‘Cemevine yıkım kararı çıkarmakla bizi inancımızdan vazgeçiremezler’-VİDEO

PİRHA- İstanbul Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde görülen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş’ın duruşması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sultangazi Belediyesi’nin müzekkere cevaplarının incelenerek beyanda bulunulması gerekçesiyle 8 Ekim 2019’a ertelendi. 

İmara aykırı cemevi yaptırdığı gerekçesiyle yargılanan İstanbul Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş hakkında açılan davanın 16. duruşması bugün Gaziosmanpaşa Adliyesi 2’inci Asli Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 9 yıldır süren dava kapsamında Odabaş 5 yıl hapis cezası ile yargılanıyor.

Alevilerin inançları ve ibadethaneleri için önemli olan bu davada Odabaş’a birçok kurum ve Alevi yurttaştan destek geldi. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu, Eski DAD Eyüp Şubesi Eşbaşkanı İmam Balsever, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Pir Mehmet Karabulut, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk, DAD Genel Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu ve birçok Alevi yurttaş adliye önünde hazır bulundu.

Duruşma öncesi Gaziosmanpaşa Adliyesi önünde kısa bir açıklama yapıldı. “Aleviyiz haklıyız kazanacağız”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı. “Cemevleri yıkılmaz, kararı biz veririz, cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir”, “Halklara eşitlik, inançlara özgürlük istiyoruz” pankartları ile “Bu düzen Kerbela’dan bu yana bozuk”, “Eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz”, “Devlet inançları tarif edemez”, “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” yazılı dövizler taşındı.

“ADALET YARIN BİZE BASKI YAPANLARA LAZIM OLACAK”

AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, “Bizi buraya getirenler utansın. Biz bu ülkenin vatandaşıyız, vergimizi veriyoruz, askerliğimizi yapıyoruz. Alevilerin inancını yargılamakla, cemevine yıkım kararı çıkarmakla Alevileri inancından vazgeçiremezler. Hukuku, adaleti herkes kendine göre kullanmasın. Adalet bugün bize yarın da bize baskı yapanlara lazım olacak. Biz Aleviler tüm halklarla bir arada kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bizi barıştan, demokrasiden vazgeçiremeyecekler” dedi.

“YIKIM KARARINI REDDEDİYORUZ”

Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş da ülkede özgürlükçü laikliğin, eşitlikçi demokrasinin ve barışın egemen olmasının herkesin dileği olduğunu dile getirdi. “Eşit yurttaşlık temelinde bu ülkede yaşayan 81 milyon canın eşit olduğu konusunda ikrar vermek zorundayız. Eğer laik bir ülkeyse burası iktidar tüm inançlara eşit mesafede olmak zorunda” diyen Karataş, cemevine verilen yıkım kararını reddettiklerini belirtti.

“BU DAVALAR TÜRKİYE TOPLUMUNUN KOMŞUCA YAŞAMASINA ENGEL OLUYOR”

DAD Genel Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu ise bu davanın bir hukuk devleti için bir ayıp davası olduğunu vurguladı. Alevi inancının elektrik ve su faturalarına indirgenmeye çalışıldığını belirten Felekoğlu, “Bu dava Zeynal Odabaş şahsında tüm Alevilere karşı açılmıştır.” dedi. Geçtiğimiz ay gözaltına alınıp tutuklanan eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in tutuklanmasının Alevi toplumuna olan yaklaşımı gösterdiğini ifade eden Felekoğlu, “Alevi toplumu tecrit altında alınmaya çalışılıyor. Tüm hakikat elçilerinin ortak yaşam normlarına vicdanları ve inançla bağlı olan bir toplumuz. Bu davalar Türkiye toplumunun komşuca yaşamasına engel olmaktadır” diye konuştu.

