‘Bizim Yunus’ adlı kitap raflardaki yerini aldı

PİRHA- ‘Bizim Yunus’ kitabı okuyucularıyla buluştu. Kitapta, ‘Yunus Emre kim? Yunus Emre neden yeniden yazılmalı?’ gibi sorulara cevap aranırken, Yunus Emre ve Hacı Bektaş ilişkisi, Yunus Emre’de Din ve Ehlibeyt inancı gibi başlıklar yer almakta.

Hepimiz günlük yaşantımızda veya konuşmalarımızda Yunus Emre’den alıntılar yapar, sözlerinin ve düşüncesinin bugünde nasıl karşılık bulduğunu hayretle dinleriz. Belki de Yunus Emre’yi Yunus Emre yapanda bu zamansız ve evrensel bakış açısıdır.

UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş Veli ile birlikte atfedildiği Yunus Emre’yi ne kadar tanıyoruz ve bildiğimizin ne kadarı doğru. Aralık ayında Derlem Yayınlarından çıkan kitap, Ali Haki Edna Vakfı (AHEV) Araştırma ve Yayın Kurulu ile ALXAS KOM’un ortak çalışması sonucu yayına hazırlanan ‘Bizim Yunus’ adlı kitapta tam da bu sorulara cevap aranıyor.

Kitapta Yunus Emre’ye ait 366 esere yer verilirken, bu eserlerin bir bölümü günümüz Türkçesiyle açıklamalı olarak kitapta yer almakta. Kitapta ‘Yunus Emre kim? Yunus Emre neden yeniden yazılmalı?’ gibi sorulara cevap aranırken, Yunus Emre ve Hacı Bektaş ilişkisi, Yunus Emre’de Din ve Ehlibeyt inancı gibi başlıklar yer almakta.

624 sayfadan oluşan kitapta, Yunus Emre hakkında sunulan belge ve bilgilere de geniş yer verilmekte.

“HERKES SAHİPLENİR AMA FARKLI YORUMLAR”

Kitapta Yunus Emre’ye dair şu değerlendirmede bulunuluyor:

“Yunus Emre’yi herkes sahiplenir ve herkes farklı algılayıp, farklı yorumlar. Bu gayet doğal olmakla birlikte, Yunus Emre’yi yer yer bulunduğu noktadan uzaklaştırır; tıpkı Yunus Emre mezarı diye anılan mekanlar gibi. Yunus’a ait birçok mezar gösterilmektedir, fakat gerçek olan; sadece bir tanesi büyük şair ve bilge ozan Yunus Emre’nin mezarıdır.

Aynı durum Yunus’u sahiplenen ve onun hakkında yapılmakta olan yorumlar ve değerlendirmeler için de geçerlidir. Hatta zaman zaman Yunus’un olmayan bazı eserler onunmuş gibi algılanıp, Yunus adına yazılan divan ve makalelerde yer verilmektedir.

Bir şairi veya ozanı tanımanın en güvenilir yolu onların eserlerini inceleyip değerlendirmekten geçer. Yukarıda belirtilen iyi niyet sonucu meydana çıkan karışıklıklar, şiirlerini de inceleme işini de epey zorlaştırmaktadır. Yine de en sağlıklı yol oradan geçer. Bu işin uzmanları için çok zor bir iş sayılmaz fakat, söz konusu olan şaire/ozana ait olmayan eserlerin asıl sahiplerini bulabilmek imkansız gibidir; o nedenle büyük bir çaba ile şiir antolojilerini hazırlayan kişiler, bazen müşkül durumda kalabilmektedir. Her şeye rağmen şair ve ozanları, kendilerinden asırlar sonra araştırmak isteyen kişilere ışık tutacak tek kanıt, onlara ait olan eserlerdir.

Yani Yunus Emre’nin yaşadığı dönemi ve onun dünya görüşünü, gerçeğe en yakın olarak, kendisinin bizlere bırakmış olduğu eserlerin satır aralarında bulabileceğimize inanıyoruz.”

Elif TABAK-Diren KESER/İNGİLTERE

buy azithromycin online