CANLI YAYIN
Ana Sayfa DÜNYA, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 26 Ekim 2017 1306 Görüntüleme

Dersimli Boksör İsmail Özen: Hamburg Başkonsolosu Ak beni hedef gösteriyor

Dersimli Boksör İsmail Özen: Hamburg Başkonsolosu Ak beni hedef gösteriyor
Tarih: 26 Ekim 2017 - 8:53

PİRHA-Orta sıklet kıtalararası Dersimli boks şampiyonu İsmail Özen, Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak hakkında  kendisini hedef gösterdiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunacağını söyledi. 

Özen yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye’nin Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak, 24 Ekim 2017 tarihinde ‘Hamburger Abendblatt’ gazetesine hakkımda bir yazı yazdı. “Karalayıcı İddialar” başlığıyla yayınlanan yazıda dolaylı olarak hedef gösterildim” dedi.

Almanya’nın Hamburg şehrinde 23 Temmuz 2016 tarihinde bir grup Türk gencinin bıçaklı saldırısına karşı, yumruklarıyla kendisini koruduğunu ileri süren Özen’in aleyhine açılan dava 19 Ekim tarihinde beraatle sonuçlanmıştı.

Özen, bu saldırının arkasında MİT’in olduğunu ileri sürdü. Özen, yazılı açıklamada Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak’ın kendisini tehdit ettiğini, kendisinin ya da ailesinin başına gelecek her şeyden Ak’ın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sorumlu olacağını söyledi.

“Federal Almanya Cumhuriyeti devletinden, Hamburg Eyalet Hükümeti’nden ve yargıdan beklentim beni hedef gösteren bu kişi hakkında hukuki ve diplomatik sürecin başlatılmasıdır” diyen Özen’in açıklaması şöyle:

“Türkiye’nin Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak, 24 Ekim 2017 tarihinde ‘Hamburger Abendblatt’ gazetesine hakkımda bir yazı yazdı. “Karalayıcı İddialar” başlığıyla yayınlanan yazıda dolaylı olarak hedef gösterildim. Gazetede çıkan yazı aynı gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hamburg Başkonsolosluğu’nun Facebook sayfasında da yayınlandı.
Yazı Hamburg Mahkemesi’nin 19 Ekim 2017 tarihinde hakkımda verdiği beraat kararıyla ilgili kaleme alınmış. Mahkemede sanık olarak yargılanıyor olmamın nedenini yeniden kamuoyuyla paylaşmak zorunluluğu duyuyorum.

“BANA PUSU KURANLARIN ARKASINDA KİM YA DA KİMLER VAR?”

Temmuz 2016 tarihinde, o dönem 16 yaşında olan ablamın oğlu, türkçe konuşan 3-4 kişi tarafından rehin alındı. Kendisinden ‘dayına mesaj at, seni kurtarmaya gelsin’ demesi istendi. Yeğenimin acil yardım talep isteği üzerine olay yerine gittiğimde, iki kişinin bıçaklı saldırısına uğradım. Saldırı karşısında kendimi savundum ve bıçak çekenlerin dışında birinin burnu kırıldı. Davaya konu olan budur. Burnu kırılan kişiye kasten mi vurdum ya da kendimi savunma amaçlı mı? Mahkemede görülen dava bununla ilgiliydi. Mahkeme bu konuda beni haklı buldu ve beraat ettim. Bana pusu kuranların arkasında kim ya da kimler var? Saldırıyı kim ya da kimler, hangi amaçla planladı; bununla ilgili dava ise halen devam ediyor. Bunun sıradan bir saldırı olmadığını, arkasında karanlık güçlerin olduğu konusunda ciddi deliller bulunuyor.

“SORUNUM ÜLKEYLE DEĞİL, ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR İLEDİR”

