BTS ve HABER-SEN’in sürgünlere karşı Ankara’ya yürüyüşü sona erdi-VİDEO

PİRHA- BTS ve HABER-SEN üyelerinin baskı ve sürgüne maruz kalmaları üzerine başlatılan yürüyüş eylemi Ankara’da son buldu. Yapılan açıklamada “Hukuka aykırı bir şekilde verdiğiniz bu kararlardan bir an önce vazgeçin!” çağrısı yapıldı.

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ile Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER SEN) mobbing, ihraç ve sürgünlere karşı 2 Şubat’ta başlattığı yürüyüşünü Ankara’da sonlandırdı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı üye ve yöneticiler, farklı illerden yola çıkarak Ankara TCDD Gar önünde bir araya geldi. Yapılan eyleme CHP’li milletvekilleri de destek verdi.

“NEREDE ADALETSİZLİK VARSA KARŞISINDA DURDUK”

Sendikalar adına ortak açıklamayı BTS Genel Başkanı Murat Oral okudu. Oral “Hukuka aykırı bir şekilde verdiğiniz bu kararlardan bir an önce vazgeçin” diyerek şu açıklamayı yaptı:

“BTS ve HABER SEN olarak; yaptığımız açıklamalarla, verdiğimiz mücadeleyle, nerede haksızlık, nerede adaletsizlik varsa karşısında durarak, nerede kamu zarara uğratıldıysa teşhir ederek, nerede liyakatsizlik, nerede hukuksuzluk varsa yargıya taşıyarak gerçek sendikacılığın adresi olmamız pek çok çevreyi rahatsız etmiştir.

Bizlerin yaptığı gerçek sendikacılık karşısında rahatsız olan siyasi iktidar ve örgütlü olduğumuz kurumların yöneticileri tarafından sendikalarımız susturulması gereken bir kurum olarak görülmüş, bu nedenle üyeleri korkutulmaya, sindirilmeye, baskı altına alınmaya çalışılmış. Şimdi bu da yetmemiş olacak ki yasaları ve hukuku hiçe sayarak, temsilci ya da yönetici olup olmadığına bakmaksızın üyelerimiz hakkında sürgün ve ihraç kararları verilmektedir.

HABER-SEN ve BTS tarafından, COVİD-19 salgınının başından itibaren gerekli önlemlerin alınması, olumsuz çalışma koşullarının düzeltilmesi amacıyla yaptığımız girişimlerimiz yine kurum yöneticilerini rahatsız etmiştir.”

“AKIL VE VİCDAN ÖLÇÜLERİYLE DE BAĞDAŞMAMAKTADIR”

Murat Oral, AKP iktidarının, kamudan ihracı silah olarak gördüğünü belirterek, “AKP iktidarı, kendine biat etmeyen, barıştan, demokrasiden, insan haklarından, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinden yana kesimleri KHK’larla susturmak, baskı altında tutmak istemektedir” dedi. Oral, PTT yönetimi tarafından, haklarında hiçbir adli soruşturma yokken ve gerekçe gösterilmeksizin sendika üyelerinin ihraç edildiğini belirterek şunları söyledi:

“OHAL’in kalkmasına rağmen OHAL hukuku işletilerek HABER-SEN Diyarbakır Şube Kadın Sekreteri Esra Ademhan ile KESK Üst Kurul delegesi İzzettin Ekin kurum kararı ve bakanlık onayıyla işyerinde görevleri başındayken ellerine tutuşturulan tebliğlerle ihraç edilmiştir. Üyelerimizin adli hiçbir soruşturması ya da davası bile yokken; tebliğ edilen evrakta, mesnetsiz ve dayanaksız iddiaları destekler hiçbir delil ve gerekçe gösterilmemişken bakanlığın ihraç kararı açıkça hukuksuzdur. Ve bu hukuksuzluk kadar Covid-19 pandemisinin yaşandığı bir dönemde bile çalışanlarını sürgün etmek, ihraç etmek elbette ki akıl ve vicdan ölçüleriyle de bağdaşmamaktadır.

İşin özü; demokrasi söylemlerini ağzından düşürmeyip, tam aksi uygulamalar yapan siyasi iktidarın kurumlara atadığı bürokratların “ben yaparım oldu” anlayışı sonucu pek çok hukuksuzlukla karşı karşıyayız.”

HALK SAĞLIĞINI DÜŞÜNDÜKLERİ İÇİN SÜRGÜN EDİLDİLER”

Ortak basın açıklaması ardından konuşan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, “BTS çalışanları, cinayet gibi kazaların sebebini ortaya koyduğu ve bu sebepleri halkla paylaştığı için sürüldü” diyerek şu açıklamayı yaptı:

“PTT’deki arkadaşlarımız neden sürüldü söyleyelim; çünkü onlar, pandemide önlemlerin alınmasını istediler. ‘Dönüşümlü, dinlenerek çalışmak istiyoruz’ dediler. ‘Kişisel koruyucu ekipmanları kurum sağlasın, zaten geçirmeye bile zor yeten ücretlerimizle koruyucu ekipman almaya mahkum etmeyin’ dediler. ‘Biz halka hizmet götürüyoruz. Eğer bizim sağlığımızı korumazsanız halkın sağlığı da tehlikeye girer’ dediler. Halkın sağlığını da düşündükleri için sürgün edildiler.”

“DEVLET ÇÜRÜMEYE BIRAKILDI”

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi ise “Devletin bütün kademelerinde Liyakat yerine maalesef sadakat ve yandaşlık esas alınır oldu” dedi. Hakverdi, kamuda sadece iktidara yakın kişilerin görev alabildiğini ifade ederek şöyle devam etti:

“İktidar gibi düşünmeyenler ötelendi. Emeği ile çalışanlar da bugünkü yaşadığımız gibi sürgünlere, tehditlere maruz kaldı. Devletin bütün kademeleri bir şekilde liyakatsız kişiler tarafından ele geçirildi ve devlet çürümeye bırakıldı. Bu aslında devletin düşmanlığıdır. Bu noktada mücadelemiz, desteğimiz; aşağıya başını eğmeyen öğrencilere ve emekçileredir.”

PİRHA/ANKARA