Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 16 Mayıs 2019 425 Görüntüleme

Dersim Katliamı’nda zehirli gaz kullanımı uluslararası platforma taşınıyor

Dersim Katliamı’nda zehirli gaz kullanımı uluslararası platforma taşınıyor
Tarih: 16 Mayıs 2019 - 15:18

PİRHA- Dersim Katliamı’nda kimyasal gaz kullanıldığına dair yeni belgelerin ortaya çıkmasına ilişkin Dersimli kurumlar ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Belgeler bir kez daha göstermiştir ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1937-38-39 yılları arasında Dersim’de planlı-programlı bir şekilde yukarıda adı geçen zehirli gazları da kullanarak soykırım amaçlamış ve gerçekleştirmiştir” denildi.

Dersim Katliamı’nda kimyasal gaz kullanıldığı yeni çıkan belgelerle kanıtlandı. Dersim Gazetesi’nin yayınladığı ‘gizli’ ibareli Mustafa Kemal Atatürk imzalı belgelere göre Almanya’dan 20 ton zehirli gaz, Amerika’dan da bombardıman uçakları satın alındığı ortaya çıktı. Konuya ilişkin Dersim Yeniden İnşa Cemiyeti, Dersim Araştırmaları Merkezi, Dersim Soykırım Karşıtı Derneği ortak bir açıklama yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Dersim 1937-38-39 yılları arasında sivillere karşı zehirli gaz kullandığı ve toplu katliamlara yol açtığı daha önce açıklanan belgelerle ortaya çıktığı belirtilen açıklamada Dersim Katliamı’na ilişkin daha önce yayınlanan şu materyallere yer verildi:

“Bilindiği üzere eski Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Vekili İhsan Sabri Çağlayangil, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği mülakatta, ‘Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinde bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtleri’ni kestiler. Kanlı bir hareket oldu. Dersim davası da bitti. Hükümet otoritesi de köye ve Dersim’e girdi. Dersim böyle bitti.’ diye belirtmişti.

Eski Başbakan Refik Saydam, dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’a hitaben 19 Şubat 1942’de yazdığı bir mektupta ise yine Dersim’de zehirli gazların kullanıldığı ifadelerini kullandı.

Dr Nuri Dersimi de Kürdistan Tarihi kitabında, ‘Bölgeyi top ve uçakların saçtığı zehirli gaz bombardımanları yoğun bir sis tabakası altına almış, yaşayan hiçbir mahlûk kalmamıştı. Yanan evler ve ormanlardan, cehennemi bir görüntü yansıyordu.’ diye yazar.”

“KULLANILAN GAZLARLA SOYKIRIM AMAÇLANMIŞTIR”

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Yeni ortaya çıkan belgeler bir kez daha göstermiştir ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1937-38-39 yılları arasında Dersim’de planlı-programlı bir şekilde yukarıda adı geçen zehirli gazlarıda kullanarak soykırım amaçlamış ve gerçekleştirmiştir.

1926 başlayıp, 1946 yılına kadar devam eden soykırım programında on binlerce insan vahşice katledilmiş, bir o kadarı ise yerinden yurdundan edilmiştir. Son yıllarda Dersim soykırımı ile ilgili yapılan belgesel ve benzeri çalışmalar sonucu ortaya çıkan belgelerde ise bombalama dahil, karadan ve sonrasında ‚Kara vagon’lara doldurularak batıya sürgüne gönderilenlerin sayısı belirsizdir.

Bu soykırım uygulandığında Mustafa Kemal Atatürk’ün de imzasıyla Nazi programlarının yürütüldüğü dönemin Almanya Devletinden zehirli gaz, ABD’den bu gazların kullanılması için bombardıman uçakları satın alınmıştır.

“DERSİMDE İNSANLIK SUÇLARI SÜRDÜRÜLMEYE DEVAM ETTİRİLMEKTEDİR”

Şunu özellikle vurgulamak isteriz ki 1937/38 ve 1939’da Dersim’de gerçekleştirilmiş bu vahşetle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve ona bu suçta yardım etmiş devletler yüzleşmediğinden dolayı Dersim’de halen bu insanlık suçları sürdürülmeye devam ettirilmektedir. BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırmasına Dair Sözleşme ile BM Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesinin kurucu Sözleşmesi BM Roma Statüsüne göre Soykırım ve insanlık suçlarının tanımı, sorumluluk sahipleri ve failleri hiçbir tartışmaya yer verilmeden tanımlanmıştır. Dersimli Kurumlar olarak bir yandan Dersim Soykırımı ile ilgili çalışmalarımızla o dönem ile yüzleşilmesini sağlamaya çabalarken öte yandan halen Dersim coğrafyasında devam eden insanlık suçları ve kültürel soykırımın sonlandırılması için çabalamaktayız. Bu amaçlarla ortaya çıkan veya çıkacak yeni belgelerle birlikte tüm komisyonlarımız çalışmalarını etkin olarak sürdürmeye devam etmektedir.

Bu temelde biz Dersimli kurumlar olarak;

Türkiye, Federal Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri nezdinde en uygun, demokratik ve hukuki adımları atacağız.

Meseleyi yeniden Birleşmiş Milletler, Uluslararası yargı, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Federal Almanya Parlamentosu, Eyalet Parlamentoları ve ABD’nin ilgili kurularının gündemine taşıyacağız…” (HABER MERKEZİ)

 

pirha.net © 2018