CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 13 Ekim 2018 - 14:14 232 Görüntüleme

Cumartesi Anneleri yine polis ablukası altında adalet istedi-VİDEO

PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin 707. eylemlerinde Galatasaray Meydanı’na çıkmalarına polis yine izin vermedi. İHD önünde yapılan basın açıklaması ise polis ablukası altında geçekleşti. 

Kayıplarının akıbetini arayan ve adalet isteyen Cumartesi Anneleri’nin eylemi 700. haftadan beri polis ablukası ve engellemeyle devam ediyor. Polis 707. haftada da Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’na çıkmasına izin vermedi ve İHD önünü abluka altına aldı.

Bu hafta da HDP ve CHP milletvekilleri DİSK, KESK, TMMOB ve TTB gibi sendikalardan temsilciler Cumartesi Anneleri’ne destek için İHD önünde bir araya geldi. Polis ablukası altında yapılan basın açıklamasında kayıpların akıbetinin açıklanması istendi.

Basın metnini gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Tüm dünyada yargının görevinin hak ihlaline uğrayan bireylerin haklarını teslim etmek olduğunu hatırlatan Tosun, Türkiye’de ise bunun tam tersi bir durum yaşandığını şu sözlerle ifade etti: “Türkiye bugün hukukun üstünlüğü ile bağlı olmayan iktidar ve yargı gücünün yarattığı bir hukuksuzluk felaketini yaşamaktadır. Bizim adalet talebimizin 8 haftadır polis baskısı ve şiddeti ile engellenmesi bu felaket ortamının sonucudur.”

CESETLER ÖNCE ÇUKURA SONRA ÇAYA ATILDI

707. haftada Abdulkerim (Şemsettin )Yurtseven, 18 yaşındaki Mikdat Özeken ve 13 yaşındaki Münür Sarıtaş dosyalarını kamuoyuna açıklayan Tosun, şunları ifade etti: 27 Ekim 1995 günü Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul komutasındaki Yüksekova Komando Taburuna bağlı askerler, Yüksekova’nın Ağaçlı Köyü’ne baskın yaptı. Baskın sırasında köylülere ağır şiddet uygulandı. Askerler köyden ayrılırken işkenceden ayakta duramayan 73 yaşındaki Abdulkerim (Şemsettin) Yurtseven, köye odun toplamak için gelen 18 yaşındaki Mikdat Özeken ve 13 yaşındaki Münür Sarıtaş’ı gözaltına alarak askeri araçla Yüksekova İlçe Jandarma Taburuna götürdü. Olay Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi kayıtlarında şu şekilde yer aldı: ‘Sanık Yurdakul’un komutasındaki birlik, Ağaçlı köyünden Şemsettin Yurtseven, Mikdat Özeken ve Münür Sarıtaş adlı köylüleri dövmüş, yaşlı olan Yurtseven yediği tekmeler sonucu ölmüştür. Bunu gören Yurdakul, diğer iki köylünün tanıklık edeceğini düşünerek öldürülmesi kararı vermiştir. İki köylü daha sonra tabura ait eğitim sahasında bir çukur içinde tarandıktan sonra benzin dökülerek yakılmıştır. Aynı çukura gömülen köylülerin cesedi köpekler tarafından çıkarılınca, köylülerin cesetleri bu kez taburun yakınlarından geçen çaya atılmıştır.’

TÜRKİYE TAZMİNAT ÖDEME YOLUNA GİTTİ

Tanık beyanlarına, suça iştirak edenlerin itiraflarına ve olayın geçtiği TBMM Susurluk Raporu’na rağmen açılan davanın 12 Kasım 1999 tarihinde delil yetersizliği gerekçesiyle beraat ile sonuçlandığını kaydeden Tosun, ailelerin temyiz başvurusunun Yargıtayca reddedildiğini ve 2 nisan 2001 tarihinde beraat kararının onaylandığını ekledi. Tosun, AİHM’e taşınan davada AKP hükümetinin yaptığı savunmada suçu kabul ederek tazminat ödeme yoluna gittiğini söyledi.

“28 TANE ÖZGÜR GÜNDEM MUHABİRİ KAYBOLDU”

Tosun’un ardından söz alan Cumartesi Annesi Zübeyde Tepe, oğlu Ferhat Tepe’nin işkence edilip öldürülerek Hazar Gölü’ne atıldığını söyleyerek İçişleri bakanı Süleyman Soylu’ya şöyle seslendi: “Biraz utan utan. 28 tane Özgür Gündem muhabiri kayboldu. Bunların hepsini PKK mi götürdü. Peki şimdi bu kadar polisi burada toplamışsın. Çocuklarımız kaybolduğu zaman neden onları aramadınız, neden katilleri bulmadınız? Neden yargı önüne çıkarmadınız? Yeter artık yeter.”

“BENDEN HAKLISI VAR MI BU ÜLKEDE”

Arkasından Cumartesi Annesi Hanife Yıldız söz aldı. Yıldız, devlete güvenip çocuğunu karakola götürdüğünü ancak devletin çocuğunu arayacağı yerde kendisinin aramasını yasakladığını ifade etti. Herkes için barış ve adalet isteyen Yıldız, şöyle devam etti: “Emine hanım bir annedir. Çıkıp dışarılarda konferans veriyor. Diyor ki ‘Güçlü olan haklı olandır’. İşte benden haklısı var mı bu ülkede. Ben adalete teslim ettim adalet bana teslim etmedi, aramamı da yasaklıyor.”

Son olarak söz alan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır, adalet yerini bulana kadar meydanlarda olacağını haykırdı.

PİRHA/İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018