Pir Haber Ajansi – PİRHA

Bülbül: ‘Ocakzadeler Meclisi’ oluşumu Alevileri devlete yedeklemeye çalışan bir anlayıştır

27 Mayıs 2020 - 14:37 pirha.net
Bülbül: ‘Ocakzadeler Meclisi’ oluşumu Alevileri devlete yedeklemeye çalışan bir anlayıştır
27 Mayıs 2020 - 14:37

PİRHA – Ocakzadeler Meclisi oluşumuna ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, bu oluşumun Alevileri devlete yedekleme çabası içinde olduğunu belirtti. Bülbül, Alevi kurumlarının bir araya gelmesi ve Hacı Bektaş Ocağı’nın mürşidi Veliyettin Ulusoyu da davet etmeleri çağrısında bulundu. 

Halkların Demokratik Partisi Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Alevi toplumu içinde kabul görmeyen tartışmalı isimlerin de içinde yer aldığı Ocakzadeler Meclisi’ni PİRHA‘ya değerlendirdi.

Bülbül, “Öncelikle Alevi toplumunun yıllardır kurulu bulunan kurumları var, federasyonları var, dernekleri var ve de bunlar Alevi toplumu nezdinde, Türkiye nezdinde meşru demokratik kurumlardır. Bu kurumların yürüttüğü eksiği ve aksaklığıyla elbette eleştirilecek yanları olabilir bir demokratik mücadele yanı var. Bu mücadelenin fiili içerisinde ocakzadelerin talipleriyle buluşması öncelikli bir çalışma olmalıdır. Biz bunu Alevi kurumlarında çalışma yaparken de dile getirmiştik. Ocakzadeler Alevi ocak yapısını canlandırmak için talipleriyle buluşmalı” ifadelerini kullandı.

“HACI BEKTAŞ OCAĞI’NIN MEŞRU BİR TEMSİLİYETİ VAR”

“Fakat bu ocağın kendisiyle alakalı bir şey. Ocaklar bir ittifak, bir birlik elbette oluşturabilirler” diyen Bülbül, şöyle konuştu:

“Örneğin Veliyettin Ulusoy bize göre Hacı Bektaş Veli Ocağı’nın piri konumundadır. Böylesi çalışmaları oldu vaktiyle bir hayli emek ve çaba sarf etti. Veliyettin Ulusoy, Hacı Bektaş Veli’den aldığı irşat ile kapsayıcı olan Alevi toplumunun siyasal, demokratik, inançsal kurumlarıyla ilgilidir ve Türkiye genelindeki etnik anlamda da farklı olan Alevi toplumunun tamamıyla ilgilenmeye çalışan, kimi eksikliklerle beraber kapsayıcı bir yapı arz ediyor. Bu yeni kurulan daha doğrusu kurulma iddiasında olan bu yapı, öncelikle Hacı Bektaş Ocağı’na ve Veliyettin Ulusoy’un yaptığı çalışmalara karşı çıkmaya çalışan bir yap. Bu nedenle öncelikle Hacı Bektaş Ocağı’nın meşru bir temsiliyeti var. Bu meşru temsiliyet Çelebiler ailesinin kendi iradesiyle oluşmuş bir temsiliyettir. O nedenle bu temsiliyeti tartışmak Alevi inancı açısından, yol, erkan açısından, tarihi inançsal değerlerimiz açısından ve güncel sorunlarımız açısından bir gaflettir.”

“OCAKLAR MECLİSİNİ KURANLAR, ALEVİLERİ DEVLETE YEDEKLEMEYE ÇALIŞANLARDIR”

“Bu yapıyı oluşturanların dayanakları nedir?” diye soran Bülbül, şöyle devam etti:

“Neden bu konjonktürde ortaya çıkmışlardır. Aleviler kendi kimliklerinE, inançlarına ve tarihlerine yol ve erkana sahip çıkmaya çalışırken bir yandan da siyasette yapmaya çalışıyorlar ve bu siyaseti de meşru demokratik bir zeminde yapmaya çalışıyorlar. Bu demokratiklik devletin kurulu ırkçı, inkarcı rejimine karşı olan bir tutum. Tam da bu kurulu olan yapı, bu tutumu zedelemeye çalışan ırkçılığa, inkarcılığa rağmen Alevileri devletle veya devletin bu ırkçı, inkarcı yapısıyla buluşturup buraya yedeklemeye çalışan bir anlayıştır.

Dolayısıyla Alevi inancı, tarihi, Alevi toplumsal mücadelesi bağlamında bir meşruiyeti yoktur. Söylediği sözün, sarf ettiği sözün yapmak istediği çabanın kendisine bakmak lazım.”

“PADİŞAHLIK DA OLSA CUMHURİYET DE OLSA ALEVİLERİN İNANÇSAL DEĞERLERİNİ TANIMAK ZORUNDA”

Alevi toplumunun tarih boyunca, yaşadığı zeminde ve zamanda kendi meşruiyetini koruyarak kendi inançsal yapısıyla kaldığını, devlete yedeklenmediğinin altını çizen Bülbül, “Aleviler, devletlere beni bu yapımla tanıyacaksın, kabul edeceksin, inancımı kabul edeceksin, ibadethanemi kabul edeceksin, inançsal değerlerimi kabul edeceksin, eşit yurttaşlık talebimi kabul edeceksin dediği için biz bu noktadayız. Bu noktayı zedeleyen, karşı çıkan her yapı sistemin ırkçı, inkarcı anlayışıyla örtüşen bir yapıdır” dedi.

