Dersim Katliamı’nda kullanılan zehirli gazlar Almanya’dan alınmış- VİDEO

PİRHA- Dersim Katliamı’nda kullanılmak üzere Atatürk ve Bakanlar Kurulu imzalı hazırlanan belgede 20 ton zehirli gaz ve bombardıman uçaklarının Almanya ve Amerika’dan satın alındığı ortaya çıktı. Dersim Araştırmalar Merkezi’nden Yazar Nesimi Aday, ilk defa PİRHA’ya açıkladı.

4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararı Dersimlilerin başına gelen felaketin “resmi belgesi”.

Bu belgedeki en önemli cümle ise şu:

“Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.”

Bu karar ile Osmanlı’da çözülemeyen Dersim sorunu kan ile bir kere daha çözülmek istendi. 1938 trajedisi, geride sadece ölü ve yaralılar ve sürgünler değil; Cumhuriyet’e güveni erken bitmiş ve öfkesi artmış bir halk bıraktı.

Aradan geçen 82 yılda köy boşaltmaları, çatışmalar ise hiç bitmedi. Her yıl katliamın yıldönümünde bir araya gelenler yaşamını yitirenleri anıyor ve ‘yüzleşme’ çağrısında bulunuyor. Dersim Araştırmalar Merkezi’nden Yazar Nesimi Aday da 4 Mayıs 1937’ye ilişkin PİRHA’ya konuştu.

4 MAYIS DERSİM KATLİAMI’NA GİDEN SÜREÇ

Dersim Katliamı’nı doğru okumak için Koçgiri’yi, Ağrı’yı hatırlamanın önemli olduğuna değinen Aday, 4 Mayıs 1937’de katliama ilişkin alınan karara giden sürece ilişkin şunları söyledi:

“4 Mayıs 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla bir soykırım kararı alınmıştır. Bu karardan sonra 15 Kasım 1937’de Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilmişlerdi. 1937-1938 Dersim’de soykırım yapılmıştı. Dersim Soykırımı’nı doğru anlamak için birkaç kritere değinmek gerekiyor. Bunlardan biri 1921 Koçgiri Halk Hareketi’dir. Lozan’dan sonra Koçgirili Kürtler, Cumhuriyete tepki vermişlerdi. Çünkü halkları inkâr edilmişti. Koçgirili Kürtler, 1921’deki halk hareketinden sonra yenilmişlerdi. Yenilgiden sonra Koçgiri liderleri Alişan Bey, Alişer Bey, Nuri Dersimi gibi liderler Dersim’e sığınmışlardı ve Dersim’de siyasal örgütlenme yapmaya başlamışlardı. Bu insanlar Kürdistan Teali Cemiyeti üyeleriydi aynı zamanda. 1925 Şeyh Sait İsyanından sonra, devlet, 1926 yılında da Çemişgezek bölgesinde Kocan (Koçuşağı) üstüne gitmişti. Kocan Direnişi öncesi, Şeyh Sait isyanından kaynaklı Dersim Milletvekili Hasan Hayri Bey asılmıştı. Bunlardan neden bahsediyorum? Çünkü hepsi birbiriyle ilişkili. O aralar çeşitli kanunlar çıktı. Şark Islahat Planı, İskân Kanunu gibi. Dolayısıyla topyekun bölgenin üzerine gidiyorlardı. Bugünkü KHK ve kayyumlara benzer mantık o zaman da vardı. Daha sonra 1930 yılında Pülümür hareketi yapıldı. Çünkü Pülümür hareketi de Ağrı isyanıyla ilişkilendirilmişti. Pülümür’deki Dersimlilerin Ağrı’ya katılmaması için üzerine gidilmişti, orada da bir katliam gerçekleşmişti. 1933 yılına gelindiğinde, Seyit Rıza’nın oğlunun öldürülmesi olayı var. 1935 yılında Tunceli Kanunu ile Dersim Tunceli yapılmıştı. Devlet bir il için özel kanun çıkartılmıştı. Bu bir katliam kanunuydu. 1935’den sonra zaten katliam süreci başlamıştı. 4 Mayıs 1937 tarihli belge de bunun kanıtıdır.”

ZEHİRLİ GAZLAR ALMANYA’DAN, BOMBARDIMAN UÇAKLARI AMERİKA’DAN

Dersim Katliamı’na ilişkin günümüze kadar pek çok belge açığa çıkartıldı. Nesimi Aday, Dersim Araştırmalar Merkezi olarak daha önce de dönemin başbakanlarından Refik Saydam’ın sözleriyle buldukları belgede, Dersim’de zehirli gazların kullanıldığını açıkladıklarını hatırlatarak, yeni ulaştıkları bilgiyi de PİRHA ile paylaştı.

Aday, “Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Bakanlar Kurulu imzalı bu belgeye göre zehirli gazlar Almanya’dan satın alınmıştır. Bunları daha önce defalarca söyledik. Ben de çeşitli defalarca yazılarımda belirtmiştim. Bu gazları Almanlar mı İngilizler mi verdi diye sormuştum. Bu gazların Almanlardan satın alındığı netleşti. 1937 Temmuz’unda 20 ton klor gazı satın alındığının belgesini bulduk. Bombardıman uçakları da satın alınmış yine. Onları Amerika’dan almışlar. Dersim soykırımı için hem klor gazı, hem bombardıman uçakları alınmış. Türk havacılık tarihinin duayeni kabul edilen Nuri Demirağ’ın fabrikasına indirilmiş. Bunların hepsi detaylı olarak belgelerde geçiyor” ifadelerini kullandı.

“DERSİM’DE ORGANİZE BİR SOYKIRIM YAPILMIŞTIR”

“Dersim’de organize bir soykırım yapılmıştır.” diyen Aday, bu soykırımlarla yüzleşilmesi gerektiğini kaydetti. Aday sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce Recep Tayyip Erdoğan başbakan iken özür dilemişti. Kimilerine göre yarım ağız, samimi değildi ama. Ben öyle düşünmüyorum. Bir başbakan sıfatıyla dilediği için önemlidir, kıymetlidir. Fakat bunun arkası getirilmedi. Dersim belgeleri açıklanmadı. 150 bin belge halen duruyor. Bu belgelerin açıklanmasını istiyoruz. Çünkü bu belgelere göre Seyit Rıza ve yol arkadaşları mezarların yerlerini öğrenmiş olacağız. Evlatlık olarak verilenlerin akıbetleri halen bilinmiyor. Sürgüne gönderilenlerin akıbetini bilemiyoruz. Bu sürgüne gidenler 1945’den sonra geri döndüler ama çoğunun akıbetini bilmiyoruz. Bu belgelerin de akıbetinin açıklanmasını ve kamuoyuna duyurulmasını talep ediyoruz. İyileşmek için yüzleşmek gerekiyor.”

DERSİM, İSTANBUL VE DİYARBAKIR’DA ANMA

Bu yıl da İstanbul, Dersim ve Diyarbakır’da anmaların yapılacağını da söyleyen Aday, “Diyarbakır’da ilk kez olacak bir anma var. Çeşitli Dersimli kurumlar ve HDP yapacak bu anmaları. Biz de Dersim Araştırmalar Merkezi olarak bu anmalara destek vereceğiz.” dedi.

PİRHA/İSTANBUL

pirha.net © 2018