CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 11 Şubat 2019 - 13:48 352 Görüntüleme

DAD Mamak Şube Ana Fatma Cemevi 2. Olağan genel kongresini yaptı – VİDEO

PİRHA – Demokratik Alevi Derneği Mamak Şube Ana Fatma Cemevi 2. Olağan Genel Kongresini yaptı. Kongrede konuşan Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hülya Türkmen, Alevilerde de kadın erkek eşitsizliğinin olduğuna dikkat çekerek”Cemlerimiz, civatlarımız erkek ağırlıklı olmaktadır. Ya da kadınların katılımı fazla olsa da etkin olmamaktadır”dedi. 

Demokratik Alevi Derneği Ana Fatma Cemevi Ankara Mamak Şubesi 2. Olağan kongresini dernek binasında gerçekleştirdi. Kongreye Halkların Demokratik Partisi (HDP ) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin, PSAKD Yenimahalle Şube ve YK üyeleri, PSAKD Sincan Şube, HDP il ve Mamak YK üyeleri, EMEP Mamak, ilçe yönetimi, Dersim Der Ankara Şube Başkanı Yaşar Kılavuz, ESP Mamak ilçe yönetimi, AKA-DER Mamak örgüt üyeleri, BDSP Mamak ilçe örgütü, Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube, PSAKD Mamak Şube Türkiye Komünist Partisi Mamak ilçe Halk Evleri, Tuzluçayır Kadın Dayanışması, Tuzluçayır Mahalle Muhtarı Zülfikar Odabaşı ve azaları, CHP Mamak belediye meclis üyeleri katıldı. Ayrıca HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, CHP Ankara milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Gamze Taşır, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP Tunceli Milletvekili Polat Çaroğlu ise kongreye mesajlarını gönderdi.

“ETKİNLİKLERİMİZE ÇERAĞ UYANDIRARAK BAŞLARIZ” 

Kongrede divan başkanlığına Maraş Sinemilli Pirlerinden Süleyman Deprem, Gazeteci Hatice Çevik ve Fatma Kızılöz seçildi. Çerağların yakılması ve gülbeng okunmasının ardından Süleyman Deprem şu konuşmayı yaptı:

“Karanlığı aydınlatan ışığa ne mutlu, karanlığa kurşun sıkacağınıza bir mum yakın yeter. Bizim ışığı kutsamamızdaki temel sebeplerden birisi Aleviler olarak karanlığı yok ettiği için biz ışığa sahip çıkıyoruz. Bizim ana unsurlarımızdan Çar Anası dediğimiz, su, ışık, hava, toprak güneşin temsilidir. Ve bu Çar Anası’nda bir tanesi eksik olursa evren ve doğada yaşam şansı yoktur. Dolayısıyla bizim ‘halk’ diye çağırdığımız Çar Anasının kendisidir. Onun için bizler Çar Ana’sından bir tanesi olan ışığımızı gülbenklerimizle çerağ uyandırarak bütün etkinliklerimizi başlatırız.”

“HER TOPLUMU YARATAN O TOPLUMUN KADINLARIDIR”

Kongrede söz alan bir diğer isim Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hülya Türkmen oldu. HDP Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi eylemine dikkat çeken Türkmen sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yolun sahibi sır olan ana Fatma’nın eli her daim üzerinizde olsun. Leyla Güven şahsında tüm cezaevi direnişlerini selamlıyorum. Direnen kadınların kararlılığı ile tecriti kaldıracaktır. Canlar, erkanımız üzerinde sürdürülen inkar, asimilasyon politikalarının önüne geçmenin yolu; yolun gerçek sahipleri olan ana canlarımızın, kadınlarımızın bu öğretinin özünü yani ikrarı, edebi gelecek kuşaklara aktarmasından geçer. Hepimizin bildiği ve kabul edilen bir gerçeklik vardır; her toplumu yaratan o toplumun kadınlarıdır. Bir toplumun kadınları iyi güzel ve doğru yaşıyorsa, o toplumun tamamı da iyi doğru ve güzel yaşar. Çünkü kadınlar toplumun doğrucu yaratıcı ve yapıcı gücüdür. Alevi kadınları öncelikle Alevi inancının güçlü köklerini bilmek kadar sistemin kadın ve erkek etkilerini çözümlemek durumundadır. Köle kadın ve egemen erkek karakterlerine karşı verilecek mücadele tam da Alevi inancının yaşam rengini yansıtacak bir gerçekliktir. Bunu yapmamak ise aslını inkar etmek ve bu anlamda haramzade olmak anlamına gelir. İnançlarımıza, değerlerimize ve kimliklerimize en çok saldırının olduğu bir dönemde Alevi kadın olarak örgütlülüğü, aktif mücadeleye katılmamız kendisiyle birlikte gelişme yaratacaktır. Yaşam felsefesinde canlar arasında ayrım olmasa da bugün erkek egemen zihniyet yapılanmaları Alevilerin yaşamını da etkilemiştir. Cemlerimiz, civatlarımız erkek ağırlıklı olmaktadır. Ya da kadınların katılımı fazla olsa da etkin olmamaktadır. Bu Alevi kadınları açısından bir sorundur. Kadın özgürlüğü açısından da bir mücadele gerekçesidir. Yaşamın her alanında kadının etkin olması analık kültürünün tekrardan canlandırılmasıyla bağlantılıdır. Ocaklar Alevilikte kutsaldır, ziyaret yerleridir, geleneğin devam ettirilmesidir. Diğer yandan ateşin kutsallığını ocakla bütünleştirdiğinden, ocağın sönmemesi ananın kadının bu ateşi harlandırmasıyla bağlantılıdır. Ocağın anasız tütmeyeceğini, canlar arasında ayrımın hak yol da kabul edilemeyeceği bilinciyle Alevi kadın örgütlenmesini gerçekleştireceğiz. Ayrıca önceki dönem yönetimimizde yer alarak destek ve güç veren ve üye olarak emek harcayan tüm canlarımıza aşkı niyazlarımızı sunuyoruz. Hızır yardımcımız, Ana Fatma koruyucumuz olsun.”

