Besê’nin rüyası, lokmanın Qal Cimik ziyaretine yolculuğu-VİDEO

PİRHA- Maraş Elbistan’a bağlı Soğucak (Socax) Köyü’nde yaşayan Beser Altun oğlunun koronavirüse yakalanması ile birlikte gördüğü rüyadan sonra lokmasını (klor) pişirmeye karar vererek pay etti. Sinemilli Ocağı’ndan Qal Cimik (Yaşlı Cımık) ziyaretinde Beser Altun’un lokması için bir araya gelen köylüler el birliği ile lokmalarını paylaşıp, ziyaretle dertleşti. 

Elbistan’a 22 km uzaklıkta bulunan Alevi köyü Soğucak’ta (Socax) yaşayan Beser Altun’un İngiltere’de yaşayan oğlu koronavirüse yakalanır ve uzun süre tedavi görür. Hastalığı atlatmasının ardından annesi Beser Altun bir gece yarısı gördüğü rüya sonrasından ilk iş olarak sıcak lokmasını paylaştırmayı niyaz eder.

7’den 70’e büyük bir itikat ile köy halkı Beser’in rüyasına ve lokmasına olan saygıdan kaynaklı o gün Qal Cimik (Yaşlı Cımık) ziyaretinde bir araya gelerek lokmalarını paylaşır.

GÖRDÜĞÜ RÜYA SONRASI LOKMASINI PAYLAŞMAYI NİYAZ EDİYOR

Köyde bir koşuşturma ile herkesin bir tarafa gittiğini görüyoruz. Yakın bir mesafede yükselen dumanlar ilgiyi bir anda kendisine çekiyor. Nereye gittiklerini sorduğumuz köylüler ise, ‘Beser’in kloru pişiyor, lokmasını dağıtacak’  diyerek bizlerin de ilgisini dumanın olduğu yöne çeviriyor.

Beser Altun’un evinin önündeki boş arsaya yönelmemiz ile birlikte geleneksel lokma kültürü olan klorun (içi et veya patates ile dolu olan lokma) büyük saclar içerisinde köz ateşinde piştiğini görüyoruz. Beser Altun ateş başında beklerken diğer köylüler ise bir yandan sıcak lokmaları bölüştürmekle uğraşıyor.

Ve klorun (lokmanın) Qal Cimik ziyaretine yolculuğu başlıyor…

KADINLAR ZİYARETTE BULUŞUYOR

Alevilerde sofra, ocak, yemek ya da lokma kavramları kutsallığa büründürülmüş ve tarihten günümüze yaşamımızın her aşamasında yerini alıyor. Bu kavramlar kültürümüze geleneksel yöntemlerle; edebiyatımıza, geleneğimize, törenlerimize, inanç ibadetimize ritüel olarak girmiş ve halen de yaşıyor.

Beser Altun’un pişirdiği lokma el birliği ile hazırlanarak Qal Cimik ziyaretine çıkıyor. Köyün dört bir yanından ziyarete gelen kadınlar birbirleri ile selamlaşırken, pişirdikleri lokmalarda alanda yerini alıyor.

Lokmada amaç kimin ne getirdiğine bakılmaksızın, her canın getirdiğinin ortaklaşa paylaştırılmasıdır. Burada rızalık esastır. Çünkü Alevi toplumu bir rızalık toplumudur. Herkesten olanağına göre alır ve herkese ihtiyacına göre yeniden dağıtır. Lokma bu kültürün vazgeçilmez yapı taşlarındandır. Kurdun, kuşun, masumu pakların, gencin, kadının, erkeğin…

YAŞLILAR ZİYARET İLE DERTLEŞİYOR, AĞITLAR YÜKSELİYOR

Köydeki genç nüfusun çok düşük olduğu göze çarpıyor. Nüfusun büyük bir kısmı Avrupa’ya göçmüş. Senelik izinlerinde köyde olan gurbetçiler koronadan kaynaklı bu sefer köyde olamamış. Büyük çoğunluğu siyah giyinen kadınlar lokmalar pay edilmeden önce dertleşiyor. Yaylalarına, hayvanlarına, biçtiği ota, cemlerine özlem duyan yaşlılar gençlerin köye döneceğinden umutsuz olarak dert yanıyor.

Kimi çocuğunu, kimi eşini, kimi ise yakınını kaybetmiş, Hakk’a uğurlamış. Öyle ye onları en iyi anlayacak ziyaretidir, elbet onunla konuşacak, içini dökecek, güç arayacak. Selamlaşma bir anda yerine ağıtlara ağlamaya bırakıyor. Tek birinin acısını orada olan herkes yaşıyor gibi.

KOCA ÇINAR XUÇÊ HÛSNA ZİYARETE GELİYOR

Bunlar olurken karşıdan Xuçê Hûsna (Hüsniye Bacı- köydeki herkes kendisine bu şekilde hitap ediyor) beliriyor. 100 yaşına merdiven dayamış bu koca çınar Kürecik’ten Elbistan’a gelin gelmiş. Sırtındaki kamburu dünya yükünü kaldırmış olmasına rağmen evinden çıkarak ziyarete geliyor. Ne büyük itikat değil mi? Ne olursa olsun Xuçê Hûsna o ziyarete varıp niyaz olacak, lokmasını paylaştıracak. Bu koca çınara olan büyük şaşkınlığımız ve saygıyla birlikte lokmalar hazırlamaya başlanıyor.

Mikrofon uzattığımız Xuçê Hûsna, geçmişe olan büyük özlemini derin bir ‘ah’ çekerek dile getiriyor.

LOKMALAR PAYLAŞTIRILIYOR

Köyün pirleri Sinemilli Ocağı’ndan. Hakk’a yürüyen dedelerinin ardından köylerine Adıyaman’dan pirler gelmeye başlamış. Pirlerinin bulunmamasından kaynaklı lokma duasını köylülerinden biri veriyor. El birliği ile lokmalar paylaştırılıyor. Kurdun, kuşun, börtü böceğin hakkı olan ile bir kenara bırakılıyor.

Köylüler ve yaşlılar bir diğer seferki ziyarette buluşmak üzere Qal Cimik ziyaretinden ayrılıyor….

Ersin ÖZGÜL – Mehmet KOCAMER / MARAŞ