CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Batıkent Cemevi’nde Maraş paneli: Devletin tunç eli tepemizde -VİDEO

PİRHA -Ankara Yenimahalle Batıkent Cemevi’nde CHP Yenimahalle Meclis Üyesi Hüseyin Kaya moderatörlüğünde araştırmacı- yazar Kemal Bülbül ve Eski SHP Ankara Milletvekili, hukukçu Kamil Ateşoğulları’nın katılımı ile Maraş Katliamı ve katliamın arkasındaki gerçeklere dair panel yapıldı.

Haberin videosu

Yenimahalle Batıkent Cemevi’nde Maraş Katliamı ve katliamın arkasındaki gerçeklere dair “Maraş Katliamını unutmayacağız” paneli düzenlendi. Panele PSAKD Genel Merkez yöneticileri, Hüseyin Gazi Metin Dede, CHP  ilçe yöneticileri, CHP Etimesgut ilçe başkanı, HDP Yeni Yaşam Derneği yöneticileri, Emep Yenimahalle ilçe örgütü, ÖDP, Haziran Hareketi, Batıkent Halkevi, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu, Divriği Kültür Derneği, Batıkent Mahalle Meclisi temsilcileri, Hitit Denekler Federasyonu, Ozan Der, AKA Der, Samsun Vezir köprü, Güldere, İmircik Köy dernekleri yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Panelin moderatörlüğünü CHP Yenimahalle Meclis üyesi Hüseyin Kaya yaptı.

MARAŞ KATLİAMINI UNUTMAYALIM UNUTTURMAYALIM

Yenimahalle Batıkent Cemevi Başkanı Onur Şahin panel öncesi yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

“Maraş Katliamını unutmayalım unutturmayalım, örgütlenelim örgütlenmediğimiz ve bir araya gelmediğimiz sürece bu katliamlar sonlanmayacaktır, yaşanan katliamlarda yitirdiğimiz değerlerimiz olan Denizler, Mahirler, İbrahimler ve tüm yitirdiklerimiz bu halkın evlatlarıydı. Bunların önünde saygı ile eğiliyoruz, mücadeleleri mücadelemizdir.”

Hüseyin Gazi metin Dede ise katledilen canlar için kendi yazdığı şiiri ve gülbeng okuduktan sonra katledilen canlar adına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Panelde konuşan Araştırmacı- Yazar Kemal Bülbül, “Öncelikle 19 Aralık 2000 yılında sistemli bir devlet operasyonuyla hayata dönüş adı altında devrimci sosyalist arkadaşlarımıza yapılan katliamın 17.yıl dönümü. Bu katliam hapishanelerde sistematik olarak devam ediyor. Bu katliamı yapanları kınıyorum, devrimci demokrat dostlarımızı sevgiyle saygıyla aşkla anıyorum” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dün hakkın ve hakikatin aşığı Şeyh Bedreddin’in katledilişinin 601’inci yıl dönümüydü. 18 Aralık 1416 da Serez’de katledilmişti. Bu nedenle Şeyh Bedreddin’i, Börklüce Mustafa’yı, Torlak Kemal’i ve onunla yaren olanları ve bunu destanlaştıran Nazım Hikmet’i de sevgiyle saygı ile aşk ile anıyorum.
26 Mart 922 Hallac-ı Mansur’un darda sır oluşunun yıl dönümüdür. Bizim kurumlarımız bu tarihlerle ilgili düzenleyecekleri etkinliklerde Mansur kimdi, Bedreddin kimdi, neye hizmet ettiler gibi çalışmalar yaparlarsa ufkumuz biraz daha genişleyecek.”

DEVLETİN TUNÇ ELİ TEPEMİZDE

Bülbül, “2 Temmuz’da Madımak’ta bir katliam oldu. Ne oldu 2 Temmuz’da bir ırkçı güruh provokasyona geldi veya getirildi, 33 yoldaşımızı canımızı 2 otel görevlisini 35 canımızı katlettiler gittiler mi? Hayır, efendim öyle değil. Maraş’ta 19-26 Aralık arasında değil, geçmişte, o gün ve gelecekte” dedi.

Bülbül, “Dersimin adı hala Tunceli. Bırak Dersim’i bütün Türkiye’de Tunceli kanunu yürürlükte. Kapılarımız 1978’den beri işaretleniyor bu da yürürlükte. Kapılarımız işaretlenerek devletin tunç eli tepemizde, demoklesin kılıcı kafamızda durarak yaşıyoruz” diyerek şunlara dikkat çekti:

“Aleviler 15 Temmuz’dan beri değil, Kerbela’dan beri olağanüstü halle yönetiliyorlar. Aleviler, sıkıyönetimle  ve baskıyla asimilasyonla yönetiliyorlar. Türkiye devrimci demokratik hareketi Mustafa Suphi’nin katledildiğinden bu yana Türkiye devrimci demokratik hareketi olağanüstü hal, baskı, sıkı yönetim uygulaması baskısı altında yaşıyorlar.”

Panelde konuşma yapan bir diğer isim ise SHP’nin eski Ankara Milletvekili Kamil Ateşoğulları idi.

Ateşoğulları, “Ben bugüne kadar olan katliamları, kıyımları isim olarak vereceğim ayrıntılara girmeyeceğim. Benim görüşüme göre 1965’te Demirel’in Adalet Partisi Genel Başkanı ve Türkiye’de Başbakan olması bana göre bir milattır. 1961 anayasasının getirdiği ortamda, toplumsa yaşamda bir ilerlemeyi engellemek için görevlendirilmiş bir kişi olarak değerlendiriyorum” diyerek katliamları şöyle sıraladı:

1966 Ortaca olayı oldu. 67 11 Haziran Elbistan, Sivas Madımak olayının küçük bir modeliydi. Malatya 18 Ocak 1968, Malatya 3 Şubat 1975, Kırıkhan 5 Mart 1971, Sivas 4 Eylül 1978 Ali Baba, Sivas 2 Temmuz, Maraş 21 Aralık 1978, 29-4 Temmuz arası Çorum. 12 Mart 1995 Gazi ve Ümraniye olayları. Maraş ve diğer olayları değerlendirmek istiyorsak tek yanlı inanç merkezi olarak ele almayalım.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Soma patronundan tuhaf savunma

Soma patronundan tuhaf savunma

pirha.net © 2018