Açıktır ki mahkeme kararıyla beraat etmem Ak’ın zoruna gitmiş ve bir suçlu psikolojisinin refleksiyle yazı yazıp beni hedef göstermiştir. İster istemez insanın aklına geliyor; bana yapılan saldırının bir ucu Ak’a mı uzanıyor? Bu telaşı neden?
Ak diyor ki “Ülkem hakkında içeriği olmayan karalayıcı, uydurma iddialarda bulunuyor.” Ak’ın “ülkem” dediği benimde ülkemdir. Sorunum ülkeyle, insanlarla değil, Türkiye’yi yöneten hükümetin anti demokratik uygulamalarıyla ilgilidir.
Soruyorum; yalan olan nedir? İddia sahibi iddiasını ispatlamakla sorumludur. Ne demişim? Türkiye’de gazeteciler, siyasetçiler, belediye eş başkanları, insan hakları savunucuları hapiste. Türkiye, Kürt halkına karşı insanlık suçu işliyor. İnsanlara işkence yapılıyor, mallarına mülklerine el konuluyor ve muhalifler baskı altına alınıyor. Peki bunlar yalan mı? Bir çok uluslararası raporla bunlar zaten kanıtlanmıştır.
Ak, “Hamburger Abendblatt” gibi bir gazetenin bir terör organizasyonunun propagandasını yapan kişi hakkında yazı ve haberlere yer vermesi beni üzüyor” demiş.
Ak, beni “terör” propagandası yapmakla suçluyor. Almanya gibi demokratik bir ülkede yaşamıyor olsam, Türkiye’de yaşamak zorunda kalsaydım şimdi en iyi ihtimalle teröre destekten hapse atılmış olurdum. Tıpkı gazeteci Deniz Yücel gibi.
Ak, “Gazeteniz her zaman bu tür uygunsuz olaylarda arabulucu oluyor” cümlesiyle Hamburger Abendblatt gazetesini de hedef gösteriyor. “Uygunsuz” dediği gazetenin doğru habercilik yapmasıdır.

SALDIRININ ARKASINDA MİT OLDUĞU İDDİASI

Bu zihniyete göre Hamburger Abendblatt gazetesi Türkiye’de yayın yapsa ve mahkemede beraat ettiğimle ilgili haber yapsa, Ak derhal gazeteyi kapattırır; yönetici, yazar ve çalışanlarını hapse attırırdı. Ne yazık ki Türkiye’de bunun yüzlerce örneği var. Ak, ne yazık ki hoşgörü ve barışın kenti Hamburg’da küçük Erdoğan’ı oynuyor.
Ne güzel ki Almanya’da yaşıyorum ve bu ülkede bağımsız yargı var. Hayatım, geleceğim Ak gibi hukuk ve demokrasiye inanmayan insanların elinde olmadığı için mutluyum.
Başkonsolos Mehmet Fatih Ak söz konusu yazıyı kendi adına değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsilen yazıyor. Bunun bir bürokratın yetki sınırları içinde olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca Türkiye’de devlet adına dolaylı tehdit edilenlerin başına neler geldiğini gazeteci Hrant Dink örneğinden biliyoruz.
Dolayısıyla bu saatten sonra benim ve yakınlarımın başına herhangi bir şey gelirse sorumlusu Mehmet Fatih Ak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Ak adına Hamburger Abendblatt gazetesinde yayınlanan yazı, Temmuz 2016 tarihinde bana yapılan saldırının arkasında MİT olabileceği konusundaki şüphelerimi artırmıştır.

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM”

Başkonsolos Mehmet Fatih Ak, 9 Kasım 2014 tarihinde IŞİD saldırısı altındaki Kobani sınırına gittiğim için beni Hamburg’da birlikte bulunduğumuz bir davette dolaylı bir şekilde tehdit etmişti.
Yaşadığım Federal Almanya Cumhuriyeti devletinden, Hamburg Eyalet Hükümeti’nden ve yargıdan beklentim beni hedef gösteren bu kişi hakkında hukuki ve diplomatik sürecin başlatılmasıdır. Zira söz konusu kişinin Hamburg’da görev yaptığı süre içinde pek parlak bir sicile sahip olmadığını medyaya yansıyan haberlerden biliyoruz. 7 Haziran 2015 tarihinde Hamburg Konsolosluğu’nda çalışan iki Dersimli hemşehrimin işine Kürtçe konuştukları için son vermesi tesadüf değildir. Son yıllarda Hamburg’da Kürt, Alevi, Gülen Cemaati ve solculara karşı MİT elemanlarının çalışmalarının yoğunlaştığı bilinmekte. Hatta MİT’e çalıştığı iddia edilen bir kişi yargılanıp ceza da aldı.
26 Ekim 2015 tarihli Avrupa Postası Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Adil Yiğit imzalı yazıda, “Hamburg Başkonsolosluğu’nun bir süredir AKP’nin propaganda merkezi ve MİT’in arka bahçesi gibi faaliyet yürüttüğü” iddiasına yer verilmişti. Beni hedef gösteren söz konusu kişi hakkında avukatım aracılığıyla suç duyurusunda bulunacağımı kamuoyunun bilgisine sunuyorum.”

(HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018