CANLI YAYIN

Bir yıllık emekleri için gün doğmadan tarlaya gidiyorlar-VİDEO

PİRHA- Adıyaman’ın birçok bölgesinde yurttaşların en büyük geçim kaynağı olan sarmalık tütün yapraklarının toplanmasına başlandı. Tütün ile ilgili son bir yıldır çıkartılan yasalarla birlikte sıkıntı yaşayan yurttaşlar, “Tütün yasası ile birlikte de tütün satışı yasaklı hale getiriliyor. Çevre illere gönderdiğimiz tütünler araçlarda yakalanıp el konuluyor ve büyük para cezaları veriliyor. Bir yıllık emeğimiz boşa gidiyor” ifadelerini kullandılar.

Dağdaki karın erimesi ile birlikte Mayıs ayının ilk haftasında sadırı toprağa atılan tütün, Haziran sıcağında toprağa ekiliyor. Ekiminden sonra can suyu verilip çapası yapılarak içindeki yabani otlar toplanıyor. Ağustos ayında verilen emeğin karşılığını almak için, yurttaşlar tütün yapraklarını toplayarak altı yada yedi ay olmak üzere uzun bir süre tarlalarda çalışıyorlar.

Adıyaman Çelikhan ilçesine bağlı Bulam beldesinde halkın en büyük geçim kaynağı olan tütün toplama zamanın gelmesi ile birlikte yediden yetmişe yüzlerce aile sabahın erken saatlerinde daha güneş doğmadan tarlaya giderek  sıcaklığın en yüksek olduğu öğle saatlerine kadar tarlada tütün topluyorlar. Yurttaşlar, bazı günlerde 40 derece sıcağın altında tütün tarlasında toplama işlemine devam ediyor. Yerel halk dilinde “tütün biçme” olarak tanımlanan toplama işlemi, hava sıcaklığının düştüğü saat 18:00 gibi tekrar başlayıp, gün batımına kadar devam ediyor.

Tütün biçme işlemlerinin ardından, yurttaşlar evlerine yakın hazırladıkları gölgeli alanlara topladıkları tütün yapraklarını getirerek şişlere saplıyor. Şişe saplanan tütünler ipe dizilerek güneş sıcaklığının en yoğun his edildiği yerlerde ağaçlarla hazırlanan alanlarda kurutularak satışa hazır hale getiriliyor.

“TÜTÜNDEN BAŞKA HİÇ BİR ÜRÜN MASRAFINI ÇIKARMIYOR”

Tütünün birçok aşamalardan geçirilerek büyük emekler verilip satışa hale geldiğini ifade eden Sabri Torun, şu ifadeleri kullandı:

“Mart ayında sadırları ekiyoruz. Mayıs’ın ikinci haftasından itibaren de tütün ekimine başlıyoruz. Yapılan sulama ve çapa işlemlerinin arından da Ağustos ayından itibaren başlayarak Eylül ayına kadar biçimini gerçekleştirip kurutuyor ve ambarlara koyuyoruz. Bütün bu işlemlerin ardından hazır hale gelen tütünü tüccarlara satıyoruz. Ama son yasaklarla birlikte büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Tütünümüz satılmıyor. Gecen seneki ürünümüz bu gün hala ambarlarda ama bu yıl yine ektik. Çünkü arazilerimiz çok küçük bu nedenle tütünden başka hiçbir ürün masrafını çıkarmıyor” ifadelerini kullandı.

“KOOPERATİFLEŞME İLE BİZLERDEN BÜYÜK VERGİLER ALINACAK”

“Kooperatiflerin kurulacağı söyleniyor” diyen Torun, “Kooperatifleşme ile birlikte sattığımız tütünün büyük bir kısmından vergi alınacak bize kalacak olan para ise tarladaki masraflarımızı çıkaramayacak ve zarar edeceğiz. Böylede olursa arazilerimizi boş bırakmak zorunda kalacağız. Yetkilere çağrımız bu sorunların çözülmesi için derhal yasalarla yeni düzenlemeler yapılarak sorunlarımıza çözüm bulsunlar” dedi.

“ADIYAMAN TÜTÜNÜ İKİ RANTÇIYA TESLİM EDİLECEK”

Tarlasında çocukları ile birlikte bir yıllık emeği ve alın teri olan tütünü toplayan Yusuf Horoz, “Tütün yapraklarının gelişmesi için ucundaki çiçeklerini kırdıktan sonra alttan sararan yapraklarını toplamaya başlıyoruz. Bu yaprakları topladıktan sonra yeniden bir can suyu veriyoruz. Daha sonra üç kat halinde sıra ile yaprakları toplamaya başladıklarını” belirtti.