Bülbül, şunları söyledi:

“Aleviliğin tanıma ihtiyacı yoktur. Aleviliği Hünkar Hacı Bektaş’tan Pir Sultan Abdal’a, Ağuçan ocağından Baba Mansur’a, Sarı Saltuk’tan Yan Yatır Ocağı’na kadar bütün ocakzadeler, pirler, mürşitler, ulular, veliler, âşıklar, sadıklar, dervişler tanımlamış. Siz kim oluyorsunuz da bu ululardan, velilerden, mürşitlerden, pirlerden, âşıklardan,  sadıklardan yol için can baş verenlerden hak ve hakikat için can feda eden edenlerden daha mı derin, daha mı âlim, daha mı bilgili, daha mı mürşitsiniz de yeni bir tanım arıyorsunuz?

Tanım arıyorsanız Hünkâr Hacı Bektaş’a bakın, yaptıklarına, söylediklerine bakın. Ocaklarımıza, pirlerimize bakın yolu erkanı nasıl uygulamışlar tanım orada. Onun için yeni bir tanım aramaya şunun içinde, bunun dışında gibi polemikler yaratıp toplumu farklı farklı noktalara savurmaya hiç gerek yok. Alevi inancı öyle bir şeydir ki Veysel baba ne diyor Tevrata bak, İncil’e bak dört kitabın dördü de Hak kitapta ırk ayırmak insanlıkla yüz karasıdır diyor.”

“ALEVİLERİN İNANCI MEŞRUDUR, BU TEMELDE EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELESİ YÜRÜTÜLMELİDİR”  

Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi yürütmesi gerektiğine vurgu yapan Bülbül, “Peki ne yapmak lazım? Mürşitlerin, dervişlerin, ulularının, pirlerin, aşıkların, sadıkların, ermişlerin yola can baş verenlerin ortaya koyduğu destek bağlamında Aleviliğin meşru bir inanç olduğunu ve devlet nezdinde tanınması gerektiğini, eşit yurttaşlık bağlamında Alevlerin inancının, inanç merkezinin yol erkan yürütme biçiminin tanınmasını ve kabul edilmesini sağlama mücadelesi verilmelidir. Bu, inançsal ve siyasal bir mücadeledir. Türkiye‘de ben Aleviyim dediğiniz zaman siz siyaset yapmış oluyorsunuz. Çünkü devlet tarafından sistematik olarak inkar edilmiş bir kimlikten söz ettiğinizde siz kendiliğinizden değil, devletin inkârı nedeni ile zaten siyaset yapmış oluyorsunuz. Yoksa bir insanın inancını, kimliğini beyan etmesinden daha doğal ne olabilir? Ama bunu beyan ettiğinizde bir inkâra tekabül ettiği için siyaset yapmış oluyorsunuz” diye konuştu.

Bülbül, şöyle devam etti:

“O nedenle Alevi toplumu siyaset de yapmalıdır, Alevi inanç önderleri siyaset yapmalıdır. Ama bu siyaseti yaparken neye bakarak yapmalı? Hünkar Hacı Bektaş’ın Şeh Bedrettin’in Pir Sultan’ın, Torlak Kemal’in, Börklüce Mustafa’nın Şah Kulu’nun, Şah Kalender Çelebi’nin yaptıklarına aynı güncelliğini devam ettiriyor, Aynen güncel bugün de devam etmektedir. Dolayısıyla efendim yeniden bir şey oluşturuyoruz, bir şey yapıyoruz, efendim şunlar inanç deforme ediyor gibi yaklaşımlar kendisini iktidarlaştırma çabasıdır, beyhude çabalardır.”

“ALEVİLER BİRLİĞİNİ, DİRLİĞİNİ ÇOĞALTMALI VE BU BİRLİĞE DİRİLİĞE SAHİP ÇIKMALIDIR” 

Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy’a yönelik söylemlere tepki gösteren Bülbül, “Veliyettin Ulusoy, Hacı Bektaş Veli Ocağı’nın mürşididir. Hacı Bektaş mürşidinin ocağına niyazımız olsun. Bunun dışındaki tartışmaların hepsi boş ve beyhudedir. Bu konuda Alevi kurumları, Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı kurumlar, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu bu bağlamda sahip çıkmalı, bu bağlamda birliğini, dirliğini, çoğaltmalı ve bu birliği, dirliği ortak ifade etmeli” dedi.

“ALEVİ KURUMLARI BİRARAYA GELSİNLER, VELİYETTİN ULUSOYU DA DAVET ETSİNLER”

Bülbül, “Benim Alevi kurum kurumlarına bir önerimdir. Bu Alevi kurumları lütfen bir araya gelsinler Hacı Bektaş Ocağının mürşidi Veliyettin Ulusoyu da davet etsinler ve desinler ki bizim tartışacak bir şeyimiz yoktur. Hacı Bektaş Ocağı’nın iradesiyle, Alevilerin iradesiyle, Veliyettin Ulusoy’dur. Bu, tartışmayı bitirir. Bunun dışında konuşulacak, tartışılacak hiçbir şey yoktur” diyerek çağrıda bulundu.

“SALDIRILARA KARŞI İNANCIMIZA, KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

HDP Antalya Milletvekili Bülbül, “Şu dönemde her türlü değerimize, inançsal, etnik, kültürel, dinsel, doğa, tarih her şeyin tahrip ve tahkir edildiği şu dönemde bizim en çok kendi inancımıza sahip çıkmalıyız. Birlikte yaşadığımız halkların da doğal, anadan gelen inançlarına, dillerine, kültürlerine sahip çıkmak, dayanışmak Alevi inancının 72 millete bir nazarla bakan tarzını Hünkar Hacı Bektaş’tan aldığımız desturla uygulamak gibi bir sorumluluğumuz var. Bu da en çok bugünlerde gerekli” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

© 2019 pirha