‘Dersim ismi iade edilmeli, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yeri açıklanmalı’-VİDEO

PİRHA-Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik, Dersim Soykırımı’na ait arşivlerin açılması ve soykırımla yüzleşilmesi çağrısında bulundu. Çelik, “Dersim Tertelesi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devleti evvela Dersimlilerden, sonra Türkiye toplumundan ve insanlık ailesinden resmi olarak özür dilemelidir” dedi.

Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Dersim Soykırımı’nın 84. yılı vesilesiyle açıklama yaptı.

Açıklamayı Bornova Dersimliler Derneği Başkanı Barış Çelik okudu. 1938 sonrası doğan Dersimlilerin korkunç ve kanlı katliamlar silsilesinin hikayeleriyle büyüdüklerini belirten Barış Çelik, “Çektiğimiz yürek acısına ve yaşadığımız travmalara rağmen yine de kan ve intikam peşinde değiliz. Çünkü haksız yere atalarımızı öldürenler de ölüp gittiler. Bizler soyumuzu yok etmek isteyen o dönemdeki insan kasaplarının çocukları veya torunlarını suçlu görecek kadar irrasyonel değiliz” dedi.

“DERSİM KIRIMI SIRADAN BİR KATLİAM DEĞİLDİR”

Dersim’de 1925 yılından itibaren planlanan bir “Kızılbaş-Alevi Soykırımı” yaşandığını vurgulayan Çelik, “4 Mayıs” 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla başlayan “Tedip Ve Tenkil Harekâtı” ile 1938’in yazında köylerinde yaşayan sivil insanlar toplatılarak, elleri kolları bağlı olarak topluca kurşunlanmış veya üstlerine gaz yağı dökülerek yakılmışlardır. Canını kurtarmak için kaçıp mağaralara, ormanlara sığınanlar ise Almanya’dan gönderilen zehirli gazlarla yok edilmişlerdir. Devletin resmi rakamlarına göre yaklaşık 13.800 Dersimli öldürülmüştür. Oysa yapılan araştırmalar gerçek sayının bundan katbekat daha fazla olduğunu göstermektedir. Artık biliniyor ki, Türkçü-İslamcı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dersim’e saldırısını meşru göstermek için ürettiği “Dersim’de isyan/ Kürt isyanı” vardı türünden iddiaların hepsi birer resmi yalandır” diye belirtti.

“SOYKIRIMLA YÜZLEŞİLMEDİ”

Dersim’de bombardıman sonrası köylerin yakılarak  insanlar toplu halde katledildiğini hatırlatan Çelik, el konulan çocuklarının akıbetinin hala ortaya çıkarılmadığını söyledi. Çelik, “Artık biliniyor ki, “Dersim Kırımı” sıradan bir katliam değildir. 1948 yılında Birleşmiş Milletler’in belirlediği soykırım kriterlerine göre bütün verileriyle kanıtlanabilir bir Tertelê/soykırımdır. Bunun planlayıcısı TBMM, uygulayıcısı da doğrudan devletin ordusudur. Özel kanunla atanan “vali-komutanlar” ile Dersim bombalanmış, köyler yakılmış, yıkılmış, insanlar toplu halde katledilmiş, geride kalanlar ise sürülmüş çocuklarına ise el konulmuştur. Elbette benzer soykırımlar, katliamlar, insanlık suçları dünyanın pek çok yerinde yapıldı/yaşandı! Ancak bunların çoğuyla yüzleşme yaşandı; insanlığın vicdanında lanetlendi. İbret olması açısından katliam, soykırım yerlerine ise “utanç/hatırlama” adına insanlık müzeleri kurularak acılar paylaşıldı. Bu soykırımlar ortaokul, lise ve fakültelerde ders kitaplarına konuldu ki, insanlık yapılan  kötülüklerden ibret alsın ve bunlar bir daha yaşanmasın” dedi.

“DERSİM KATLİAMI’NI YOK SAYAN DEVLETİN KARANLIK ZİHNİYETİNİ LANETLEMEK GEREKİR”

Dünyada 40’a yakın ülkede yaşanan bu tür ağır acılar ve sonucunda meydana gelen travmalar, bir özeleştiri temelinde çözüme ve huzura ulaştırıldığına dikkat çeken Çelik, “Tüm bu iyi ve insani örneklere rağmen hala devekuşu gibi kafasını kuma gömerek “Dersim 1938 Tertelêsi/Soykırımı”nı yok sayan devlet ve hükümetin karanlık zihniyetini lanetlemek gerekir. Bunun insanlıkla, demokrasiyle, adaletle bağdaşır bir yanı yoktur, olamaz da. Ülkede yaratılan korku ortamından dolayı dedelerimiz ve ninelerimiz, annelerimiz ve babalarımız 60, 70 sene Dersim 38 trajedisini çokça konuşamadılar; konuşmaktan imtina ettiler; keza çocuklarının başına aynısının gelmesinden yıllar boyu korktular! Bu sebeple bizler, bu kuşağın devamındaki nesiller ninnilerle değil, ağıtlarla büyüyen bir kuşağız… Bu ağır tarihsel ve toplumsal dava bizim omuzlarımıza kaldı. Bizler bu davayı torunlarımıza bırakmak istemiyoruz. Dersimliler olarak bu davayı barışçı ve insani temelde evrensel normlara uygun olarak çözmek istiyoruz. Bu travma ve bu dava, sadece Dersimlilerin sorunu değildir. İnsanlığın ortak travması ve davası” olduğunu belirtti.

“DERSİM İSMİ İADE EDİLMELİDİR”

Çelik, Dersim Soykırımı’nın 84. yıldönümünde taleplerini şöyle sıraladı:

*Dersim ismi iade edilmelidir.

* Elâzığ’da 1937’de idam edilen Sey Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.

* Dersim’de bir insanlık müzesi kurulmalı ve 4 Mayıs Tertele anma günü olarak kabul edilmelidir.

* Dersim’de toplu katliam yerlerindeki kemiklere DNA testleri yapılmalıdır.

* Zorla evlatlık verilen kayıp kızlarımızın/çocuklarımızın listesi açıklanmalıdır.

* Dersim’de katliam yerlerine anıtlar dikilmelidir.

* Dersimlilerin dili, inancı, yaşam tarzı, coğrafyası üzerindeki baskı ve asimilasyon politikasına son verilmelidir.

* İbret alınması için Dersim 38 dramı ortaokuldan itibaren fakültelere kadar tüm okulların tarih kitaplarına konulmalıdır.

*Katliam ve sürgünlerden dolayı yok olma sürecine giren Kırmancki/Zazaca dilinin yaşaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.

*Şu anda Dersimde yapılmakta olan ve yapılması planlanan, amacı Dersimi sular altına gömmek olan baraj ve HES’lere ve çevreye zarar veren siyanürle altın aranmasına, güvensizlik yaratan ‘kalekol’ların artırılması ve hergün halkının tamamı Alevi olan köylere yönelik bu kalekol ve karakollardan yüksek ses ile ezan okunması mevcut hükümet tarafından bir iyi niyet göstergesi olarak son verilmelidir.

PİRHA/İZMİR