CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, KÜLTÜR, TÜM HABERLER, VİDEO 2.03.2018 1053 Görüntüleme

Burada kolektif yaşam var: Leyli Sanat-VİDEO

PİRHA- OHAL’in ardından çıkarılan KHK’lar ile birlikte radyo, gazete ve televizyonların kapatılması bu alanlardan mezun olan gençleri, iş bulma kaygısı ve emek sömürüsü ile karşı karşıya bıraktı. Buna karşı birkaç genç bir araya gelerek Leyli Sanat ile alternatif bir yaşam alanı oluşturdu.

Leyli Sanat’ta yılın her bir ayı için ayrı temalarla etkinlik gerçekleştiren gençler, toplumda yalnızca medya holdinglerine girebilmiş insanları değil tüm ezilen, ötekileştirilmiş, yeri geldiğinde asimilasyonu kırmak isteyen kesime de kucak açmak istiyor.

Leyli Sanat’ın kurucularından Melek Kılıçgedik ve Ufuk Kadız ile etkinliklerini yaptıkları Uyumsuz Cafe’de şiir dinletisi öncesi söyleşi gerçekleştirdik.

Radyo Televizyon Sinema öğrencisi Ufuk Kadız, birçok iletişim öğrencisinin işsizlikten dolayı setlerde çalıştığını ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirtti. Kadız tam da bundan dolayı çevresindeki insanları bir araya toplayarak farklı fikirler üretebilecekleri bir oluşum olan Leyli Sanat’ı arkadaşları ile birlikte kurduğunu belirtiyor.

“12 AY 12 TEMA”

Leyli Sanat’ta bir yıl boyunca, ’12 Ay 12 Tema’ kapsamında oluşturulan temalar doğrultusunda; deneme, şiir, eleştiri, fotoğraf albümleri, video ve kısa filmler hazırladılar.

Adız çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:

“Şu an işimiz gönüllülükle gidiyor ve her kesimden insanların da birarada buluştuğu bir şey. Yazı ekibi, denemeler, şiirler ve eleştiriler üzerine. Müzik ekipleri hazırlama peşindeyiz. Görsel medyada ise kısa film projelerimiz var. Yapabileceğimiz her alanda olmak istiyoruz.”

HEDEF, SANAT EVİNE DÖNÜŞTÜRMEK

“İleride bunu sanat evine dönüştürmek istiyoruz. Bir ofis gibi kullanabileceğimiz, içerik üretebileceğimiz, bir odasında insanların müzik yaptığı, bir odasında videoların çekildiği, bir odada bu işin sosyal medyasının götürülebileceği bir platform oluşturmak istiyoruz. Şu an her şey gönüllülükle gittiği için aslında bunu ne zaman ve nasıl gerçekleştireceğimizi bilmiyoruz. Bu süreçte hem kendimizi geliştiriyoruz hem de neler nasıl yapılabilir bunu planlıyoruz. Mühendisinden tutun bambaşka branşlarda insanlar var. Bu işin içinde olan sinemacı, edebiyatçıdan ziyade herkes gelip istediğini yapabilsin istiyoruz.”

“HOBİDEN İŞE DÖNÜŞTÜRELİM”

Üniversiteli gençler çalışma alanları olarak Taksim ve Kadıköy’de bulanan mekanları kullanıyor. Kadız bunun nedenini de şöyle anlatıyor:

“Her insana hitap edelim diye etkinliklerimizi yaparken çeşitli yerler seçmeye çalışıyoruz. Leyli Sanat bunu hobiden çıkarıp işe dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Çünkü sektörün durumu ortada ve benim iş sıkıntısı yaşamam normal. Ama istiyorum ki ben ve benim gibi birçok arkadaşım gelsin günlük çalışmalarını tamamlayıp, Leyli Sanat üzerinden çalışmalar götürsün. Böyle bir amacımız var.”

KOLLEKTİF ÜRETİM

Leyli Sanat’ın, ülkenin OHAL koşullarında yönetildiği, çok sayıda televizyonun, radyonun ve gazetenin kapatıldığı bir dönemde çıkmış olması tesadüf değil.

Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Melek Kılıçgedik de tüm bunlardan dolayı boğulmaya başladıklarını ve Leyli Sanat ile çıkış noktası aramaya başladıklarını söylüyor:

“Leyli Sanat ekibi olarak kolektif üretimle yaşamın devam edebileceğine inanıyoruz. Toplumda yalnızca medya holdinglerine girebilmiş insanlarını değil tüm ezilen, ötekileştirilmiş, yeri geldiğinde asimilasyonu kırmak isteyen kesime de kucak açmak istiyoruz. Biz de o kesimdeniz. Özellikle alternatif sanat, bağımsız sinema gibi örnek verebileceğimiz alanlarda çalışmak istiyoruz. Çünkü vizyon filmleri, belli başlı bankaların sahiplendiği kurumların yanında yer almak istemedik biz de o yüzden bu ekibi oluşturduk.”

KALIPLARDAN SIYRILMAK İÇİN…

Yaşadıkları coğrafyanın kültür ve anadilini de ortaya çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Kılıçgedik, “Biz bunu duyurmak istiyoruz, kendi anadilimizde, kültürümüzde bir şeyler yapmak istiyoruz. Bizi biraz bu sevketti bu ekibi oluşturmaya. Sokağa çıktığımızda kendimizi belli başlı kalıplara sokuyoruz. Kendimizi, rahat ifade edemiyoruz. Hissetmek istediğimiz özgürlüğü şu anda yaratmaya çalışıyoruz aslında” ifadelerini kullanıyor.

MÜZİK GECESİ, KİTAP OKUMA VE FİLM GÖSTERİMLERİ

Müzik gecesi, kitap okuma ve film gösterimleri ile ayda üç etkinlik düzenlediklerini söyleyen Kılıçgedik, “Özellikle bu tür seçimlerde biraz daha bağımsız sinemadan film seçmeye çalışıyoruz. Sohbetlerimizde medyada çok okuyamayacağımız konulardan seçip, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Kendimize belirlediğimiz altı aylık bir süreç var. Bu süreçte gönüllülük işiyle bunun üzerine devam edecek sonrasında da biraz daha ekonomik gelirle bizim gibi düşünenlerin de kendi ekonomik gelirlerini belli başlı holdinglere boyun eğmeden alabileceği bir ortam sunmaya hazırlanıyoruz” diyor.

İsmet SEFER-Sevim KAHRAMAN/İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018