“CEMEVLERİYLE İLGİLİ DAVALAR BU ÜLKENİN AYIBIDIR”

Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk da Alevilerin burada bir arada olup dayanışmasının güzel olduğunu ancak bu davayı yönetenler için bir utanç kaynağı olduğunu vurguladı. Erenler Cemevi’nin mahkemesini hatırlatan Selçuk, “Mahkemenin verdiği kararlar uygulanmadığı gibi ayrımcılıkta ısrar ediliyor. Seçimlerde pişkin bir şekilde gelip oy istiyorlar ama haklarımızı vermeye gelince bizi inkar ediyorlar. Cemevleriyle ilgili davalar bu ülkenin ayıbıdır” dedi.

Ardından Gaziosmanpaşa Adliyesi 2. Asli Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 16’ıncı duruşmasına başlandı.

“BUGÜNE KADAR CAMİLERLE İLGİLİ BÖYLE BİR DAVA AÇILMADI”

İlk olarak 5 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan cemevi başkanı Zeynal Odabaş, şunları söyledi:

“İmar barışına başvurduk ve ilgili ölçümlerimizi yaptırdık. Hala burada inancımız yargılanıyor. İnancımızı yargılayanları kınıyoruz. Aleyhimize olan hiçbir müzekkere cevabını kabul etmiyoruz. Bugüne kadar hiçbir cami ile ilgili bu şekilde imar kirliliğine neden olma vb suçlamalarla ilgili açılmış bir dava yokken ibadethanemiz ile ilgili açılan bu dava bu durumu ortaya koymaktadır. Verilen para cezalarının tahsili için cemevine ait cenaze aracı, morglar, masa sandalyeler, bilgisayarlar, 7 ulu ozanlarımızdan olan Pir Sultan Abdal anıtı ve Cumhuriyetimizin kurucusu olan M. K. Atatürk anıtına bile haciz konmuştur. Hiçbir iktidar, devlet yetkilisi, siyasetçi insanların inançlarını ve inanç yerlerini tarif edemez ve kimseye bunu dayatamaz. Biz Aleviler olarak diğer inançlara ne kadar saygılıysak diğer inanç topluluklarının da bize saygılı olması gerekmektedir. Adaletin tecelli edeceğine inancımız tamdır. Türkiye bir hukuk devletidir ve asla hiçbir siyasi otoritenin altına girmemelidir.”

“TÜRKİYE TAM BİR ŞENER ŞEN FİLMİ GİBİ”

Avukat Zeynel Öztürk de şunları ifade etti:

“Türkiye tam bir Şener Şen filmi gibi. Bu dosyadaki cevabı görüyoruz. Ne ilginçtir ki bu ülkenin bakanlığının verdiği belgeyi en alt idari yönetim birimi olan bir belediye yok sayıyor ve uygulamıyor. Belediye arsayla ilgili inceleme yapmadan yazı yazıp gönderiyor. Yapı kayıt belgesinin yok hükmünde olduğunu söylüyor. Şimdi ben bir vatandaş olarak hangisine güveneyim. Bu ülkenin bakanlığına mı yoksa 31 Mart’tan sonra koltuğunda oturacağı bile net olmayan bir belediye başkanına mı güveneyim? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı size sunduğumuz belgelerde burayı ibadethane olarak nitelemiş ama belediye aksini söylüyor. Söz konusu belgede ‘ibadethaneler/kamu yapıları için verilmiştir’ ibarelerine yer veriliyor. Yani ilgili bakanlık tarafından imar barışı başvurusu kabul edilmiştir. Devletin bakanlığınca verilmiş yapı kayıt belgesinin ilgili belediyece yok hükmünde kabul edilmesini anlamış değiliz. Kaldı ki hukuken de böyle bir durum kabul edilemez. Belediye eğer yapı kayıt belgesini kabul etmiyor ise bu belgeye karşı bir iptal davası açabilir.”

Dava Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sultangazi Belediyesi’nin müzekkere cevaplarının incelenerek beyanda bulunulması için 8 Ekim 2019’a ertelendi.

Davanın 13’üncü duruşması 8 Ekim 2019 tarihinde saat 14:00’te G.O.P. Adliyesi 2. Asli Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

PİRHA/İSTANBUL 

 

İlginizi çekebilir

Özgür Radyo yeniden yayında

Özgür Radyo yeniden yayında

pirha.net © 2018