Sadır ekimi ile birlikte başlayan ilk aşamanın ardından tütüne çok büyük emekler vererek ve zahmetler çekerek satışa hale getirdiklerini ama verdikleri emeğin karşılığını alamadıklarını ifade eden Yusuf Horoz, şöyle devam etti:

“Bütün bunlarla birlikte son çıkarılan tütün yasası ile birlikte de tütün satışı yasaklı hale getiriliyor. Çevre illere gönderdiğimiz tütünler araçlarda yakalanıp el konuluyor ve büyük para cezaları veriliyor. Bir yıllık emeğimiz boşa gidiyor. Sorunu çözümü anlamında Adıyaman AKP milletvekillerini aradığımızda tütün için bizi rahatsız etmeyin deniliyor. Biz bunları sorunlarımızı çözmeleri için meclise gönderdik ama buna da cevap olmuyorlar. Bir iki dönüm arazimiz var tütünden başka bir şey eksem masrafını çıkarmaz. Ailemin bütün geçim kaynağı ve çocuklarımın okul masraflarını bununla karşılıyoruz. Tütün üzerindeki yasak devam ederse aç kalacağımızdan dolayı ekonomik ihtiyaçlarımızı karşılamak için suça teşvik edileceğiz” dedi.

Yusuf Horoz, “Kooperatifleşmenin ne olduğunu bilmiyoruz. İki rantçı gelecek burada bir kooperatif kuracak istediği fiyattan tütünümüzü alacak. Bunun örneğini tekelde görmüştük. Eksperlerin inisiyatifine göre fiyat veriliyordu. Bazen de bir yıllık emeğimiz yakılıyordu” diye konuştu.

“EN BÜYÜK EMEĞİ KADINLAR VERİYOR”

“Bu bölgede tek geçim kaynağımız tütündür. On yıllardır atalarımızdan bu yana bu işle uğraşıyoruz. Son dönmelerde sıkça konuşulan bir şey var. Tütünün yasaklanacağı söyleniyor” diyen Feride Sucu, “Sabahın erken saatlerinde gün doğmadan tarlaya gidip tütün yapraklarını topluyor ve eve getirip ipe dizip kurutuyoruz. Her emek alanında olduğu gibi tütünde de büyük bir kadın emeği var. Buradaki elde etiğimiz gelirle çocuklarımız okutuyor ve evlendiriyoruz. Eve alacağımız bir torba tuz ya da bir kilo çayı bile bununla alıyoruz” dedi.

Kooperatifleşmenin nasıl olacağını bilmediklerini ifade eden Sucu, Bununla ilgili bizlere verilen herhangi bir bilgide yok. Biz kooperatifleşme istemiyoruz, ifadelerini kullandı.

TÜTÜN YASAKLANIRSA AÇ KALIRIZ”

Bölgenin tek geçim kaynağı olan tütünün bu dönem yapraklarını toplama dönemi olduğunu söyleyen Medine Büyükşan, “Altı ve yedi aylık bir süre tütüne emek veriyoruz. Toplama ve kurutma evrelerinin ardından tütün satışa hale geliyor. Ama yasaklardan dolayı tütünümüz satılmıyor. Tütün elimizden alınırsa büyük sıkıntılar yaşarız. Daha önce fasulye ekiyorduk. Fakat fasulyede artık hem bu topraklarda yetişmiyor hem de masrafını çıkarmıyor. Tütün yasaklanırsa aç kalırız” dedi.

“EMEĞİMİZDEN VE ALINTERİMİZDEN ELİNİ ÇEKSİNLER”

“Tütünden sadece eken ve satan para kazanmıyor. Tütün toplama dönemi birçok aile buradan aldıkları yevmiyelerle geçimini sağlıyor” diyen İbrahim Büyükşan, “Ama geçen yıl ektiğimiz tütünü satamadık ambarlarda duruyor. Satamadığımız içinde işçinin ve tütünün masrafını verecek parayı bulamıyoruz. Tütün satan iş yerlerine gittiğimizde dışarıdan getirilen yabancı tütün ve sigaralar satılırken bizim tütünümüz satılmıyor. Bunlar yaşandığı için borçlandığımız yerlere borcumuzu ödeyemiyoruz. Geçen seneki tütünümüz satılsaydı bu sıkıntıları yaşamazdık. Eğer tütün satılmazsa ne çocuklarımızı okutabiliriz nede evimizin ihtiyacını karşılayabiliriz.  Yetkililere çağrımız emeğimize karışmasınlar emeğimizden elini çeksinler” diye konuştu.

MUSTAFA YÜKSEL/ADIYAMAN

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018