Cumartesi Anneleri: Bayram’da da mezarsız aileleriz – Video

PİRHA – Cumartesi Anneleri 639. haftada Galatasaray Meydanı’nda 6 Mayıs 1995 yılında Mardin’de beyaz Toroslara bindirilerek götürülen 36 yaşındaki Mehmet Sait Zengin’in akıbetini sordu. Basın açıklamasını okuyan İlkay Eren, Sait Zengin dosyasının hukukun işletilmesini, hakikatin açıklanmasını ve 22 yıllık cezasızlığa son verilmesi istedi. 

Haberin Videosu

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 638. haftasında “Failler belli kayıplar nerede” pankartının üzerine kırmızı karanfiller ve “Bayram da, Adalet de herkes içindir!” pankartı bırakıldı.

Eylemde ilk olarak İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir konuştu. 24 yıldır kendi imkanları ve mücadeleleri ile buldukları mezarlarının tahrip edildiğini söyleyen Demir, “Kayıpların failleri mezarları tahrip edenlerdir. Onları kendi vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Aynı acıyı onların da yaşamasını istiyoruz” dedi.

“MEZAR TAŞLARIMIZDAN BİLE KORKUYORLAR”

Bayram arefesinde herkesin sevdiğinin mezarı başında olmak istediğini ancak mezar taşına hasret olduklarını ifade eden Hanım Tosun, “Bizler mezarsız aileleriz. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki mezar taşlarımızdan ve cenazelerimizden korkar oldular” diye konuştu.

Yıllardır bir mezar taşı için adalet aradıklarını ifade eden Tosun, “Bazılarının hiç mezarları yok, olanları da tahrip ediyorlar. Bir mezar taşından niye korkuyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“Eğer bu ülkeyi yöneten bir devlet varsa dönüp bu arife gününde Galatasaray Lisesi’nin önüne bir baksınlar” diyen Hanım Tosun, “Bu anaların, kardeşlerin seslerini duysunlar” dedi.

Bayramı Galatasaray Meydanı’nda değil de mezar başında geçirmek istediklerini söyleyen Tosun, “İnşallah bir gün buraya getirdiğimiz karanfilleri mezarlarımıza bırakırız” dedi.

“ÇEYREK ASIRDIR ADALET ARIYORUZ”

22 yıldır adalet aradıklarını ifade eden Hasan Ocak’ın kardeşi Ali Ocak da, “Bizler adaleti yakalamaya çalışırken adalet bizden hızla uzaklaşıyor” dedi. Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in de işi ve aşı için adalet arayışında olduklarını ifade eden Ocak, devlete seslenerek işlenen suçlarla yüzleşmesini, adalet taleplerine kulak vermelerini istedi.

Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır ise çeyrek asırdır adalet aradıklarını ifade ederek şunları söyledi:

“Yarın bayram, ziyaret edeceğimiz bir mezar taşı bile yok. Bu haklı talebimizi  24 Haziran 2010 yılında parlamentoda dile getirmiştik. Siz yasama organı iseniz gerekli yasaları çıkarın demiştik. Anlatamadık şimdi siyasi partiler yollara düşerek adalet arıyorlar. Uyardık size de bir gün lazım olur, sadece bizim için değil şuanda onlarda adalete muhtaç olmuşlar, yollarda adalet arıyorlar.”

“BU BAYRAMDA DİLEĞİMİZ SEMİH VE NURİYE’NİN YAŞAMASI OLACAK”

Konuşmaların ardından haftanın basın açıklamasını Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren okudu.

“Bayramlar bizim için gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin yokluğunun acısını daha derinden hissettiğimiz, bize yaşatılan zulmün katmerlendiği günlerdir” diyen Eren, “Bizim bu bayram dileğimiz, Nuriye ve Semih’in yaşaması ve işlerine geri dönmesidir!” dedi.

“ZENGİN DOSYASINDA HUKUK İŞLETİLSİN”

Zengin ailesi’nin “Hiç değilse bayramda ziyaret edeceğimiz bir mezarımız olsun!” talebine ses vermek için sokakta olduklarını dile getiren Eren şunları belirtti:

“36 yaşındaki Mehmet Sait Zengin Midyat’ta yaşayan bir esnaftı. HADEP üyesiydi. Güvenlik güçlerince tehdit edilen Zengin sürekli takip altındaydı. Defalarca gözaltına alındı, işkence gördü. 1995 yılının Nisan ayında dükkânına gelen polisler tarafından yine gözaltına alındı. On dört gün boyunca işkence gördükten sonra serbest bırakıldı. Mehmet Sait Zengin serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra 06 Mayıs 1995 tarihinde Mardin’den geldiklerini söyleyen iki sivil polis tarafından tekrar gözaltına alınarak beyaz bir Toros’la götürüldü. Ailenin yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı ve Mehmet Sait Zengin’den bir daha haber alınamadı” ifadelerini kullandı.

Mehmet Sait Zengin’in dosyasının halen Mardin Savcılığı’nda bekletildiğini belirten İkbal Eren, Mehmet Sait Zengin dosyasında hukukun işletilmesini, hakikatin açıklanmasını ve 22 yıllık cezasızlığa son verilmesi istedi. (S.A)