DAD: Soykırım bedensel yok etmenin yanında, kültürel, inançsal olarak da yok etmektir

PİRHA- 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)i yeryüzünde binlerce dilin yok olma tehdidi altında olduğuna dikkat çekerek, “Kaybolan her sesleniş, dil Hakk’ın emri rızasının talan edildiği, zulüm sonucudur. Doğmak görünmek hali ise seslenip kendini duyurmak da görünmek halidir. Biri kaybolur ise suç meydana gelir. Bugün buna kırım, soykırım diyoruz. Soykırım bedensel yok etmenin yanında, kültürel, inançsal olarak da yok etmektir” denildi.

21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi, yaptığı yazılı açıklamada anadilin önemine dikkat çekti.

“Dünya üzerinde insanın seslendiği 7000 bin dil mevcut, bunların 3000’i yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Muktedir olmak isteyen egemen dillerin kırım politikalarından dolayı, her gün seslerini duymadığımız varlıkların nesli tükenmekte” denilen açıklamada bedensel soykırımların yanında kültürler, inançların ve dillerin de yok edilmek istenildiğinin altı çizildi

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi.

“SOYKIRIM KÜLTÜREL OLARAK YOK ETMEKTİR”

Varlık doğduğu mekana benzer. Hakk doğumla aşikar, dem külli varlığın ikrarı ile meydan bulur. Her varlığın bir dili var. Hakk bu dillerde zuhur eder. Hakkı bilen diline de edep ile yaklaşır. Yol görmek ve  görünmek üzerine dem sürer. Her görünenin sesi, her görenin seslenişi vardır. Kaybolan her sesleniş, dil Hakk’ın emri rızasının talan edildiği, zulüm sonucudur. Doğmak görünmek hali ise seslenip kendini duyurmak da görünmek halidir. Biri kaybolur ise suç meydana gelir. Bugün buna kırım, soykırım diyoruz. Soykırım bedensel yok etmenin yanında, kültürel, inançsal olarak da yok etmektir. İnsan sesleri tüketerek gıda zincirinin en üstüne çıktı. En üste çıkan sadece kendi sesinin muktedir olduğunu düşünmekte.

“EGEMENLER FARKLI DİL VE SESLERİ YOK EDİYOR”

Lakin Hakk mekanı en üstte olmak değil, cümlesi ile çarkı pervaz olma halidir. İnsan sadece kendi sesini duyarak güvende olduğunu, egemen olduğunu düşünüyor. Böceğin, kurdun, kuşun sesini duymaz olunca bu seferde kendi cinsinin sesine tahammül edemez duruma gelmiştir. En yüksek ses muktedirin, en güzel dil muktedirin diğer sesler yok edilmeli, diğer sesler kırılmalı. Dincilik, ırkçılık, savaş, ölüm bu şekilde üretiliyor. Kendini güvende hissetmeyen tahammülsüz muktedirin beka sorunundan dolayı. Egemen olanlar, en güzel olan kendi dillerinden başka dil ve ses duyulmasını istemedikleri için dilleri yok etmek istiyor. Hakk’ın her katledildiği andır, bir sesin yok olması.

“3000 DİL YOK OLMA TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYA”

Yolumuz; mazlum çaresiz, mekân rızasız, zaman sahipsiz değildir. Kelamı ile temel hakikati görünür kılar. Oda sırr-ı hakikat dilidir. Hiçbir dil bu hakikat dilinden ayrı kalamaz. Çünkü zulmü katmerlendiğinde hakikatı konuşacak dil tüm zerrelerine nüfuz eder. Nehak’a karşı hakikat mazlumların gönlünde Xızır’ın ölümsüz dilini konuşmaya başlar. Elmanın ikrarlık makamı gibi. Sırr-ı hakikat dili milyon denenmiş gerçektir. Mazlumun Hakk bilenin gözyaşları, şefkatle gülümsemesi, vicdanla sırtını dayaması, bedenini külli Nehaklığa karşı siper etmesi. Mazlumun hakikatidir. İşte zaman bu şekilde sahipsiz değildir. Hakk mazlum donunda mutlak gerçeğin görünür dili ile zuhur edecektir.

Dünya üzerinde insanın seslendiği 7000 bin dil mevcut, bunların 3000’i yok olma tehlikesi ile karşı karşıya, muktedir olmak isteyen egemen dillerin kırım politikalarından dolayı, her gün seslerini duymadığımız varlıkların nesli tükenmekte biz insanların, nefsani yaşamlarımızdan dolayı. Bu hakikati bilerek yaşamak, suç üretmemizi engelleyecek kemalet doğurabilir. Yolumuzun hedefi insanı kamil’in hakikat yoludur. Külli varlıkla ile ikrarlı, rızalı yaşama umudu ve direncidir.

(HABER MERKEZİ)