Doğanşehirli tütün üreticileri: 2 yıllık tütünü satamadık; büyük şirketlerle baş edemeyiz

PİRHA- Doğanşehir’deki tütün üreticileri geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren ve tepkiler üzerine 6 ay ertelenen tütün yasasıyla ilgili olarak belirsizliğin sürdüğünü söylerken, kooperatifleşmeye de büyük şirketlerle mücadele edemeyecekleri için tepki gösterdiler.

Tütün, Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde binlerce ailenin geçim kaynağı durumunda. Hasat dönemi başlarken, Doğanşehirli tütün üreticilerinin aklı ise 6 ay ertelenen tütün yasasında. Üreticiler yasayla birlikte oluşturulacak kooperatifin yararlarından çok zararlarına olacağını savunurken kooperatifin çiftçiden çok büyük sermayesi olan tüccarlara ve şirketlere fayda sağlayacağını savunuyorlar.

“2 YILLIK TÜTÜN DURUYOR, SATAMADIM”

Doğanşehir’de yıllardır tütün eken çiftçi Bülent Aydıner, tütün yasasıyla birlikte vergi kapsamına alınmalarına, dolaylı olarak ödedikleri vergiler nedeniyle tepki gösterdi.

Aydıner, şunları kaydetti:

“Çocukluğumdan beri sürekli çiftçilikle uğraşıyorum. TEKEL kapatılıp tütün kotaya verilince çıkıp Mersin’e gittim. Mersin’de 7-8 yıl çalıştım. Sonra geri döndüm ve tütüne başladım. Şu anda yıllardır biriktirdiğim parayı tütüne bağladım. Tütünden kazanmıyoruz değil, kazanıyoruz. Ama şu anki sistem tütünümüzü satmamıza engel oluyor. Tütün yasası bile yok. Neye göre satacağız. Neye göre vergi ödeyeceğiz. Ne yapacağız? Ne, biz biliyoruz ne alan biliyor? Belki dükkân da satan kâr yapıyor. Onlar da, ‘alamıyoruz’ diyorlar.

Tütünün fiyatını düşürmek için mi yapıyorlar bilmiyorum. Tütün 12 ay uğraşı ister. Martta sediri ekilir. Sonra dikimi başlar. Dikiminden sonra çapası başlar. Çapasından sonra çiçeği alınır. Bu arada ilaçları var. Tekrar kırılır. Güneşte kurutulur. Satıma gelene kadar Mart ayını geçer. Ağustos ayındayız ve 2 yıllık tütün duruyor. Hala satamadım. İlaç, mazot, işçi parası ödedim, malım hala duruyor. Tütün yasası yok bizim için. Kooperatif diyorlar. Kooperatif neye göre yapacak. ÇKS verdik kooperatif kuruldu. Hangi kooperatif görevlileri? Kimse yok, kooperatif başkanı yok. Neredeler? Hiç kimse yok. Tütünümüzü neye göre alacaksın? Vergiler nasıl ödenecek? Çiftçi neye göre hareket edecek? Bunu bilen kimse yok. Ben bilmiyorum. Bilen arkadaş varsa gelsin bize anlatsın. Vergiyi biz zaten ödüyoruz. Su, gübre, ilaç, mazot gibi aldığımız her şey de zaten vergi ödüyoruz. Ama biz 3 kardeş burada 30-40 dönüm yer ekiyoruz. Sadece 70-80 lira işçi parası. Bizim gibi bu mahallede sadece 300 ev var.”

“ŞİRKETLERLE BAŞ EDEMEYİZ”

Bir başka tütün üreticisi Mehmet Aydıner ise kooperatiflerde vatandaşlar tarafından kurulamayacak kadar şart arandığını ve tütün yasası sonrası ödedikleri vergilerle tütün şirketleriyle başa çıkamayacaklarını söyledi.

Aydıner, “Tütün hasadına başladık. Tütünle yılın 12 ayı ilgileniyoruz. Bundan 40-45 gün sonra hasat süreci başlayacak. Sonra kuruma süreci başlayacak. Sonrada piyasaya sürülecek. Kazancımız çok iyi olmasa da kimseye muhtaç kalmıyoruz. Kendi yaşamımızı idame edecek kadar kazanıyoruz. Biz şu anda zaten dolaylı vergi veriyoruz. Direkt tütünden dolayı vergi vermiyoruz tütün yasasının olmamasından dolayı.

TEKEL’in kapatılmasıyla birlikte tütün piyasası kendiliğinden oluştu. Türkiye’de yaklaşık olarak 13-14 il bu işi yapıyor. Kendi pazarını kendisi oluşturmuş. Türkiye’de bu doğal olarak bir döngüye dönüşmüş. Ticari bir pazar açılmış. Devletten destek bulmadan kendi yağımızda kavrulan insanlarız. Kooperatif çiftçiler için iyi bir şeydir. Ama şu anda kurulan kooperatifler mantıken yanlış. Tütün için kooperatifte 200 üye şartı var ve yaklaşık 4 milyon kadar bir ücret ödenecek. Fabrikasyon tarzı tesis kurulacak. Bunu çiftçi yapamaz. Böyle bir şey yapılacaksa devlet katkısı ve bu işin bir politikasının olması gerekiyor “şeklinde konuştu.

“DOĞANŞEHİR’DE 12 BİN 500 DÖNÜM ARAZİDE TÜTÜN EKİLİYOR”

Mehmet Aydıner, Kooperatif kuralım ama nasıl kuracağız? 250 üyeyi nerden getireceğiz? Hadi onu da yan yana getirdik. Parayı nereden bulacağız?” diye sorarak şöyle devam etti:

Tütün yasası geçerse biz kooperatiflerle uluslararası şirketlerle baş başa bırakılıyoruz. Aynı haklardan şirketlerde faydalanıyor. Onlarla nasıl mücadele edeceğiz? Yüzde 40 KDV’si, yüzde 18 ÖTV’si, yüzde 3.5 stopajı var. Biz bu arazilerde ancak kendi çarkımızı çevirecek kadar üretim yapıyoruz. Büyük şirketlerle baş edecek kadar bir altyapımız yoktur. Bunun yasal zemine kavuşturulup vergi verilmesinden yanayız. Ama nasıl bir vergi verilecek? Şirketlerle alınan vergi bizden de alınırsa biz bunu nasıl vereceğiz? Kooperatifleşme olursa belki bir kesim bundan yararlanacak. Onlar da bu işin ticaretini yapan ya da sermayesi olan insanlar. Doğanşehir’de toplam 12 bin 500 dönüm arazide tütün ekiliyor. Yaklaşık 400-500 aileden fazla. İşçilerimiz çevre illerden geliyor.”

Mehmet YALMAN/ MALATYA