‘Dört Alevi kurumu liste veriyor, Diyanet de gönderiyor’

PİRHA- Diyanet’in dört Alevi kurumu ile imzaladığı protokol kapsamında aralarında 15 yaşındaki çocukların da bulunduğu şahısları “Alevi uzmanı” diye Avrupa’ya gönderdiği ortaya çıktı. Diyanet’e yakın isimlerden Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, bu dört Alevi kurumunun ismini PİRHA’ya açıkladı. Yurt, Diyanet’in bu kurumların önerdiği isimleri yurt dışına gönderdiğini ve karşılığında para alındığını söyledi. 

Geçen hafta, Malatya Yeşilyurt’ta, belediye aracılığıyla, “hizmete özel” pasaportla yurtdışına gidenlerin bir daha Türkiye’ye dönmediği anlaşıldı. Elazığ Akçakiraz, Urfa Ceylanpınar’da da devletin kurumlarının insan kaçakçılığı için kullanıldığı gözler önüne serildi.

Cemevlerini kırmızı çizgisi olarak gören Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendisine yakın duran İslamcı Alevi kurumlarının önerdiği “dedeleri” gri pasaportla Avrupa’ya gönderdiği biliniyor.

Diyanet aracılığıyla kaçak olarak yurt dışına gidenler arasında çocuklar da var. Peki bu çocuklar kimler, hangi kurumlar aracılığıyla Diyanet’e ulaştılar?

15 yaşında bir çocuğun bile ‘Alevi uzmanı’ sıfatıyla yurt dışına kaçırılmasının arkasında kimler var?

Bugün (19 Nisan 2021) Cumhuriyet’te sürmanşetten Barış Terkoğlu imzasıyla çıkan “Diyanet pasaportlu 15 yaşındaki dede” başlıklı yazıda yer alan bilgiler doğrultusunda Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’u aradık.

Kendi adı da gri pasaportlu dede olarak anılan ancak bunu reddeden Tunceli Cemevi Başkanı Yurt, Diyanet aracılığıyla giden Alevilerin kim oldukları ve nasıl gittikleri, hangi kurumlara bağlı oldukaları konularında PİRHA’ya bilgiler verdi.

15 yaşında bir çocuğa nasıl dede sıfatı verildiğini sorduğumuz Yurt, çocuğun dede olarak değil ‘Alevi uzmanı’ olarak gönderildiğini söyledi.

Ali Ekber Yurt, 2018 yılında, yurt dışına gitmek isteyenlerin kendisine para vermeyi teklif ettiğini, bunu kabul etmediğini sonrasında ise Diyanet’e para vererek yurt dışına çıktıklarını öğrenince de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Yurt, ancak savcılığın olayı kapattığını, kovuşturmaya gerek görmediğini kaydetti.

Diyanet aracılığıyla yurt dışına kaçırılan bu kişilerin hangi Alevi kurumlarına mensup olduklarını sorduğumuz Yurt, dört tane Alevi kurumu olduğunu ifade etti.

İşte Ali Ekber Yurt’un sorularımıza verdiği yanıtlar:

HANGİ ALEVİ KURUMLARI DİYANET İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE?

PİRHA: Aralarında çocukların da olduğu insanları Diyanet aracılığıyla yasa dışı Avrupa’ya gönderen dört Alevi derneği hangileri?

ALİ EKBER YURT:  Biri yurt dışı kaynaklı. Üçü de yurt içinde. Yurt dışında olan Avrasya Alevi İslam Birliği. Yurt içinde ise Cem Vakfı, Baba Mansur Vakfı ve ismini hatırlamadığım bir dernek var. Ben 2018’de yargıya taşıdım. Burada amacın dışında işler yapıldığını, amacın istismar edildiğine dair ihbarda bulunmuştum.

Kimin hakkında suç duyurusunda bulunmuştunuz?

Bana karşı tehditler oldu. Hem de bu insanları gönderenler hakkında. Bu insanlara bu belgeleri düzenleyenler, bunları görevlendirenler hakkında suç duyurusunda bulundum.

Peki dava sürüyor mu?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair 3 yıl sonra bir karar geldi. Eski Başsavcı dosyayı tamamen kapatmış galiba. Yeni gelen Başsavcı da mecburen cevap vermek zorunda kalmış.

Ama Diyanet her zaman gri dedeler gönderiyor yurt dışına zaten. Hatta sizin adınız da geçiyor gri dede olarak. 

Evet. Avrasya Alevi İslam Birliği beni Avrupa’ya davet etti. Ben gri değil yeşil pasaportluyum. Ama gitmedim.

Aynı Diyanet sizleri gönderiyor fakat bu tarz insan kaçakçılığı da yapmış demek ki!

Ben o yüzden gitmedim. ‘Bu hoş bir şey değil, ben buna alet olamam’ dedim ve gitmedim.

Aleviler Diyanet’e bulaşırsa böyle şeyler yaşanıyor ne dersiniz? Hala Diyanet ile ilişki içinde misiniz?

Her zaman her kurumda yasa dışı, ahlak dışı şeyler yaşanabilir. Bu geneli bağlamaz. Burada sorumlu olan kamu görevlisi kimse hukuk önünde hesap vermesi gerekir. Bir iki olayla bütün bir kurumu imha etmek doğru değil.

Ancak suç duyurunuzda kovuşturmaya gerek görülmemiş. Diyanet’e ve bu yapılan insan kaçakçığılığına sahip çıkılmış. 

Ben Diyanet İşleri Başkanlığı’na gönderdim. Başkanlık bu olayı bitirdi. Beni dikkate aldılar. Üç beş tane bürokratın bu işi istismar etme olayıdır. Bütün bir Diyanet’i kötülemeye yetmez.

