DAD’dan hapis cezası verilen Kemal Bülbül’e destek: Yalnız değil!

PİRHA- DAD, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “HDP’ye ve Kemal Bülbül’e karşı yürütülen operasyonların karşısında olduğumuzu ve Kemal Bülbül’ün nemruta asla boyun eğmeyeceğini, Alevi halkların tarihsel duruşunun buna kanıt olduğunu bilmelerini isteriz” denildi. 

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Halkların Demokratik Partisi’ne dönük yürütülen gözaltı ve tutuklama furyasına ve Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’ün Alevi kurum temsilciyken yaptığı faaliyetler nedeniyle verilen hapis cezasına tepki gösterdi.

Yazılı bir açıklama yapan DAD, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin ekmek kadar, su kadar kıymetli olduğu bir eşikten geçildiğinin belirterek, “Yan yana durmak ise Nemrut anlayışa karşı elzem. Demokratik mücadele içerisinde olan her girişimi marjinalize eden, kendi bekası için halkların değerlerini, birlikte yaşam gayretlerini nefessiz bırakan bir Nemrutlukla karşı karşıyayız” dedi.

Türkiye’de demokratik dayanışma tüm aksaklıklara ve derin ideolojik yönlendirmelere rağmen, halkların ısrarı sonucu birlikte hareket etmek için gayretler ve zorunlu birlikteliklerin kendini ortaya çıkardığının vurgulandığı açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

“Fakat bu durum halen halklar arasında bir gelecek umudunu, birlikte direnme cüretini güçlendiren bir boyuta erememiştir. Sürekli halkların birlikte yaşam ve demokratik direncinin görünür temsilcisi HDP’nin neredeyse tüm vekillerine fezlekeler düzenlenmiş, Eş Başkanları ve birçok vekili dokunulmazlıkları kaldırılarak tutsak edilmiş, seçimle kazandığı belediyelere kayyım atanarak, halkın iradesi gasp edilmiştir. Her fırsatta havuz medyası marifetiyle, illegalize eden otokratik yaklaşım, yargı marifeti ile de işlerini gördürmekte. Mafya tehdidi ile siyaset yapmakta. Covid-19 salgınını da muhalefet üzerinde nefessiz bırakma yöntemine dönüştürmüş vaziyette.”

“KEMAL BÜLBÜL’ÜN NEMRUTA ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİNİ BİLMELERİNİ İSTERİZ”

HDP’ye yönelik siyasi kırıma dönen operasyonların en sonuncusu, Alevi halklara, kurumsal olarak hizmet etmiş HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’e 6 Yıl 3 ay hapis cezası verilmesi olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, “HDP’ye haftalık periyodlarla üye ve yöneticilerin evlerine baskınlar yaparak, zulüm uygulanmaya devam etmekte. Nemrutluk HDP ve demokratik muhalefete yürüttüğü zulüm siyaseti ile ayakta kalmaya çalışmaktadır. İktidarın her söylediğini emir telakki eden Yargı marifeti ile Türkiye Demokrasi mücadelesine, HDP’ye ve Kemal Bülbül’e karşı yürütülen operasyonların karşısında olduğumuzu ve Kemal Bülbül’ün nemruta asla boyun eğmeyeceğini, Alevi halkların tarihsel duruşunun buna kanıt olduğunu bilmelerini isteriz” ifadelerine yer verildi.

“HDK HALKLARININ BİRLİKTE YAŞAM UMUDUDUR”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Genel Merkezi’ne dönük operasyona da değinen DAD Genel Merkezi, “İstanbul ve Ankara’da HDK aktivistlerin evi basılarak gözaltına alınmışlardır. Çiğdem Kılıçgün Uçar, Covid-19 pozitif olmasına rağmen üç gün hasta bir şekilde gözaltı zulmünde kalmıştır. Çiğdem Kılıçgün Uçar serbest olmakla birlikte, Didem Nur, Mizgin Aksu, Ramazan Yurttapan, Tunahan Gözlügül gözaltında. Newroz Gülen tutuklandı. Halkların demokratik birlikteliğini ve birlikte yaşamı umudunu güçlü tutan HDK’ya bu zulüm biat ettirmek içindir. HDK Anadolu ve Mezopotamya halklarının birlikte yaşam umudunda önemli demokratik deneyimler vücuda getirmiştir. Biat etme ise taşıdığı gelenek içerisinde görülmemiştir” diye aktardı.

“DEMOKRATİK BİRLİKTE MÜCADELE HALKLARIMIZ İÇİN TEK KURTULUŞ YOLUDUR”

DAD, Türkiye’nin teslim olduğu nemrutluktan çıkamadığı sürece, sürdürülebilir bir siyaset mümkün görünmeyeceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti.

“Ülkenin barış ve demokrasiye acil ihtiyacı vardır. Zulmün sebep olduğu krizler silsilesi sürdürülemez boyutlara varmıştır. Yönetildiği düşünülen krizlerin ekonomi, siyaset, sağlık, demokrasi, iç barış, uluslararası ilişkilerin hiçbirisinde başarılı olamamış sorunları daha da derinleştiren tekçi sistem iflas etmiştir. Bu sistemde ısrar etmenin Türkiye halklarına sunacağı bir gelecek de yoktur. Demokratik birlikte mücadele ise halklarımız için tek kurtuluş yoludur.”

(HABER MERKEZİ)