CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 1.08.2018 17935 Görüntüleme

Cemevine üye oldu: Aleviymişim, özümü bulmuşum gibi hissediyorum-VİDEO

PİRHA- Sünni bir ailenin çocuğu olan Fırat Özmen, kardeşi ve 6 arkadaşı ile birlikte Mersin Alevi Kültür Dernekleri Cemevi’nin Gençlik Kolları üyesi oldu. Özmen, “Defalarca Kuran’ı hatmettim. Camilere çok gidip geldim. Ama buradaki düşünce özgürlüğünü, insana olan saygıyı hiçbir toplumda görmedim” dedi.

Fırat Özmen, Mersin Alevi Kültür Dernekleri Cemevi Gençlik Kolları üyesi. Mali Müşavirlik yapan Özmen, Alevi Kültür Dernekleri’nin organize ettiği gençlik kampına iki yıldır katılıyor. Kampta görüştüğümüz Özmen, kardeşinin de dahil olduğu 8 Sünni arkadaşıyla birlikte, “Alevilerin çok ezildiğini, haksızlığa uğradıklarını, ötekileştirildiğini” düşünerek Mersin Alevi Kültür Dernekleri Cemevinin Gençlik Kollarına üye olmuş.

Özmen, “Kardeş olduğumuzu ispatlamak için gittik açıkçası. Onların bize duyduğu saygının aynısını onlara göstermek istediğimiz için gittik. Seviyoruz, Alevilerin yanında rahatız” diyor.

Özmen’nin bu duyarlılığı hem babasının çocukluğundan bu yana Alevilerle olan dostluğu hem de yüksek lisans tezini ‘Alevilik’ üzerine yaparken karşılaştığı yanlış bilgilerden sonra oluşmuş.

“ALEVİLERE ATILAN İFTİRALARIN ASILSIZ OLDUĞUNU GÖRDÜM”

Babasının Aleviler ile ilgili izlenimini ve onlara yakınlıklarının nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor:

“Babam TIR şoförü. Çocukluğumuzdan bu yana yurtdışına gelip gittiğinden bu yana Alevi arkadaşlarının olduğunu söylüyordu. Çocuklarının mutlaka Alevilerle arkadaşlık yapmasını istiyordu. 5 oğlum var biri bana Alevi gelin getirsin diyordu. Taşındığımız mahallede Dersimli komşularımız vardı. Onlarla tanıştık. Sürekli iç içeydik. Beraber etkinlikler yapıyorduk. Akşamdan sabaha kadar sokakta oturuyorduk beraber. Birbirimizin evine girip birbirimizin yemeklerini yiyorduk. Alevilerin evinde yemek yenmez ama Aleviler gelip senin evinde yemek yediği zaman sen sevap kazanırsın. Çevremizde o şekilde duyduk. Alevilerin evinde yemek yenmeyeceği, onların sizin evinizde yemek yediği zaman sizlerin sevaba gireceği gibi. Onları tanıdıkça Alevilere atılan yaftaların, iftiraların ne kadar asılsız olduğunu gördük.”

Alevilere yönelik iftiraları çocukluğundan bu yana sürekli duyduğunu söyleyen Özmen, “Hatta çocukken oyun oynadığımızda arkadaşlar ‘Fırat da Alevi oldu, Fırat dinden çıkmış’ denildi. Ama hiç umursamadım” diyor.

YÜKSEK LİSANSI ALEVİLİK ÜZERİNE

Yüksek lisansını da Alevilik üzerine yapan Özmen, ötekileştiren, aşağılayan deyimlerin ne kadar asılsız ise Aleviliğin de o kadar derinlikli olduğunu gördüğünü belirtiyor:

“Cemevi cümbüş evi gibi deyimler çok iğrenç. Ötekileştiren aşağılıkça deyimler. Yüksek lisans yaptığım yerde tez ödevimi Alevilik üzerine yazarken de orada da çok etkilenmiştim. Geçmişten günümüze kadar Alevi kardeşlerimize yapılan haksızlıklar var. Reşat Nuri Güntekin’in yazılarından Halide Edip Adıvar’ın yazılarına kadar en son bu ödevi hazırlarken Mehmet Ali Erbil’in gafları. Zaman gazetesinin köşelerinde çıkan iğrenç soruların cevaplarının Alevi oluşu. Dedelerle görüştük. Çok etkilendim Kızılbaşlık o kadar kutsal bir mertebe ki, bu kadar iğrenç anılması. Mum söndü gibi…Korkularak yapılan ibadetin farklı anlamlara çekilmesi. Bilmem kaç Alevi öldürenin cennete gitmesi.”

BENİM KABEM İNSANDIR

“Cemevine ilk üye olduğumuz zaman Sünni olduğumuzu öğrendiklerinde hem şaşırdılar hem de çok güzel karşıladılar” diyen Özmen, “Sevgilerini bize çok hissettirdiler. Her seferinde öyle oldu. Hala yeni duyanlar şaşırıyor. Ben de artık onların şaşırmalarına şaşıracağım. Çünkü alışsalar iyi olur; bu şekilde gidecek diye düşünüyorum. Gençlikte bu tarz sorunların olmayacağına inanıyorum. En azından okuyan kesim, biraz daha bilinçli kesimin. Çünkü herkesin Alevi komşusu var. Kürtler de yıllarca bu sorunu yaşadı. Aynı acıyı paylaştılar” diyor.

Alevi toplumundan ‘benim kabem insandır’ olgusunun olduğunu içine girince daha çok hissettiğini ifade eden Özmen, özünü bulduğunu söylüyor.

“ALEVİYMİŞİM, ÖZÜMÜ BULMUŞUM GİBİ HİSSEDİYORUM”

Özmen sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Alevi toplumunu çok benimsiyorum. Kendimi onların yanında çok rahat hissediyorum. Hatta Sünnilerin yanında olmadığım kadar rahat hissediyorum. Düşüncelerimi açıkça dile getirebiliyorum. Çünkü kendi toplumumda belli düşünceleri dile getirdiğinde farklı algılanabiliyor. O yüzden o rahatlığım var burada. Aleviymişim özümü bulmuşum gibi hissediyorum.

Sünni bir ailenin çocuğuyum. Defalarca kuranı hatmettim. Çok camilere gittim geldim. Ama buradaki düşünce özgürlüğünü, insana olan saygıyı hiçbir toplumda görmedim. Hızır cemine katıldım ilk defa geçen yıl. Çok etkilendim. Onun öncesinde Hızırı rüyamda görmüştüm oraya gittim o şekilde katıldım ceme. Çok güzeldi.”

“ALEVİ TOPLUMUNU BENİMSEYECEK BAĞRIMIZA BASACAĞIZ”

Alevilere yönelik hak ihlallerinin her alanda yaşandığını söyleyen Özmen, sözlerini şöyle sonlandırıyor:

“Bizim camilerimize Diyanet’ten bütçe ayrılıyor, cemaatlerden paralar toplanıyor. Ama cemevlerinin yasal statüsünün olmadığını gördük. Onlara ayrılan bir bütçe yok. Zorunlu din dersleri var. Oysa isteyen herkes istediği şeyi öğrenebilir. Zorla baskıyla değil de. Bizler onlara tahammül etmek zorundayız. Alevi toplumunu benimseyecek bağrımıza basacağız. Çünkü onların bizlere uzattığı herhangi bir şey yoktur. Tam aksine daha çok seviyorlar. Fesatlıksa biz de o.”

Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

 

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Sinem sezen yangın :

    1 Ağustos 2018-19:12

    Sen ne güzel insansın güzel yüreğin vatolsn

pirha.net © 2018