“HAKSIZ KAZANÇ VAR İHBAR ETTİM”

Diyanet bu yasa dışı işi yapanlara ses çıkarmamış, hem de hukuk bir şey yapmamış. Burada bir çelişki yok mu?

Şu anda soruşturmalar yürüyecek. Belki zaman içinde bahsedilmiştir. Belki gelip geçicidir.

Bu çok önemli değil mi? Bir suç değil mi? 

Önemli olduğu için gidip ihbar ettim. Çünkü çok haksız kazançlar var bu işte.

Hala devam ediyor mu bu yasa dışılık?

Avrupa’ya dede gönderme olayı Diyanet’ten alındı, şu anda Avrupa Türk Toplulukları Birliği yürütüyor.

Hala insan kaçakçılığı var mı, biliyor musunuz?

Benim burada taraf olmamın sebebi şu: İnsanlar gelip bana paralar teklif ettiler. Bizi de gönderin, dediler.

Yurt dışına gitmek isteyenler neden size geldiler?

Benim alakam yok dedim. Ben yurt dışına kimseyi göndermiyorum, dedim. Ben de bu merak uyandırdı. Konuyu araştırdım. Dede olmayanların da dede olarak gönderildiğini, bunun karşılığında ciddi paralar alındığını öğrendim. Sonra da suç duyurusunda bulundum. Çünkü bildim ki gün gelir bu iş benim başıma patlar. Tunceli’de herkes “cemevinden yurt dışına dede gönderiliyor” diyordu.

Siz kendinizi aklamak için mi suç duyurusunda bulundunuz?

Kendimi aklamak değil. Benim bu işle alakam olmadığını söyledim. Ne söylesen farklı algılanıyor. Benim devlete sadakatım noktasında zerre çekincem yok. Devletin, Diyanet’in içinden bir kaç bürokratın bulaştığı bir iştir.

 Üç beş bürokrat dediklerinize dokunulmamış, görevlerine devam ediyorlar. 

Nereden biliyorsunuz. Suçlular belki cezasını alır.

Siz takip ediyorsunuz. O bürokratlara ne zaman, nasıl dokunulacak?

Ayrıntılara girmek istemiyorum.

15 YAŞINDA ÇOCUK NASIL GÖNDERİLDİ?

15 yaşında gönderilen çocuk dede olarak mı gönderildi?

Çocuk dede olarak değil uzman olarak gönderilmiş. Dede kelimesi yasak Tekke ve Zaviyeler Kanunu sebebiyle. Bunlar Aleviliği Avrupa’da anlatmaları için uzman olarak gönderiliyorlar.

Peki bu çocuklar da dahil gönderilen şahıslar kim? Hangi kuruma üyeler ya da mensuplar?

Diyanet, dört Alevi kurumuyla protokol yapmış. Avrasya Alevi İslam Birliği, Cem Vakfı, Baba Mansur Vakfı ve ismini hatırlamadığım bir dernek var. Bu kişilerin isimlerini bu dernekler veriyor. Diyanet de bunların pasaportlarını hazırlıyor, resmi işlemlerini hallediyor. Diyanet’in de bunları soruşturması lazım. 15 yaşında reşit olmayan bir çocuğu nasıl gönderirsiniz. Ama ben o zaman anlatamadım.

Görüyorum ki Diyanet’e yakın bir isim olarak siz de isyan etmişsiniz. Demek ki o kadar vahim durum. 

Ben her konunun diyalogla çözülmesinden yanayım. Diyanet’e bir bütün olarak karşı değilim. Bazı kurumlara bakış açım farklı.

Bu sözünü ettiğiniz 4 kurum da İslamın özü olduklarını iddia eden kurumlar öyle değil mi? 

Zaten İslam dışıyız diyen derneğin Diyanet ile ne işi var.

Yani Diyanet ile ilişkileri sıkı bunların. Acaba sizin bu dört dernekle yakınlığınız, ilişkiniz nasıl?

Cem Vakfı ile özellikle Malatya temsilcileriyle görüşürüm. İzzettin Doğan dede ile görüşürüm ara ara. Severim de kendisini.

Cumhuriyet’e verdiğiniz bilgilerde diyorsunuz ki “İnceledik, giden birçok kişinin dedelikle, Alevilik uzmanlığıyla alakası yok. Devletin pasaportuyla gitmişler ve orada kalmışlar, dönmemişler. Mesela birinin PKK davasında 24 yılla yargılandığını gördük ve mahkemesi sonuçlanmak üzereydi.” Elinizde belgeniz yok ama kesin bilgi gibi konuşmuşsunuz? Peki bu kişi bu saydığınız derneklerden hangisine mensup?

Bu kişi hiç bir derneğe mensup değil. Tunceli’nin bir köyünde yaşıyor. Bizim yönetimde olan birinin amcasının oğlu. ‘Örgüt üyeliğinden yargılanıyor’ dedi.

Hiç bir kanıt olmadan, birinin söylemi üzerinden söylüyorsunuz. 

Ceza almış. Mahkemesi temyizdeymiş.

Ancak hala suçlu değil, tutuklu da değil. Temyizde. 

Bu adam dedelik vasfı da taşımıyor.

Aynı diğerleri gibi, 15 yaşındaki çocuk gibi dedelik vasfı taşımıyor demek ki. Dışarıda bu kişi. 

Madde bağımlıları var gönderilenler arasında. Bunlar Alevi dedesi, uzman diye gönderiliyor.

Diyanet’in bu yaptığı korkunç, suç. Diyanet’e tepki vermeniz gerekmez mi?

Mahkemeye verdim.

Hani sonuç nedir? Kovuşturmaya bile gerek görülmemiş. Bu karara neden itiraz etmediniz? 

Toplumun vicdanına bıraktık.

Nilgün METE/ PİRHA