Kongrenin devamında HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül söz alarak şunları aktardı:

“Alevilik hiç kuşkusuz bir inançtır. Alevilik siyasal terminolojide sadece sosyolojiden oluşan bir şey değil bir inançtır. Aynı zamanda Aleviliğin doğrular süreci tıpkı bugün toplumsal kesimlerin bazı tercihlerinden kaynaklı olarak sınıfsal, düşünsel, kültürel olarak ayrışmaları gibi ortaçağ sürecine Orta Asya öncesine Proto ortaçağa denk gelen bir süreçtir. Ve bu süreç Mezopotamya, Fars ve Arap üçgeninde oluşmuş. Alevileri oluşturan topluluklar, Arapların ezilen kesimi, Kürk halkı, Türkmen halkı,  Farslar ve Afrika’dan kölelik ve çeşitli hizmetler için çalıştırılmak amacıyla getirilen topluluklar tarafından oluşturmuştur. Temel oluşumda tıpkı bugün söylediğimiz gibi bir tercih söz konusudur. Mazlumlar, ezilenler, sömürülenler, ezenler ve bu temel çelişki Emevi Abbasi Devleti’nin sistematik zulmü ile o dönemde var olan halkların buna karşı koyması sonrası oluşmuş ama halkları örgütleyen bir şey de var.

“ALEVİLİK BÜTÜN BİR YAŞAMI KAPSAR”

Nasıl ki bugün devlet dini diye tabir ettiğimiz diyanet hükümet ve hükümetin kuruluşları tarafından yürütülen bir inanç var var ise ve bu inanç bütün sosyal yaşama talip ise ekonomi üzerinden, kadın-erkek ilişkileri, eğitim, iş yaşamı, sokak yaşamı üzerinden fikir yürütüyor ise, Alevilik’te bir inanç olarak bu saydıklarımız üzerinden bir fikir yürütür. Toplumumuz şöyle algılıyor; cemevine gidilir, Allah, Allah denir sonra da dışarıya gidilir. Alevilik sistematik olarak bütün bir yaşamı kapsar. O nedenle biz model olarak siyasi ideolojileri şekillendirmek için irade oluşturuyoruz. Nedir bu irade örneğin devrimci, demokratların ortaya koyduğu sosyalist bakış acısı, Komünist bakış açısı,  yurtsever bakış açısı ya da topluluklar kendini nasıl değerlendiriyorsa o bakış açılarına dair biz de katılmaya çalışırız.

“ALEVİLİK HALA YASAKLI BİR İNANÇTIR”

Osmanlı tarihi Abbasi tarihi, Sasani tarihi, Emevi tarihi, Cumhuriyet tarihi bütün bunlara bakın bunların kalıntıları şimdi nerede; Türkiye’de, Kıbrıs’ta, Suriye’de İran da Irak’ta bu saydığımız ülkelerin tamamında Alevilik hala yasaklı bir inanıştır. Alevilik yoldan çıkmış olmaktır Alevilik kâfirliktir, Alevilerin katli vaciptir. Dolayısıyla imparatorluk geleneği hala sürdürülmektedir ve temel nedeni de şudur; Alevi toplumu tarih boyunca katledilmesinin ilki ve en önemli nedeni vergi vermemesidir, inancı falan değildir mevcut içinde yaşadığı egemen sisteme yürümesi için vergi vermemesidir, İkinci sebebi ise devşirme askeri vermemesidir, üçüncü sebep ise mevcut egemen sistemin hukukuna uymamasıdır, dördüncü sebepte inancın kendisidir. İnanç dördüncü sırada gelmektedir, ilk üçü ise inancı örgütlemektedir. Özetle, sistem diyor ki bana yurttaş olacaksınız benim söylediklerime uyacaksınız, sizin sistematiğinizi siyaset yapma biçiminizi, ekonominizi, insan ilişkilerinizi vs. benimsemiyorum. Bunu reddediyorum, kabul etmiyorum. Siz benim ‘es, es’ nizamıma tabii yurttaş olacaksınız.”

Faaliyet raporları açıklandıktan sonra yönetim kuruluna aday olanlar için üyelerden rızalık alınarak yönetime Hülya Türkmen, Hasan Altun, Ümit Orhan, Pınar Altay, İsmail Şahin, Dilek Öztürk ve Sevilay Koçyiğit seçildi. Kongre, yakılan çırağların sırlanmasının ardından son buldu.

Cebrail ARSLAN-Eren GÜVEN /ANKARA

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018