbesi)
Raven, Durgutlar (Gornaçobanka)
Mestanlı’ya bağlı toplu bir köy olan Mandacılar (Bivolyane)’ye bağlı bu köyler.

Bivol manda anlamındaymış. Kendisi köy olmakla birlikte, zamanla diğer dört köyün de toplanmasıyla bu ortak isim kullanılmaya başlanmış.
1965 sayımlarında buranın 1200 kişilik nüfusu varmış. 2001’de, 346 kişi kalmış. Şu anda nüfus bu görünmekle birlikte, bir kısmı Türkiye’ye gittiği halde, kayıtlı resmi nüfusta göründüğü için köylerde 200 kişi kalmış. Yani toplam beş köyün nüfusu 200 kişiymiş.
Kazerler (Gaziler(?)) (Mahalle Gısok), Kazer Baba Türbesi var.
Kedicek (Dolnaçbanka)
Galeçköy (Mahallasırnets)
Sazlıköy (Mahallaperlovets)
Gusköy (Mominasılza)
Uzuncular (Devinsi)
Tekkeköy (Ahat Baba Türbesi var. Köy boşalmış. Bektaşi (?))

Bölgedeki köylerden Nalbantçı Köyü’nün Müsahipli köy olduğunu söylüyor. Baba daha çok Bektaşi köylerini önemsiyor ve isimlerini biliyor.
Bölgedeki köyler şunlar:
Şaveli (Şaveli/Şahveli (?)),
Çiçekköy,
Uğurlar,
Umrollar, (son iki köyde şu anda insan yaşamıyor),
Edirnehanı (derviş mezar taşları varmış),
Tozlar (insan yok),
İncikler (Gurgulitsa),
Çalköy (Ziyaret ettiğimiz, Nalbant Türbesi’ne yakın köy. Vryalo)
Kışla Köyü’nde bir şifalı su varmış. Özellikle Hıdırellez gecesi yani 5 mayısı 6 mayısa bağlıyan gece bir taştan akan suyu içenler şifa buluyorlarmış. Burası her zaman ziyaret edilirmiş. Ayrıca buradaki su o kadar güzel, o kadar güzelmiş ki, buradan damacalarla Türkiye’ye bile su götürülüyormuş.

Haskova’daki Alevi Köyleri

Şu anda kendilerinin baş dedelerinin Koçişli’deki Süleyman Dede olduğunu söyleyen Hasan Asarlı, bölgedeki Alevi köylerini bilebildiği kadarıyla şöyle sıralıyor:
Koçişli, Güveçler, Alan Mahalle, Karalar, Babalar, Karaman, Paşaköy.
Alevi Köyleri, Bektaşi Babaları
Bektaşi Babalar
Beyköy’de (Golemantsi) Hasan Dede
Beyköy’de (Golemantsi) Muharrem Rıza Yusuf
Beyköy’de (Golemantsi) Sadullah Sadık
Tekke Köyü’nde Hüseyin Mehmet
Haskova’da Ahmet Ali Osman Hamza Dede
Babai Babalar
Paşaköy’de Muhittin Salim Bekir Dede
Güveçler’de İbrahim Dede
Haskova’da Nizamettin Dede
Haskova’da Hasan Asarlı Baba
Karamanlar’da (Karamantsi) Hasan Dede
Kırcaali (Koçişli) Süleyman Dede (Başdede)
Karalar Köyü’nde Hasan Dede
Babalar Köyü’nde Halil İbrahim Baba
Müsahipli Babalar
Ellesce (Trakiests)’de Ali Osman Dede
Ellesce (Trakiests)’de Ahmet Davulcu Ded
Ellesce (Trakiests)’de Hüseyin Mustafa Çelik Ded
Bölgeye Yakın Türbeler
Yeni Zağra (Padarevo)’da Kademli (Kıdımli) Baba.
Harmanlı’da büyük 8 köşeli Hamza Baba Türbesi.
Eski Zağra Tekke Köy’de Abdülmümin Baba.
Haskova Alan Mahalle’de Demir Hanlı Ali Baba.
Haskova Kavak Mahallesi’nde Ali Baba.
Karamanlar Köyü’nde Karaman Baba.
Öksüz Köyü’nde Kurt Baba.

yazının linki

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018