BES: Haramilerin korkulu rüyası olmaya devam edeceğiz

PİRHA-BES, Kızılay tarafından Ensar Vakfı’na para aktarımını protesto ettikleri için üyelerine açılan davaya ilişkin açıklama yaparak “Kamu kaynaklarına sahip çıkmak suç değildir” dedi. 

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Ankara şubeleri, Kızılay tarafından Ensar Vakfı’na yapılan para transferini protesto eden üyelerine dönük açılan dava öncesi basın toplantısı düzenledi. Açıklamayı BES 2 No’lu Şube Başkanı İhsan Gülhan yaptı.

Gülhan, Başkentgaz’ın, Kızılay aracılığıyla Ensar Vakfı’na 8 milyon dolar aktardığını hatırlatarak “Bu para transferinin aslında kamu kaynaklarının yağmalanması olduğunu halkımızla paylaşmak istemiştik” dedi.

“VERGİLERİN AKIBETİNİ SORMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

İhsan Gülhan, polis saldırısı sonucu 19 sendika üyesinin gözaltına alındığını hatırlattıktan sonra, “İktidar şunu bilmelidir ki; baskı ve yasaklara rağmen gerçekleri söylemekten, halkımızın yarattığı değerleri korumaktan, ödediğimiz her kuruş verginin hesabını sormaktan, kamu kaynaklarının halk yararına kullanıldığı bir düzeni savunmaktan bir an bile vazgeçmeyecek, haramilerin korkulu rüyası olmaya devam edeceğiz” diyerek şu soruları sordu:

“Geçmişinde iş cinayeti bulunan Torunlar Holdingin sahibi olduğu Başkentgaz hakkında vergi kaçırmaktan dolayı herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

Ensar Vakfı’na, Kızılay üzerinden bağışta bulunan Başkentgaz, Covid-19 salgını nedeniyle çalışamayan, işten atılan veya ücretsiz izne çıkarılan emekçilerin doğalgaz faturalarının ödenmesinde ne gibi bir yardımda bulunmuştur?

Kendisine yapılan 8 milyon dolar bağışın 7 milyon 925 milyon dolarını Ensar Vakfı’na aktaran Kızılay, Covid-19 salgını dolayısıyla çalışamayan, işten atılan veya ücretsiz izne çıkarıldığı için zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayan emekçilere destekte bulunmuş mudur?

1999 yılından beri toplanmakta olan deprem vergileri nerede kullanıldı? Afet riski gözetmeden çıkarılan imar affından kimler kazanç sağladı?”

Gülhan, son olarak şunları dile getirdi:

“Siyasal iktidar kendi suçlarını gizleyebilmek için kendisine yöneltilen eleştirileri şiddetle bastırmaya çalışmakta, özgür basına karartma uygulamaktadır. Ancak biz bu koşullarda bile tüm kamu emekçilerinin, ezilenlerin sesi olmaya, haklarımız için mücadele etmeye devam edecek, bizden kesilen vergilerin akıbetini sormayı sürdüreceğiz. 3 Şubat 2020 tarihinde demokratik hakkımızın kullanılmasını engelleyerek bize saldıranların, o gün suçluları korumak için yeni bir suç işlediğini kamuoyu görmektedir. İktidarın asabileşmesinin nedeni de budur. Bu yanlışlar silsilesinden dönülmesi için, vergi kaçakçılığı ve kamu kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekilmesine karşı çıkararak insanlık görevini yerine getirirken darp edilen arkadaşlarımız hakkında açılan davanın kapatılmasını talep ediyoruz.”

PİRHA/ANKARA